cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

12 + 4 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • nasıl vegan oldunuz

    /
    7

    ne sansliyim ki?, toplumun savundugu seyleri 'arastirmadan& sorgulamadan❔' kabul etmeyen bir yapim var. bana veganizm yolunu acan sey de psikozla(psikotik depresyon|halusinasyonlar, deluzyonlar) ugrastigim 3-4 yillik bir donemde (2019—2023) yuval noah harari'yi (sapiens| dunya nufusunun sadece insanlardan olusmadigini anlamam, dunyadaki hayvan nufusunu ogrenmem, insanlarin domuzlarin yollarini bulamasinlar diye burunlarini kestiklerini ogrenmem...) okumam, peta'nin? ne oldugunu ogrenmem, ve lagomorf arkadasim oldu. Zamanla anladim & icsellestirdim hayvan haklarini/hissedebilen canlilarin haklarini. ''Kendim aci cekmeyi istemedigim gibi, Hissedebilen canlilara da aci vermeye hakkim olmadigini anladim. Her hissedebilen canlinin acidan kactigini ve mutlu olmak icin ugrastigini anladim.'' Bu sekilde vegan oldum & nasil bitkisel beslenecegimi arastirarak ve deneme yanilmayla ogrendim. Zaten benden once pek cok 'kadim uygarligin' da ('hint uygarligi'? basta olmak uzere) yuzyillardir bitkisel bir yasam surdurduklerini ogrendim.

    Ayrica #12455 ve

    Vegan olmak isteyenlere tavsiyeler: #12421

    benim veganlığım çok ilginç. sanırım çevrenizde gördüğünüz, asla vegan olmaz dediğiniz bir tipimdir. şöyle ki, haftanın altı günü et yiyen, sakatat, beyin, dalak, kokoreç vs her türlü hayvansal gıdayı hunharca yiyen biriydiim. (farkında değildim elbette, olsam yer miydim :( ) diyet yapmaya başlayıp, bir ay sonucunda kilo veremediğimi görünce değerlerimde sorun mu ar diye test yaptırdım, kapsamlı kan testi işte. derken kolestrol elbette çok yüksek. doktor bir süre et yeme dedi, sonra nette gezinirken Anıl ercan'a denk geldim ona bu durumu anlattım sorular sordum, peynir, yumurta da çok sevdiğim için vejeteryanlıkla veganlık arasında ne fark var? vejeteryan olsam sağlıklı olmaz mıyım diye sordum, dedi ki, arasında pek fark yok, hayvansal et yemeyip peynir, yumurta yemek de sağlığa zararlı o yüzden en doğrusu veganlık. bodrum'da arkadaşımın uzaktan tanıdığını vegan olan gamze'yle iletişime geçtim. sağ olsun bir sürü video gönderdi, haycvaların sömürüsü, eziyetleri ve Dr. Murat Kınıkoğlu videoları falan, derken veganlığa karar verdim. sabah vegan beslenmeye başlayacapım dediğim akşam dolabı boşaltmak adına ciğer pişirdim, son defa yiyeceğim falan ama yediğim en kötü ciğerdi, kokusu, tadı ki önceden çok severdim, baya kötü gelmişti ve beynimde bitirmişim dedim ve sevindim. 18 şubat 2020 itibariyle (on aylık) veganım, çoook mutluyum. destek olan herkese çok çok teşekkür ediyorum. önceki gün de vegan dövme yaptırdım. :))

    6-7 yaşlarında köye gitmiştim, o sıralar et nedir, ne değildir bilmiyorum bile. İlkokul birinci sınıftım. Köyde babaannemler kuzu getirmiş, nasıl sevinçliyim ama. Küçücük bir şey. Eve girmiyorum kuzuyla oynamaktan. Uyumaya gittiğimde sabah onunla hangi oyunları oynasam diye düşünüyorum. Bahçe genişti, her yer yeşillikti, çok eğlenceli vakit geçirirdik. İsmini de koymuştum. Lülük :) tüyleri lüle lüleydi, çok güzeldi.. ikimiz de çocuktuk. Kardeşim yoktu, yakın arkadaşım da yoktu o yaşta. Tek arkadaşım olmuştu kendisi. Yine bir gün gün bitti, uyuma vaktim. Yarın lülükle ne oynasak diye düşünüyorum.uyandım bir sabah. Aşağı indim, lülüğün kafası kesilmiş. Ölmüş lülük. Kıyameti koparttım. etkisinden çıkamadım. O tek arkadaşımdı. Babam da dedi ki " ama o ölmeseydi sen köfte yiyemezdin akşama" o akşam dahil hiçbir akşam o yaşımdan beri et yemedim. En az 11 yaşına kadar ne zaman et görsem hep yiyenlere nefret dolu gözlerle baktım. Ve şimdi 18 yaşındayım. Bir şeyleri rayına oturttuğum dönemdeyim ve hiçbir hayvansal gıda tüketmiyorum. Sütünü içtiğim inek bir buzağının hakkı. Köftesini yediğim kuzu bir başkasının arkadaşı. Yazarken o ana yeniden döndüm. Çıkamıyorum etkisinden hala. Umarım beni affedersin lülük. Bilseydim seni o son gece bahçeden kaçırırdım. Git derdim, gidebildiğin kadar.. çok özür dilerim arkadaşım. Çok..

    2017 senesinde barınaktan bir köpek sahiplendim o zaman navegandım. Sonra zamanla köpeğimi evladım gibi sevmeye başladım, yeri geldi kendimden daha çok sevdim onu ( ki hala öyle ), sonra o an çok basit bir aydınlanma yaşadım. köpeğimi bu kadar çok severken, gözünün içine bakarken, nasıl olur başka bir hayvanın etini sütünü tüketirim dedim. Türcülüktü yaptığım, en ağır şekilde bir türcülük. sonra araştırmalara başladım önce et yemeyi kesinlikle bırakmak istiyordum,sonra Earthlings belgeseli izledim, ilk 20 dakikasında sonra kapattım ve ertesi gün kırmızı et yemeyi bıraktım, kısa bir zaman sonra madem kırmızı eti bıraktım artık bir daha hiçbirini yeme dedim kendime :) daha sonra ise madem eti komple bıraktın artık hayatında hayvansal ne varsa sıfır olsun dedim,ve oldu :)

    İki yıl boyunca vejetaryen beslenen ve bunun vicdani ve ahlaki olarak yeterli olduğunu düşünüp kendimi kandırmaktan öteye gitmeyen biriydim.

    İçinde olduğum bu iki yüzlü tutumun farkına ilk olarak vegan bir arkadaşım olduğunda fark ettim.

    Akabinde tanıştığım bütün veganlar ve okuduğum kitaplar içinde olduğum durumu utanç verici bir şekilde gözler önüne seriyordu ve bu durumdan duyduğum vicdani ve ahlaki rahatsızlık nedeniyle vegan olmaya karar verdim.



    hayvanları bu kadar severken bazılarını çok normal bir şeymiş gibi yiyip bazılarını yemeyi bile düşünmeme halinin ne kadar tuhaf olduğunu düşünmeye başladım ve gerisi çorap söküğü gibi geldi. hepsi acıyı aynı şekilde hissediyorlardı, sosyal, duyarlı ve bilinçli varlıklardı. kedinin köpeğin başını okşayıp mama verirken onlardan hiçbir farkı olmayan tavuğu, balığı, ineği yediğimi ve sömürdüğümü fark etmek vicdanen çok rahatsız etti beni ve ikiyüzlü gibi hissettim. sonra vegan oldum. hayatımda hiç olmadığım kadar sağlıklı ve mutluyum. en çok da artık hayvanseçer olmadığım için.

    vegan olmama sebep olan tohumu yuttuğum günleri hatırlıyorum.


    2011'de Berlin'e yeni taşındığım dönemde iki-üç ayda bir ev değiştiriyordum. ilk olarak pflügerstr'de bir evde, üç ay vegan bir çiftle yaşadım. yanlarında yediğim peynire, pişirdiğim sucuklu yumurtaya ses çıkarmamaya çalıştılar ve nazikçe vegan alternatifleri benimle paylaştılar. <3


    ardından weserstr'de budist vegan bir ev arkadaşım oldu. ben yine sucuklu yumurta yaparken, karşıma geçip civcivlerin öğütücüye atılmasını, buzağıların annelerinden koparılıp kesime gönderilmesini anlattı ve hüngür hüngür ağladı. canımın içi dostumun gözyaşlarıyla sulanan tohumlar, 2013 eylül'ünde 30 yaşıma kadar yediğim cesetlerin ve hayvansal salgıların artık kronik hastalıklar olarak başgöstermeye başlamasıyla girdiğim kendimi tedavi arayışının da etkisiyle filizlendi.


    kendime bile çaktırmadan et yememeye başladım. 6 ay sonunda işten çıkıp bi döner aldım. ısırdım, tükürdüm ve artık vegan olduğumu anladım.


    yine de çevre bilinci, sağlık, vicdan ve bilimin temelini oluşturduğu bir vegan farkındalığa ikna olmak için yıllar boyunca araştırmalarımı sürdürmem gerekti. gary yourofsky 'nin 'dünyanın en iyi konuşması'' bu konuda çok yardımcı oldu. earthlings keza.. ve başucu kitabım, arnold ehret 'in mukussuz beslenme isimli kitabı. beslenmeye bakış açımı değiştiren bir kitaptır. bu da benim hikayem işte..

    28 yıl navegan, 1.5 yıl vejetaryen beslendikten sonra 2020'nin kasım ayına günler kala 1 Kasım'ın dünya vegan günü olduğunu gördüm ve dedim ki veganlığı denemek icin kasımdan daha iyi fırsat mı olur? Vejetaryen olduğum dönemde bile asssssssssla vegan olamam abi o da aşırılık artık dememe rağmen denemek istedim çünkü ne kaybederim.


    Yeni bir şey denemenin verdiği keyif, challange hissi cok iyi geldi. Bu sırada okuduğum makaleler izlediğim belgeseller iyice tetikledi ve hazır gıdadan artık ayağınızın 'nı kesen bir yaşam biçimi olmasına rağmen artık hayvansal hiçbir ürünü tüketemeyeceğimi farkettim. elbette kaçırdığım anlar olmadı mı oldu? ilk bir iki ay hazır gıdalara bazen karsı koyamadım. Cikolataya, fırınlarda uzeri yumurtalı acmalara pogacalara.


    Ama her sey zamanla oturuyor. Benim gibi 28 yıl etçilliğin dibine vurmus birinden bu mesaj.

    ben arkadaşlarımla, ailemle konuşamadıklarımı sizinle paylaşmak istiyorum. 2018de bambaşka bir alandaki bölümümü bırakıp gastronomi okumaya karar verdim. ama aslında buna karar verirken hayvansal ürünleri neredeyse tüketmeyen bir sebze aşığıydım. inandığım şey de bir sürü beslenme tarzına hitap eden bir eğitim olacağıydı. Ama 2018 eylülden beri gördüm ki "gastronomi ve mutfak sanatları" tamamen hayvan sömürüsüne hizmet eden, çoğu üniversitenin müfredatında "et, süt sağlıktır" gibi eskimiş bilgilerin ezberletildiği bir bölüm. covid nedeniyle uzaktan eğitime geçilmesi, araştırmak için bolca vaktimin olmasını sağladı. uzun süre kendimde geçiş için cesaret bulamasam da 1 mart itibariyle veganım. sömürünün her türlüsü midemi bulandırıyor artık. e madem ki bu bölüme başladım insanların talep ettiği hayvansal içerikli her yiyeceğin bir bitkisel karşılığı olduğunu anlatmak için elimden geleni yapacağım.

    belgrad üniversitesindeki sırp meslektaşımla yugoslavyanın neden bölündüğü ve bosna katliamı gibi konularla başlayan sohbetimiz iklim krizi ile devam etti. o gece otel odasında önerdiği makaleleri bir çırpıda okudum. ilk vegan kıvılcımı orada çaktı. eşimle birlikte


    ve dr.murat kınıkoğlu videolarını da izleyince transformasyon tamamlandı.

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk