cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

14 + 14 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • nasıl vegan oldunuz

    /
    7
    internette dolaşırken tesadüfen gary yourofsky'in 'hayatınızda duyabileceğiniz en iyi konuşma' başlıklı videosuna denk geldim. Vegan kelimesini ilk defa o zaman duydum. Şimdi düşününce zekice atılmış, insanları videoyu izlemeye yönlendiren bir başlık olduğunu görüyorum :).Videoyu izlerken bir yandan konuştuklarının ne kadar mantıklı olduğunu diğer yandan da bunun benim için ne kadar zorlayıcı olacağını düşünüyordum. Sevdiğim yoğurdumdan nasıl vazgeçerdim, peynirsiz nasıl kahvaltı yapabilirdim. Sağlık, protein vs.den çok kendi hazzımdan nasıl vazgeçebileğimi düşünüyordum. O zaman bunların bağımlılık yarattığından habersiz sadece kendi damak zevkini düşünen bir insandım o hayvanın bir yaşam hakkı olduğunu düşünmeden neler yaşadığından bihaber ineklerin insanlar için sürekli süt üreten canlılar olduğunu ve bunun normal olduğunu düşünüyordum. Halbuki ezenler ile ezilenler arasındaki savaşta hep ezilenler tarafında yer almış, doğrunun haklının tarafında onlar ile mücadele etmeyi seçmiştim. Ne kadar insan merkezli düşündüğümü o günün akşamı earthlings belgeselini izlediğimde fark ettim. Belgeselin yarısına bile gelmeden doğru tarafta durmadığımı; bir yandan haktan, adaletten bahsederken bir yandan birilerine haksızlık yaptığımı, adaletsiz davrandığımı, kötülerin tarafında olduğumu fark ettim ve o an artık vegan olmuştum. Bunca zaman nasıl olur da bunu fark etmem içimde hala bunun vicdan azabı var. Bu vicdan azabını yok etmenin de onların seslerini duyurarak ve her ne şekilde olursa olsun aktivizm yaparak geçeceğini düşünüyorum. Giden canlar geri gelmeyecek belki ama daha fazla can kaybı olmaması için çabalamalıyız.
    Vejetaryen olduğum için kendimi hayvan hakları savunucusu sanıp gercekleri hiç sorgulamadan bal yerken geldi bana farkındalik. Arıların balı kendileri için urettiginden bizim onu çaldığımizdan 26 yaşıma kadar haberdar olmamak sadece insan merkezci dünyanın değil gerçeklere ulaşmaya çalışmayan benim de hatamdi. Gerçekleri gördüm ve 4 yıldan uzun bir zamandir yaşam hakkı savunucusu olarak daha çok öğrenmeye devam ediyorum.
    Yaşam hakkı ?
    Benim hikayem çoğunuza göre oldukça yeni ve şöyle başlıyor;

    Youtubeda gezinirken önüme "Ailem vegan olmama neden karşı çıktı" başlıklı bir video çıktı, açtım ve izledim. Kızın önerdiği belgeseller arasında çoğumuzu veganlığa, vejetaryenliğe iten 'earthlings' vardı. Aynı akşam açtım onu da izledim, izlemeye çalıştım, durdurdum ağladım devam ettim... Çok kötü bir deneyimdi ama hepsinin gerçek olduğu ve her gün artarak yaşanmaya devam ettiği gerçeği yüzüme tokat gibi çarptı. Sokaktaki kedilere köpeklere bir şey olunca vicdanımız sızlıyorken neden bir ineğe veya keçiye bunların yapılmasına göz yumuluyordu ki? Sonraları 1.5 ay kadar et yiyemedim fakat süt ve süt ürünleri tüketmeye devam ettim. Belgeseli unutmaya başlayınca maalesef yedim. Fakat biyoloji öğretmenimin önerisi üzerine izlediğim (kendisi ve ailesi vejetaryen) What the health beni gerçekten bu yola itti. Düşünmeye başladım, neden ölü bedenleri yiyoruz ki? Besin değerleri, yiyecekler ve bütçe konusunda araştırmalar yaptım, bir çok önyargım olsa da aslında hiç öyle olmadığını gördüm. Artık buradayım ve bu halimden çok mutluyum, ölü bedenleri tüketmiyorum, kullanmıyorum, çevremi uyarıyorum. 1 aylık çömez bir vejetaryenim, bırakmayı asla düşünmüyorum. Ailem bir takım zorluklar çıkartsa da hallediliyor. (bkz:et yemezsen protein alamazsın)Hepinize kucak dolusu çiçekler ?
    meşhur bir zincir kahvecide başlayan kariyerimde eğitimler esnasında duymuştum bu veganlık mevzusunu üstün körü anladığım et yemeyen süt içmeyen insanlardı olabilir dedim geçtim. Aradan biraz zaman geçti veg festte kahve ikramı yaparken buldum kendimi, katılım sağladığımız ilk yıl fikirlerine biraz kulak kabarttım çocuklar haklıydı haklı olmasına ama zor dedim falan dedim geçiştirdim. Bir sonraki katılımımızda festivale sohbet ettiğim vegan insanlar can sıkıcı şeyler anlattılar biraz ve kendi kendimi suça ortak gibi hissettim sanırım o gece tüm vegan dünyasını tanıdım 24 saatte aşırı dozda bilgi yüklenmesinden beynim yanacaktı neredeyse ve insan bildiğinden meshuldur ya kanlı ellerinle yürümeye devam edecek yada sevdiğin bu canlara karşı daha samimi olacaksın diyerek o günün sonrası vegan olarak yaşamımı sürdürmeye başladım. Biraz karmaşık olmuş anlatımım
    Nasıl olduysa çok iyi oldu dedirten başlık..

    Keşke çok daha önce ayikabilseymisim.. Geçen 8 ay boyunca arınmanın ötesinde vicdanen çelişki yaşamamak.. tarifsiz..

    Darısı tüm perdeli kalplerin başına..
    Çoğu kişi ile aynı başlıyor durum, yıllarca bir şekilde yememeye çalıştım. Köfte veya kıymalı yemek yiyordum sadece çünkü tam bir canlı yiyormuşsun gibi gelmiyordu diğer etli yemeklere göre. Ailem sürekli et yedirmeye çalışırdı, annem “et ile rakı tatarın hakkı” der ve ekler “et yemezsen salak olursun, adını unutursun bak” diye sürekli, hayır annem salak olmam :D
    Vegan olma sürecine büyük bir araştırmayla başladım önce kullandığım ürünleri araştırdım, değiştirdim, et yememe konusunda net duruşlar sergilemeye başladım. Arkadaşım bebeğim Merve’nin destekleriyle belgeselleri izledim, konuşmaları dinledim, kitaplar okudum. Sonunda vegan yaşıyorum ya da elimden geldiğinden yaşamaya çalışıyorum diyebiliyorum. Bunu da dışarıda yemek zorunda kaldığımda çorbanın içine bir şey ekleyip, sorduğumda söylemezlerse diye ekliyorum.
    Hayatımı böyle sürdürmek dileğiyle..
    Kendimi hep haksızlıklara karşı çıkan, dezavantajlı kişi/kişiler/grupların yanında olmaya özen gösteren biri olarak tanımladım. Geçen yıl askerliğimi tamamlayıp döndüğümde bir süre evde vakit geçirdim. Vakit geçirdiğim süre zarfında internette vakit geçirdim. Birgün internette dolaşırken bir arkadaşımın twitterda bir tweeti beğenmesi ile vegan kelimesi ile tanıştım. Kelimeyi araştırıp ne olduğunu öğrendim ve birkaç gün sürekli olarak veganlığı araştırdım. Kafamda artık sorular oluşmaya veganlığın ne olduğu aslında bir diyet olmadığını, bir felsefesi olduğu gerçeğini gördüm. İşte o zaman hep yarım mücadele ettiğimi,aslında hep insan merkezli düşündüğümü belkide yeryüzündeki en dezavantajlı grubun hayvan dostlarımız olan gerçeği görmezden geldiğimi fark ettim. Bir ineğin, farenin, domuzun, tavuğun kedi ve köpekten hiçbir farkının olmadığı hepsinin de biz insanlar gibi duyguları olduğunu öğrendim. Veganlık kelimesini paylaşan kişiye sorular sormam ve onunda bilgisi dahilinde sorularıma içtenlik ile cevap vermesi takıldığım nokta da sorularımı soracağım başka vegan birisine yönlendirdi ve yönlendirdiği kişi sorularımı yanıtlayarak 10'larca vegan olan bir wp grubuna aldı. Gruba dahil olmamla birlikte veganlığa dair birçok şey öğrendim. Bir süre sonra artık kendime de veganım dedim. Hala o gruptayım ve öğrenmeye devam ediyorum. İyi ki varsınız öfkeli veganlar :)
    Vegan olmaya yaklaştığım zamanlardı - ama henüz veganlıktan haberim yoktu- ve sağlıklı yemek üzerine yaptığım araştırmalar ve izlediğim belgeseller ile bu konu üzerine iyice yoğunlaşmıştım.Neredeyse hiç paketli ürün almıyodum ve birsürü sağlıklı sebze yemekleri öğrenmiştim, kitaplar filimler derken yavaş yavaş et ve süt ürünlerinin zararlı oluşunu kabul etmeye başladım.Ve bunun üzerine gitmeye başladım ama bilinçli değilim hani vegan kelimesini henüz bilmiyordum mesela.Sonra Food,inc. belgeselini izledim ve boşluk sanki dolmaya başladı. Veganlık kelimesini de öğrenmem ile hayvan hakları ve çevre için de araştırmaya başladım. Bu önceki araştırmalarımdan çok farklıydı çünkü huzursuzluk ve suçluluk hissi beni kamçılıyordu, neredeyse sabahtan akşama kadar bu konuyla ilgilendim.Et yemeyi bıraktım, bıraktıktan bir hafta kadar sonra da vegan oldum. O günden beri de hiç tereddüt etmeden ve hiç olmadığım kadar huzurlu bir şekilde yolluma devam ediyorum.
    Yıllarca yanlış olduğunu bildim içten içe ama kafamı çevirdim, birkaç yıl önce vejeteryan olmuştum ama çok kısa sürmüştü. Benim veganlık hikayem tek akşamda gelişen, hayatımda çok ayrı yeri olan bir akşam.

    Herkesin saydığı etik sebepler, çevresel faktörler gibi sebeplerin yanı sıra yaşadığım spiritüel bir deneyim benim kafamı artık çevirememe sebep oldu. O akşam hayatımda artık yeri olmayan şeyler içerisinde alkol, sigara ile vedalaşmamın ardından veganlığa merhaba dedim. “Sanki hep böyleymişsin gibi geliyor bana” demişti bir arkadaşım. Gerçekten de öyleydi. Özüme dönmüştüm, olması gereken doğal hale. Yaşayan bir bedene Güneş’in öptüğü, pırıl pırıl parlayan, ceset ve sömürü içermeyen besinler lazım.

    2020 insanların artık uzun uykularından uyandıkları ve onlara yıllarca söylenen yalanlardan arındırıldıkları bir yıl olsun.

    Sevgi ve ışıkla kalın.
    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk