cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

14 + 18 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • nasıl vegan oldunuz

    /
    7
    Bir köpek sahiplenmemle başladı herşey.

    Onunla birlikte sokak hayvanlarına karşı farkındalığım gelişti. Hayvanlarla ilgili en ufak şiddet olayına büyük tepkiler göstermeye başladım. Apartman bahçesine koyduğum mama kabına laf edenle gırtlak gırtlağa kavga ettim. hayvanlar için bu kadar çırpınırken, dişimden tırnağımdan arttırıp tedavi masraflarını karşılamaya çalışırken, karda kışta besleme yapmaya çalışırken benim damak tadım yüzünden ölen hayvanlar olduğunu idrak etmeye başladım.

    Bu ikiyüzlülüğüm başımı öne eğdi, Sesim o kadar gür çıkamıyordu artık. Artık benim yüzümden bir hayvan ölmemeliydi.

    buna rağmen yaklaşık iki yıl direndim eti bırakamamaya. Kendime argüman bulmaya çalıştım o en sevdiğim hamburgerden vazgeçmemek için. "Bitkilerin de canı" var ", "doğamız bu etçiliz" dedim, tatmin olmasam da.

    Bir gün mutlaka olacaktım. Ama önce adanaya gidip bir adana kebap, mersine gidip bir tantuni yemeliydim (utanıyorum yazarken).

    Sonra bir gün dedim ki bir hafta hiç et yemeyeceğim, geri dönüşü olabilecek bir denemeydi benim için.

    Kendimi vejeteryanliğimin ilk gününde yemekhanede insanlara; et yiyerek hayvan sömürüsünün bir parçası olmamamlarını söylerken buldum (ilk günden aktivist :) sanki dün akşam koca bir tabak kıymalı makarna yememişcesine)

    Ha bu arada şunu eklemeden geçemeyeceğim bu süreçte bana en büyük yol gösterici, kafama bir şeyleri dank ettiren başta vegan, hayvan hakaları savunucusu instagam hesaplarıdır. Hepsine teşekkür ederim. (Öğütme makinesinden geçen civcivlerden daha etkili ne olabilir ki)

    Not: adanada kebap ve mersinde tantuni yememiş olmanın gururunu yaşıyorum :)
    Ne earthlings ne de bir başka belgesel veya kitap... Burnuna takılı bir aparat sebebiyle annesini ememeyen bir buzağıyı görmek...

    açıkçası bir anda olmadı 4-5 yıllık bir süreç veganlığı ilk duyduğumda da "çok mantıklı keşke olsam" demiştim ama henüz etki alanıma girememişti.


    hiç duymasaydım kendi kendime evde bir gün vegan olabilir miydim? sanmıyorum; o kadar zeki biri değilim.


    hep bir terslik vardı ama et yememek, hayvanlar, sağlık, küresel iklim krizi filan bunların birbiriyle bağlantılı olduğunu öğrenene kadar vegan olmak o kadar da gerekli bir şey gibi gelmemişti..


    vegan sağlık profesyonelleri sayfasını facebooktan tesadüfen takip etmeye başlamıştım ve orada okuduğum şeylerle o 4-5 yıllık süreç birden bir ay bile geçmeden vegan oldum, teşekkürler.)


    bir diğer büyük etken de 1,5 yaşındaki köpeğim coco; başıma gelen en güzel şey, en sevdiğim, gerçek ailemin yeni üyesi-henüz gerçek ailemle tanışmadığımı düşünürüm hep-.. diğer hayvanların da onun kadar sevgi dolu canlılar olduğunu düşününce


    muhtemelen onlar da henüz gözlerinin içine bakmadığım ailem, bir çoğu hiç sevilmeden öldürüldü ve hala öldürülüyor.. tek başına hepsi bir "coco, daisy, pamuk, boncuk, paşa, prenses, köpük, çiço, çiko, şans..." diye hepimizin bi yerlerden tanıdığı o güzel hayvanlarken, akşam yemeğine hiç benzemiyorlar.. sağduyunuzla düşünseniz bir baksanız anlayabilirsiniz bunu..


    hayvanlarla duygusal bağım vegan olduktan sonra güçlendi gelişti; hatta insanlarla bile, dünya ve evrenle daha çok bağlantı kurmaya başladım..
    çevre krizinde hayvancılığın bu kadar etkili olduğunu öğrendiğimde vegan olmaya karar verdim hala her gün yeni şeyler öğreniyorum alışkanlıklarımı daha adil olanla değiştirmeye çalışıyorum..


    öncesinde eti bıraktığım dönemler geçirdim ama "evet işte eti bıraktım bitti" bu kafadaydım başka bir şey düşünmüyordum, başka bir sorumluluk hissetmiyordum; vegan olduktan sonra hala her gün o kadar çok yeni bir sebebim oluyor ki temelde neden vegan olmam gerektiğini biliyorum


    "vegan oldum bitti" demedim hiç diyedebilirdim ki tahminimce bu tarz insanlar veganlığı bırakıyor..


    "oldum bitti tamam bu kadar işte başka şeyler beni ilgilendirmez" bu altını dolduramamış kendi yararına vegan olmayı düşünmüş kişiler bir süre sonra bunu sürdüremiyor..


    1 kasımda vegan olmuştum nerdeyse bir yıl olmak üzere bitkisel süt kullanmaya başlamıştım birkaç yıldır ama pizza yiyordum mesela, ki hala yiyorum çok güzel vegan peynirler de var alternatifleri olduğunu vegan olmaya karar verene kadar farketmemişim bile ki o kararı verdiğimde eminim bu alternatifler olmasa da vegan olma kararımı sürdürürdüm..

    Eşitliğin olmadığı, adaletin işlemediği bu dünyaya karşı politik bir tavır almak istiyordum. Vegan olmadan önce yıllardır hayvanlara yapılan zulüm üzerine konuşmuşluğum, düşünmüşlüğüm vardı. Konuyu daha dar kapsamda ele alıyordum. Hayvanlara yapılan muameleyi onların yaşam hakkı üzerinden değil de, refahları üzerinden eleştiriyordum. Daha çok kulaktan dolma bilgiler de olduğu için belki, veganlığın umutsuz bir çaba olduğunu ve vegan olmanın sadece o etiketi almaktan öteye gitmeyeceğini düşünüyordum. Sonraları çevremde daha çok sayıda vegan arkadaşım olunca kendimi vegan bir 'network'ün içinde buldum ve katıldığım ilk kış kampı sonrası vegan oldum. Dünyayı değiştirmek için küçük ama önemli bir adımdı benim için vegan olmak. O nedenle veganlığı aktivizmden bağımsız düşünemiyorum ve öyle görmesem vegan da olamazdım herhalde.
    Bir kadın eyleminden ayrıldıktan sonra karşımda sütlü kahve içen biri ikiyüzlülüğümü suratıma çarptıktan sonra.
    Bir zamanlar cahildim. Hayvanları çok sevmeme rağmen bazılarının etinden, sütünden yararlanmak bana doğal geliyordu çünkü bizlere aksini öğreten olmamıştı. Bazı hayvanlar sevilmek için bazıları sömürülmek için vardı. Yani HAYVANSEÇERdim. Bizlere gerçeklerden ziyade süslü masallar anlatıldı. O masallarda mutlu inekler, sevimli tavuklar vardı ve yaşamımızı sürdürebilmek için o hayvanlara ihtiyacımız olduğu öğretilmişti. Sonra bir gün "Vegan" kelimesini duydum ve başladım araştırmaya. Yediğim et, peynir, içtiğim süt... Bütün bunlar nasıl, hangi koşullarda önüme sunuluyor? Bu çark nasıl dönüyor? Her şey cidden bu kadar mükemmel mi? Sorgulamalar daha fazla bilgi edinme çabaları derken hakikat suratıma çarpıverdi. Farkında olmadan bunca yıl bu sömürüye ortak oluşum! Bir gecede vegan oldum ben ve her vegan gibi keşke daha önce olsaydım dedim. Gerçeklerden kaçmak yerine perdeleri açıp, duvarları yıkmalı insan! Hayvanlar bizim için değil, bizimle yaşamak için var!
    İnekleri nasıl sevdiğimi hatta aşk derecesinde bağlı olduğumu ailede bilmeyen yoktu Ankara'dan Datça'ya giderken Dinar 'da bir inek gördük eşimde sevmem için durdu yavaş yavaş yaklaştım kalbim deli gibi çarparken benden kaçtı o an ne kadar mutlu olduğumu ve onu görmekten ne kadar heyecanlandığımı farkettim. Arabaya bindim ve dedim ki onu hem sevip hem yiyemem ben vejetaryen oluyorum dediğimin 4. Günü süt endüstrisini araştırdım ve vegan oldum.
    çocukluğumdan beri sokaktaki kedi ve köpekleri severek, onları besleyerek büyüdüm diyebilirim. 20'li yaşların ortalarında tabağımdaki eti yerken bunun kaynağını sorgulamaya başladım. ben eti kesmeye götüren sürecin en büyük halkası birçokları gibi eartlings belgeselini izlemek oldu. bu belgesel o kadar sert vurdu ki, yıllarca etkisinden ilk günkü gibi çıkamadım.
    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk