cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

7 + 13 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • nasıl vegan oldunuz

    /
    7
    Büyük bir bosluktaydim. işim yok, genis bir arkadaş ortamim yoktu. Ailemle yaşıyordum hayatta hiç bir şeyden memnun değildim. Hiç bir konuda kendimi başarılı hissetmiyordum.
    Bisiler yapmam gerekiyor diye düşünürken gönüllü olarak barinaklara gidip temizlik yapan yardım eden bi grupla tanıştım sosyal medyada haftada bir gün barinaklara gidip yardım ediyordum.
    Bu arada yeni edindiğim arkadaşlar vegan ve herşeye karşı duyarlı insanlardı. Geri dönüşüm konusundan hayvan haklarına azınlıkların özgürlüğüne her konuda bilgi birikimleri var ve dolu yapıcı yorumlar yapıyorlardı.

    Uzun zamandır zaten vicdani bi rahatsızlık duyuyordum vegan olmadığım için bir de bu grupla tanıştıktan sonra bu his iyice arttı neden onlar kadar duyarlı olamadin dedim kendime.

    Ve bir gün kahvaltıda peynir görüp midem bulandı. Buzagiyi düşündüm annesinin iltihap kapmış memelerini düşündüm ve vegan oldum.

    Sonrasında hayatımda eksik olan parça tamamlanmış gibi hissettim. Bir işe yarıyor gibi hissettim.
    Bazen beyninizde derin düşüncelere dalarsınız ya, vegan felsefesine konu geldiğinde hep üç maymunu oynardım. üç öğün hayvansal gıda tüketen biriydim ama kendimi hayvansever olarak tanımlardım, aslında onları severdim ama bazılarını da yerdim (?) Burada utanç duyduğum şey benim başından beri veganlık ve bunun felsefesini tamamen ince ayrıntısını bilmesem de mantığını bilmemdi, buna rağmen kabullenemedim.



    Daha sonra bir köpek aldık. Oğlumu odama aldım, onun için ciddi emek verdim. Bu sırada daha fazla seçimlerimi sorgulamaya başladım. Oğlum geldikten bir süre sonra instagramda Elif Taştekne'nin bir gönderirsine denk geldim, İlgimi çekince takibe aldım.



    Ona veganlık hakkında gelen sorular olduğu için çeşitli sayfaların linklerini hikayesine koyuyordu, zaten okumayı seven biri olarak bardağı taşıran son damla bu oldu, Deli gibi blog yazıları ve makaleler okumaya başladım. Okuyamadığım vakitler podcast dinliyordum. Daha hiçbir video - belgesel seyretmememe rağmen (şimdilik) vejetaryen (sadece tavuk eti ve yoğurt tüketeceğim, böyle bir vejetaryenlik kategorisi yok ama daha sonra yoğurdu, sonra tamamen tavuğu da bırakacağım) karar verdim.



    Vejetaryen olduğum süreçte de vegan ürünler (makyaj, giysi vs) kullanmaya karar verdim. Şuan Açıklama yapmam gerekeceği için Pandemi zamanının geçmesini bekliyorum. Doğrusunun veganlık olduğunu biliyorum ama aile evinde vegan olmanın hem öğrenci olan ben hem başta ailem için zorlayıcı olacağına eminim.


    Eee vegan olma hikayesi istemiştik, sen daha vejetaryen bile değilsin ki... Biliyorum. İleride zamanı geldikçe bu girdiye güncelleme gireceğim. Belki araştırma yapan birisi denk gelir de bu girdiden güç alır..

    Köy hayatını ve hayvanları seven biriyim. Kızım Zeynep doğduğu sıralar izlediğim bir video etkiledi beni ve vejetaryen olmaya karar verdim, ikinci kızım dOĞA doğdu. Doğa'da benim vegan olmamı sağladı. Garip bir durum; ben kızlarıma iyiden yana olan birçok şey öğretmeyi planlarken, onlar bana doğar doğmaz doğruyu öğretti. Yaşamda tek pişmanlığım şu; daha önce neden vegan olmadım!

    Çevremde ne vegan vardı ne de vejeteryan. Et yemeyen dert yer” sloganıyla büyüdüm. Bir kurban bayramında annem bana yardım et deyince ceset parçalarını tutarken düşüncelere daldım. Sonra et yemedim hiç. Bazen kıymalı yemek yapardı annem onları yerdim. Üniversiteye geçince film koptu tabi. Vejeteryansın sen dediler de; anladık ne olduğumuzu:) ardından kitaplar, belgeseller... üç günlük dünyada benim yüzümden zarar görmesin istedim. İyi bir insan olmaya çalışırken daha iyi bir varlık olarak hayatıma devam ediyorum. Sevgiler .

    Bana oradan bir falafel uzatır mısınız:)
    üç senelik vejetaryenlik dönemimde de ondan öncesinde de asla veganlığa karşı ve veganlık felsefesini saçma bulan biri olmadım. her zaman eninde sonunda vegan olacağımı biliyordum. vejetaryenken, özellikle vejetaryenliğimin son demlerinde, her zaman en küçük konuda bile çok fazla kararsız biri olarak artık neyi seçmem gerektiğine karar vermiştim. bu benden çıkmıştı artık, bir zorunluluktu. kesinlikle bununla ilgili bir belgesel izlemedim, hatta çok az resim gördüm bu vahşet ve sömürü üzerine. ben her şeyin farkına çok fazla detaylı olmasa bile okuduklarımdan sonra, ama özellikle ruhsal olarak vardım. bu yüzden kendimi çok şanslı hissediyorum görsel açıdan ikna edilmeye ihtiyaç duymadığım için. darısı vegan olmayanların başına. :)
    Kendi kendime düşünerek karar verdiğim yaşam nirvanası. Buzdolabına bakıyordum, vejetaryendim zaten, neden sütü ineklerden çalıyoruz, bu yumurtaları yemesek içinden civcik çıkacak, ne kadar saçma...derken vegan oldum, düşünme sürecimde yediğim vegan olmayan şeyleri de midem almaz oldu. Sonuç olarak 7 aydır aralıksız deniyorum :D yani deneme sürecimle hayat felsefem olması süreci art arda. Siz de düşünerek olmuyorsa araştırma yaparak, meşhur belgeselleri, videoları, filmleri izleyerek ve kitap okuyarak veganlığı ÖĞRENEBİLİR, neden VEGAN OLMANIZ GEREKTİĞİNİ anlayabilirsiniz. şuraya oluşturduğum bir oynatma listesinin linkini bırakıyorum. oynatma listesi link
    Üniversite döneminde aklıma yerleşmişti, ancak gerekli araştırmayı yapamamıştım. 1 sene sonra tesadüfen vegan bir feminist sayfasına denk geldim ve konunun üzerine eğilmiştim ve yapılan vahşete daha fazla ortak olamam diyip veganlığa adım atmıştım. (Sosyal medyayı her zaman kötülemek doğru değil..)
    veganlığı ilk simpson’ların bir bölümünde lisa ve john lennon’dan duymuştum. o zaman çok küçüktüm ve ailem ne derse doğruydu benim içim. onlar da bana veganlığın saçma olduğunu ve hastalandıklarını vs söylemişlerdi. bunun üzerine tekrar düşünmemiştim.
    bir süredir süt ürünleri ve balık yiyen, çocukluğundan beri ise aile zoruyla et yiyen bünyem hayatıma (ve annemlerin evine) kedi girmesi ile hayvanlarla empatisini arttırdı. böceklerde bile kedimin mimiklerini, davranışlarını görür oldum.
    netekim bir gün bir kamyonet arkasındaki ineklerin gözlerindeki mutsuzluğu görünce o gün son oldu. bu beş sene kadar falan önceydi. veganlığı ve etik veganlığı bu karar anından çok sonra öğrendim.
    bir çiftliğe yaptığım ziyaret sonrasında hayatım değişmeye başladı. aslında vegan olduğumda vegan olduğumu da bilmiyordum. böyle aşağı yukarı 1.5 sene geçti. bu dönemde doğrudan süt ve ürünleri, yumurta ve ceset yemeyi bırakmıştım. bıraktım ama örnek olarak sütlaç ya da benzer şeyler geldiğinde yerdim. evde de genellikle sebze yemekleri pişerdi. bir problem yaşamadım. açıkçası yemeklere de düşkün bir kişi hiç olmadığım için lezzetten öte karnımın doyması bana yetiyordu.

    çevremde yolda sokakta devamlı olarak vegan kelimesini görüyordum ama internete girip de ne olduğunu hiç araştırmamıştım. bir sohbet sırasında arkadaşım "haa vegansın yani" dedi. ben de ne olduğunu sordum. sonrasında bambaşka bir dünya ve bana da benzer kimselerin olduğunu görmek mutlu etti.
    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk