Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.
vegan ya da vejetaryen büyütülmediğimiz için başa gelen gayet normal bir durum. malesef yılların getirdiği, alıştığımız damak tadını ve zevklerimizi değiştirmek çok kolay olamayabiliyor. ama canının çektiği şeyin bir 'et' parçası değil de insanlar tarafından yenmesi için sömürülüp öldürülen belli bir zaman öncesinde de kanlı canlı bir hayvan olduğunu hatırlamak, can çekmesi durumunu baskılayabilir. hayvan tadını sevmediğimiz için vegan olmadık, etik bir duruş sergiliyoruz. seçme şansımız ve yeterli bilincimiz olmadan oluşturduğumuz (daha doğrusu ailemiz/bakım verenimiz tarafından oluşturulan) damak tadımız için kendimizi suçlamak yerine böyle bir değişim yaşayabilme cesaretine sahip olduğumuz için her birimiz kendimizle gurur duymalıyız.
Senelerin alışkanlığından kurtulmak o kadar kolay olsaydı herkes Vegan olurdu. Canının yeri geldiğinde et, süt, yumurta vb. Çekmesi çok normal. Asıl mesele canın bunları çektiğinde başka bir canlıya zarar veremem diyerek kendini geri çekip o isteği görmezden gelmek. Bu başarması zor olan ve bizler bunu gerçekleştiriyoruz. Her birimiz verdiğimiz bu mücadele dolayısıyla çok kıymetliyiz.
ilk zamanlar çekiyodu benim de ama sadece iskender ve mantı. sonra vegan mantıyla tanıştım, geçti. iskender için müthiş bi alternatif yok benim sevdiğim. olsun, olmasa da olur. yeter ki kimse ölmesin benim 2-3 saatlik tokluk hissim için<3
asla canım et çekmiyor. seitan gibi asılmalı ısırmalı şeyler çekiyo mdnsadçömaçödm
Cok normal bir durumdur. Bende dürüm döner kokusu alınca ağzım sulanır ancak bu sadece o lezzet için veya hayvan yeme arzusu değil, eski günlerde beni mutlu eden anıları ve beraber o anı paylaştığım insanları yani geçmiş özleminin etkisi olduğunu düşünürüm. Orada Mesele eski günlere Özlem; çocukluğa, gençliğe özlem. Koku duyusu bütün bunları tetikleyebilir. Bu durum icin kötü hissetmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Mesele dönüp o dürümü almıyor ve yemiyor olmam. Asil bakmamız gereken bu. Dunya icin iyi bir insansınız kendinizi üzmeyin. Mutlu olun.
canının köfte çekmesinde kendini kötü hissetmen için ortada hiç bir neden yok. tüketip de kötü hissedebilirdin bir de bu var, ki sen canın çekmesine rağmen tüketmemeyi "tercih etmişsin". bak burda senin tercih etmen, iradenin kuvvetli olduğu ve bu bilinci, bu farkındalığı gösterebildiğin anlamına geliyor.
'ın da dediği gibi, kendinle bundan dolayı gurur duyman gerekir. aile ve aile baskısı yüzünden bazen tüketmen konusunda çok iyimser yaklaşmadığım için fikrimi belirtmiyorum canını sıkmamak açısından.edit: bu tarz başlıkların sözlük formatına çok uygun olduğunu düşünmüyorum, daha ziyade forum başlığı gibi olmuş. moderatörler bir hal çaresine bakar umaırm.
Arkadaşlar merhaba, size bir konuda danışmak istiyorum. Lütfen yargılamayın ve agresif yaklaşmayın.Öncelikle yaklaşık iki senedir vejetaryen yaşıyorum, 17 yaşımdayım ve aile evinde yaşıyorum. Vegan yaşam biçimini savunsam dahi aile evinde ve şuanki yaşam şartlarımda gerçekten oldukça zor bir pratik benim için. öĞRENCİYİM VE BAKIM VERENİM AİLEM, BİRAZ DA ONLARA UYUM SAĞLAMAM GEREKİYOR. İki senedir zorunda olmadıkça et tüketmiyorum. zorunluluk(Kereviz çorbasına konulan küçük kıymalar, annemin çorba için baskılaması ve küsmesi) köfte, et kavurma, pirzola vb. yemiyorum. Bazen balık yemek zorunda kalıyorum ama gerçekten ailem zor insanlar. Geçen günlerde annem birsürü köfte yapmıştı. Genelde kokusundan da rahatsız oluyorum. Bilmiyorum, garip bir şekilde canım çekti. Domates sosluydu ve lezzetli görünüyordu. Yalnızca yemedim. Her etli sofrada veganlık, vejetaryenlik konusu açılıyor. Hayvanların bizim için yaratıldıklarını savunan tiplemeler, canım çekti evet ama yine de hayvanların benim için yaratılmadığını savundum ve et yemedim. Kendimi çok kötü hissettim. Neden canım çekti ? yani vicdansız bir insan mıyım ben? Sonrasında çok ağladım ve utandım ama canım çekmişti yani. Şuanda çok mutsuzum. Canımın çekmemesi için ne yapmam gerekiyor çok utanıyorum.
benim de zaman zaman canımın çektiği oluyor, özellike açsam, ama bu noktadan sonra ne yaptığım önemlidir. ben yemiyorum, sen de yememeyi tercih etmişsin bence kendinle gurur duymalısın. eşimden örnek vereyim, bu kararı almadan önce en çok zorlandığı konu kokoreç konusuydu, hala da deli gibi özlüyor biliyorum, arkadaşları tam etçil insanlar ve arada pislik olsun diye eşimi en sevdiği kokoreççiye götürüyorlar, çok canı istiyor biliyorum ama her seferinde söylediği tek bir cümle var, onlar annelerinden koparılmış bebekler, ben bebek yemem, bu kadar net.
canım benim, milyonlarca vegan ve milyarlarca hayvan senin yanında, asla yalnız değilsin. Büyük bir değişim yaşıyorsun ve bu bocalamalar çok normal.
anneciğinin yaptığı yemeklere hayır demek belki de en zoru. Onun küsmesi, seni henüz anlamadığından. CANININ ÇEKMESİNDE ONU ÜZMEK İSTEMEMENİN, AİLLENLE TERS DÜŞMEKTEN DUYDUĞUN RAHATSIZLIĞIN DA PAYI OLABİLİR. KENDİNE SAKIN YÜKLENME.. KOLAY DEĞİL TOPLUM BASKISINA DİRENMEK.
onlarla üzüntünü paylaşabilirsin, annen seni zaman içinde ilk anlayan olacaktır. Hayvansal ürünlerin hepsinde dişi hayvanların çektiği büyük acılar var. Bu sektörde sistemli bir şekilde hamile bırakılan, yavruları ve sütleri çalınan anneler en uzun süreli işkenceye maruz kalanlar.
Onların argümanlarına cevap vermeye çalışma. Bu gerçekleri hatırla, söyle, olmuyorsa da zorlama. Çünkü üst jenerasyon için bu gibi bir değişim seninkinden çok daha zor.
Ve hatırla, annenin yemeklerinde içerik ne olursa olsun, senin canının çektiği şey onun o yemeklere kattığı sevgisidir. Bunu ona söyle ve senin için de bir şeyler denemesi için ona tarifler bul. Onları değiştirmeye çalışma ama sana saygı ve anlayışla yaklaşmalarını istemeyi de ihmal etme.
Kusura bakma çok öğüt verir gibi oldu. İçimden geldiği gibi yazdım. Sana uyan bişey bulursan ne mutlu bana. yaşasın herkes için özgürlük. :)
canının çekmesi normal canın çektiği halde yememen bence kendinle gurur duyman gereken bir durum o nedenle üzülmek yerine mutlu olmalısın. çünkü lezzetten çok hayvan hayatına değer verdiğini göstermişsin. Benimde hala sucuk veya et pişirince otomatikman azım sulanır veya canım çeker ama yemediğim zaman kendimi daha çok mutlu hissediyorum tamamen bakış açını değiştirmenle alakalı. en azından deniyorsun ve gayret ediyorsun bu çok önemli. Balık, herhangi hayvansal ürün veya hayvanlara zarar verdiğini düşündüğün bir ürünü tüketmemek için duygusal bağın olan bir hayvan varsa ondan geldiğini düşün otomatikman isteğin kesilir. Annen balık değilde kedi, köpek eti koysa yiyebilir misin? bunu düşün. Balık vs yemenin nedeni duygusal bağı kuramamış olman, o etin kedi, köpek, civciv veya tavşandan geldiğini düşündüğün zaman olay değişiyor benim için, o zaman hiç canım çekmiyor. Olay duygusal bağı kurabilmekte eğer anlattığım şekilde bağlantıyı kuramıyorsun bu konu hakkında belgeselleri izlemenin sana faydası olabilir. Mesela ben forks over knives ve cowspiracy 'i izledikten sonra ertesi gün vegan olmuştum, tabi bu herkes için aynı olmayabilir. Diğer belgeseller earthlings , dominion yakında seaspiracy çıkacak. Seapiracy'nin fragmanına bir bak istersen. En Önemli olan gayret göstermek ve elinden gelenin en iyisini yapmak. annen babanada Dr suat erus 'un ve Dr. Murat kınıkoğlunun videolarını izletmeni tavsiye ederim. mesela et yemen lazım dediğinde dr suat erus'un etle ilgili videolarını göster.
Bu arada vegan köfte var, aytaç'ın vegan köftesini alıp domates soslu ve salçalı yap inanılmaz oluyor. Fazla pişirme iki tarafıda hafif pişsin yeter. iki tarafıda hafif kahverengiye dönünce ben salçayı sulandırıp ekliyorum, 2-3dk sonrada hazır oluyor. geçiş sürecinde yardımı dokunabilir onun dışında. soya granül alıp kendin yapabilirsin, ister köfte yap ister kıyma gibi kavurup ye. soya granülü etten çok daha ucuz. tabi daha sağlıklı beslenmek istersen kuru fasulye pilavdan, diğer baklagillerden, tahıllardan sebze ve meyveden şaşma kendinde yapabilirsin, hem öğrenmiş olursun. ben her gün baklagil yemeye çalışıyorum, bol bol mercimek çorbası yaparım çünkü yapması acayip kolay. bunları şimdiden öğrenirsin ileride bağımsız bir birey olduğunda zorluk çekmezsin. ayrıca bu süreçte kendi fikirlerini savunmayı ve anlatım yeteneklerini geliştirmeye odaklanırsan kendini anlatmak daha eğlenceli bir hal alabilir. bunu bir vücut geliştirme sporu olarak düşünebilirsin. Kendini anlattıkça gelişeceğine inanıyorum. Ayrıca utanmakta bir meziyettir ve güzeldir. Utanmayan bir insan olmak daha korkunç.