cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

7 + 4 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • nasıl vegan oldunuz

    /
    7
    meşhur bir zincir kahvecide başlayan kariyerimde eğitimler esnasında duymuştum bu veganlık mevzusunu üstün körü anladığım et yemeyen süt içmeyen insanlardı olabilir dedim geçtim. Aradan biraz zaman geçti veg festte kahve ikramı yaparken buldum kendimi, katılım sağladığımız ilk yıl fikirlerine biraz kulak kabarttım çocuklar haklıydı haklı olmasına ama zor dedim falan dedim geçiştirdim. Bir sonraki katılımımızda festivale sohbet ettiğim vegan insanlar can sıkıcı şeyler anlattılar biraz ve kendi kendimi suça ortak gibi hissettim sanırım o gece tüm vegan dünyasını tanıdım 24 saatte aşırı dozda bilgi yüklenmesinden beynim yanacaktı neredeyse ve insan bildiğinden meshuldur ya kanlı ellerinle yürümeye devam edecek yada sevdiğin bu canlara karşı daha samimi olacaksın diyerek o günün sonrası vegan olarak yaşamımı sürdürmeye başladım. Biraz karmaşık olmuş anlatımım
    Benim hikayem çoğunuza göre oldukça yeni ve şöyle başlıyor;

    Youtubeda gezinirken önüme "Ailem vegan olmama neden karşı çıktı" başlıklı bir video çıktı, açtım ve izledim. Kızın önerdiği belgeseller arasında çoğumuzu veganlığa, vejetaryenliğe iten 'earthlings' vardı. Aynı akşam açtım onu da izledim, izlemeye çalıştım, durdurdum ağladım devam ettim... Çok kötü bir deneyimdi ama hepsinin gerçek olduğu ve her gün artarak yaşanmaya devam ettiği gerçeği yüzüme tokat gibi çarptı. Sokaktaki kedilere köpeklere bir şey olunca vicdanımız sızlıyorken neden bir ineğe veya keçiye bunların yapılmasına göz yumuluyordu ki? Sonraları 1.5 ay kadar et yiyemedim fakat süt ve süt ürünleri tüketmeye devam ettim. Belgeseli unutmaya başlayınca maalesef yedim. Fakat biyoloji öğretmenimin önerisi üzerine izlediğim (kendisi ve ailesi vejetaryen) What the health beni gerçekten bu yola itti. Düşünmeye başladım, neden ölü bedenleri yiyoruz ki? Besin değerleri, yiyecekler ve bütçe konusunda araştırmalar yaptım, bir çok önyargım olsa da aslında hiç öyle olmadığını gördüm. Artık buradayım ve bu halimden çok mutluyum, ölü bedenleri tüketmiyorum, kullanmıyorum, çevremi uyarıyorum. 1 aylık çömez bir vejetaryenim, bırakmayı asla düşünmüyorum. Ailem bir takım zorluklar çıkartsa da hallediliyor. (bkz:et yemezsen protein alamazsın)Hepinize kucak dolusu çiçekler ?
    Vejetaryen olduğum için kendimi hayvan hakları savunucusu sanıp gercekleri hiç sorgulamadan bal yerken geldi bana farkındalik. Arıların balı kendileri için urettiginden bizim onu çaldığımizdan 26 yaşıma kadar haberdar olmamak sadece insan merkezci dünyanın değil gerçeklere ulaşmaya çalışmayan benim de hatamdi. Gerçekleri gördüm ve 4 yıldan uzun bir zamandir yaşam hakkı savunucusu olarak daha çok öğrenmeye devam ediyorum.
    Yaşam hakkı ?
    internette dolaşırken tesadüfen gary yourofsky'in 'hayatınızda duyabileceğiniz en iyi konuşma' başlıklı videosuna denk geldim. Vegan kelimesini ilk defa o zaman duydum. Şimdi düşününce zekice atılmış, insanları videoyu izlemeye yönlendiren bir başlık olduğunu görüyorum :).Videoyu izlerken bir yandan konuştuklarının ne kadar mantıklı olduğunu diğer yandan da bunun benim için ne kadar zorlayıcı olacağını düşünüyordum. Sevdiğim yoğurdumdan nasıl vazgeçerdim, peynirsiz nasıl kahvaltı yapabilirdim. Sağlık, protein vs.den çok kendi hazzımdan nasıl vazgeçebileğimi düşünüyordum. O zaman bunların bağımlılık yarattığından habersiz sadece kendi damak zevkini düşünen bir insandım o hayvanın bir yaşam hakkı olduğunu düşünmeden neler yaşadığından bihaber ineklerin insanlar için sürekli süt üreten canlılar olduğunu ve bunun normal olduğunu düşünüyordum. Halbuki ezenler ile ezilenler arasındaki savaşta hep ezilenler tarafında yer almış, doğrunun haklının tarafında onlar ile mücadele etmeyi seçmiştim. Ne kadar insan merkezli düşündüğümü o günün akşamı earthlings belgeselini izlediğimde fark ettim. Belgeselin yarısına bile gelmeden doğru tarafta durmadığımı; bir yandan haktan, adaletten bahsederken bir yandan birilerine haksızlık yaptığımı, adaletsiz davrandığımı, kötülerin tarafında olduğumu fark ettim ve o an artık vegan olmuştum. Bunca zaman nasıl olur da bunu fark etmem içimde hala bunun vicdan azabı var. Bu vicdan azabını yok etmenin de onların seslerini duyurarak ve her ne şekilde olursa olsun aktivizm yaparak geçeceğini düşünüyorum. Giden canlar geri gelmeyecek belki ama daha fazla can kaybı olmaması için çabalamalıyız.
    çocukluğumdan beri sokaktaki kedi ve köpekleri severek, onları besleyerek büyüdüm diyebilirim. 20'li yaşların ortalarında tabağımdaki eti yerken bunun kaynağını sorgulamaya başladım. ben eti kesmeye götüren sürecin en büyük halkası birçokları gibi eartlings belgeselini izlemek oldu. bu belgesel o kadar sert vurdu ki, yıllarca etkisinden ilk günkü gibi çıkamadım.
    İnekleri nasıl sevdiğimi hatta aşk derecesinde bağlı olduğumu ailede bilmeyen yoktu Ankara'dan Datça'ya giderken Dinar 'da bir inek gördük eşimde sevmem için durdu yavaş yavaş yaklaştım kalbim deli gibi çarparken benden kaçtı o an ne kadar mutlu olduğumu ve onu görmekten ne kadar heyecanlandığımı farkettim. Arabaya bindim ve dedim ki onu hem sevip hem yiyemem ben vejetaryen oluyorum dediğimin 4. Günü süt endüstrisini araştırdım ve vegan oldum.
    Bir zamanlar cahildim. Hayvanları çok sevmeme rağmen bazılarının etinden, sütünden yararlanmak bana doğal geliyordu çünkü bizlere aksini öğreten olmamıştı. Bazı hayvanlar sevilmek için bazıları sömürülmek için vardı. Yani HAYVANSEÇERdim. Bizlere gerçeklerden ziyade süslü masallar anlatıldı. O masallarda mutlu inekler, sevimli tavuklar vardı ve yaşamımızı sürdürebilmek için o hayvanlara ihtiyacımız olduğu öğretilmişti. Sonra bir gün "Vegan" kelimesini duydum ve başladım araştırmaya. Yediğim et, peynir, içtiğim süt... Bütün bunlar nasıl, hangi koşullarda önüme sunuluyor? Bu çark nasıl dönüyor? Her şey cidden bu kadar mükemmel mi? Sorgulamalar daha fazla bilgi edinme çabaları derken hakikat suratıma çarpıverdi. Farkında olmadan bunca yıl bu sömürüye ortak oluşum! Bir gecede vegan oldum ben ve her vegan gibi keşke daha önce olsaydım dedim. Gerçeklerden kaçmak yerine perdeleri açıp, duvarları yıkmalı insan! Hayvanlar bizim için değil, bizimle yaşamak için var!
    Bir kadın eyleminden ayrıldıktan sonra karşımda sütlü kahve içen biri ikiyüzlülüğümü suratıma çarptıktan sonra.
    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk