cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

9 + 10 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • veganların maruz kaldığı sosyal baskı

    Sosyal bir ortamda yemek zamanı oluşan baskı. İnsanların ortamdaki veganı incitici sözlerle ya da saçma sorularla baskı altında hissettirmesidir. Veganlık zor değil ancak ince düşünemeyen insanlarla yaşamak zor.
    Etrafınızda ki insanların ne kadar saygılı yahut sizi ve fikirlerinizi ne kadar önemsediğinizi kolayca anlamanızı sağlar vegan olmanız bu baskılar yüzünden, daha vegan olduğunuzu herhangi bir ortamda duyan bir arkadaşınız ya şimdi şişe şöyle takacaksın mangalı böyle yakacaksın filan diye gayet saygısızca giriş yapar cümleye. Sonra bir başkası gizli gizli yiyordur gibi saçma çıkışlarda bulunur. İncindiğinizden, kırıldığınızdan bi haber yersiz şakalarına deva ederler.
    az önce sağolsun birisi bana nasıl yoğurt yedireceğini bulduğunu söyledi, bir anne'den (insan) süt rica edip yoğurt yaptıralım sana dedi (baya kahkahalı bir bölümdü bu kısım), ben de direkt sütün zaten bir anneden geldiğini söyledim, bilmiyorum ne kadarı karşı tarafa geçti ama her gün bu tür çabalarla karşılaşıyoruz. çünkü biz yoğurt yersek, onlar rahatlayacak, gösterdikleri çabanın bizimle hiç bir ilgisiz yok bunu unutmamak lazım..
    iş yerinde naveganların hayvan bedeni yediklerini, nasıl yediklerini bagırarak özellikle benim duymamı istercesine anlatması.Vegan olduktan sonra ilk aylar sürekli ofis ortamında dalga geçilmesi.Siz sunu da yiyemiyorsunuz değil mi? sanki bi hastalıgımız varmış da yiyemiyormusuz gibi konuşup aslında kendi yaptıklarının yanlış olmadıgını kendi kendilerine tekrar hatılatmaları ,bizim üzerimizden vicdan rahatlatma girişimleri.

    Ve bazı insanların özellikle bizim yanımızda hayvanları ne kadar sevdiğini ne kadar üzüldüğünü anlatması .Balık tutan insanlara kızması ,sonra o zaman satın alıp yeme tabağındaki de aynı acıyı çekti dediğimizde agresifleşip yemek zorunda olduklarını ve bunun tamamını bizim onayımızı almak için yaptıklarını, onaylamadıgımız zaman daha da agresifleşmeleri...
    Alay geçme, saçma sorularla çürütme çabaları, zorla hayvan parçaları yedirme şakaları ve buna benzer durumlarda; duvara çarpma etkisi yaratmak gerekir. "Uğruna savaş verdiğimiz canlıların; acısı ve ölümü ile dalga geçtiğinizin farkında mısınız?", "Herşeyden önce yaptığınız saygısızlık" gibi...
    vegan olduktan sonra insanlara bunu söylediğimde artık adım, yaşım, ne yaşadığım, ne yaptığım, ne düşündüğüm, neden böyle olduğum kimsenin umrunda olmadı. navegan insanlarla aynı masaya oturduğumda hiçbir zaman sıradan muhabbetler edilmedi. hep benim üzerimden konu açıldı ve yemeğimi bitirene kadar etle ilgili sayısız şey konuşuldu. insanlara güzel bir şekilde bıkmadan, usanmadan doğruyu söylememiz gerektiğinin farkındayım ama biliyor musunuz, insan yoruluyor... hem de çok...
    birçok azınlıkta bulunan grubun yaşadığı sorunu yaşadığımızı düşünüyorum. 7 aydır vegan olduğumdan anlamaya ve baskıyı göğüslemeye çalışıyorum.

    Et yiyebilen insanlar vejetaryen beslendiğim dönemde beni anlayışla karşılar "ama peynir filan yiyorsun değil mi?" diye sorup sonra ben olumlu yanıt verdiğimde "ha iyi o zaman aman vegan filan olma onlar çok fena, şöyle sağlıkları bozuluyor, böyle bilmemne oluyor" diye eklerlerdi. Utanarak söylemeliyim ki ben de vejetaryen iken bu düzen insanlarıyla bir olup veganlığı boklardım. Onları olumlarken kendi vegan olamayışımı çeşitli kötü biçimlerde teorize etmeye çalışırdım. Zavallı insanlığım diyebilirim.

    Bugüne gelirsem, vejetaryen partnerim kendisine vegan terörü uyguladığımı düşünüyor, yeni yetme solcunun önüne gelen herkese sınıf mücadelesinden bahsetmesi gibi sürekli hayvan haklarından vb bahsettiğim için beni yadırgıyor.

    İlk aylarda bildiğimi paylaşayım diye düşünürken şimdilerde sadece sosyal medyadan paylaşımlarda bulunuyorum. Çünkü yüz yüze konuştuğumda ya insanlar benden ya ben insanlardan tiskiniyorum.

    Karşınızda örneğin tipik sağcı dinci bir birey varsa zaten konuşmak çoğu zaman kifayetsiz kalıyor. Ancak üzücü olan, hani hayatında bir şekilde hak mücadelesi, sol, lgbti, feminizm vb hakkında fikri olan ya da bir etnik, dinsel azınlığa mensup olup baskı görmüş birey olunca konuşmak benim için üzücü olabiliyor.
    Son olay: yakın akrabası 10 ekim patlamasında yaralanmış dersimli bir bireyin bira içtikten sonra "işkembe yemeden kendime gelemiyorum, 1 kilo köfte yemeliyim hang over'a karşı, kelle paça şöyle yenmeli böyle yararlı" gibi konuşması. Bu insanla 3 dakika önce veganlık hakkında konuşmuş olmamız onu bu muhabbetleri yapmaktan alıkoyamadı buna üzülüyorum.
    burda birkaç seçeneğim olabiliyor bu muhabbetlerin canımı acıttığını karşıdakine bildirip mesafelenip soğutmak ve soğumak. Ya da bu tarz muhabbetlere katlanmak...
    vegan sayısının arttığını sanıyorum ve ilerde vegan-navegan karşı karşıya gelişler daha sertleşeceğini düşünüyorum.
    herkese kolaylıklar.

    insanların vegan olmasının önündeki en büyük engeldir. toplumdan dışlanma korkusu, dalga geçilme korkusu, sürekli insanlara kendini açıklamak zorunda olma korkusu, toplumsal aktivitelerde ne yiyeceğim korkusu, iş yerinde - okulda - ya da her nerdeysen insanların gözünün üzerinde olduğunu hissetme korkusu.... herkesi kendisi gibi görmek isteyen, farklılıklara tahammül edilemeyen toplumlarda adaletli, hak yemeden, herkese saygılı yaşamaya çalışanların ortak kaderi... siz kimseye elleşmeseniz, kendi kendinize yaşamaya çalışsanız bile o insanlar gelir sizi bulur.

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk