cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

12 + 7 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • veganların hissedebileceği çelişkiler

    canlıları olabildiğince yaşatmaya çalışıyoruz elbette. lakin her an hangi canlıya zarar verdim diye düşünemeyiz. bizim amacımız tüketimi, yok etmeyi, öldürmeyi en aza indirmek.

    merhabalar, 4 senedir vegan beslenen biri olarak veganlara sormak istiyorum: dışarı çıktığınızda ezdiğiniz böcekler hakkında ne düşünüyorsunuz? ya da gözle görülmeyen sinir sistemi bulunan canlılar hakkında? ya da aldığınız her kitabın kağıtları için kesilen ağaçların üzerindeki canlılar? ya da kağıdı bırakalım, aldığınız her domatesin dalındaki böcekleri ne yapacağız, nasıl bir işlemden geçtiğini takip ediyor musunuz? tahıllarda yanlışlıkla çıkan kurtçuklar hakkında, ya da yeşilliklerin üzerindekiler hakkında(bir süre veganlığı sürdürmüş herkes eminim buna şahit olmuştur, ne kadar dikkatli olursanız olun...) ne düşünüyorsunuz? eminim daha birçok sayılacak şey vardır ancak saymaya lüzum yok yalnız bir tanesi bile yeterli olmalı diye düşünüyorum.vicdani nedenlerle et yemeyi bırakmış biriyim, çelişiyor muyum? işime geldiği gibi davranıyorum basbayağı. yaşamak öldürmek mi demek? öldürmemek için intihar mı etmeli? iki yüzlü katil olmak göz göre göre katil olmaktan yeğ midir?

    Celismiyorsunuz. Cunku bilerek ve bilmeden zarar verme durumlari var. Et yiyen biri (eger etin nereden geldigini biliyorsa) bilerek bir canliyi oldurmustur (oldurme niyetiyle). Ama bitki ve turevlerinin hayatimizi surdurebilmemiz icin tuketmemiz sart. Bitkilerdeki bocekler de (eger zarar goruyorlarsa) yanlislikla, istemeden, oldurme niyeti bulunmadan zarar gormus oluyorlar. Ve ayrica bir bocekle bir inegin ayni duygusal/zihinsel/psikolojik kapasitede oldugunu da soyleyemeyiz, degil mi?


    Ama bahsettiginiz sey, yasamin hep diger canlilara zarar verme ve siddet uzerine kurulu olmasi Sramanic felsefeler/gelenekler/ogretiler (budizm, jainizm, ajivika vs.) tarafindan teshis edilmis bir sey. Jainler Boceklere ve kok bitkilerine dahi zarar vermemeye calisiyor (havuc, patates, sogan vs yenmiyor). Ozellikle Jain kesisler, agizlarini yanlislikla canlilari soluyup yutmamak icin maskeyle kapiyorlar ve yanlarinda supurgeler tasiyip gececekleri yolu temizliyorlar ki boceklere basmasinlar.



    olabildiğince vegan olmak diye bir şey var. işte aslında bizlerin de yaptığı şey bu. ama bu kavramı sulandırmamak lazım. mesela ben yoğurttan vazgeçemiyorum, ama et yemeyi kesebilirim gibi bir şey değil bu. çünkü yoğurt yemeyi bırakmak gayet 'olabilir' bir şey. ama, dediğin gibi, manavdan aldığımız sebze ve meyvelerin üretiminde ölen böcek ve kimi omurgalı hayvanlar adına yapabileceğimiz şeyler maalesef çok kısıtlı. 'vegan bir dünyada' yaşamadığımız sürece katıksız vegan olmak imkansız gibi.

    elimizden geleni yapıyoruz. kendi adıma söylüyorum daha fazlasına dikkat edebilsem daha fazlasını da yapardım. şuan yaşamımızda hiçbir şey yapmadan sadece buna odaklanarak yaşayamayız bu bir gerçek. intihar konusu bambaşka bir olgu. intiharı yaşam içinde gayet mantıklı bulan birisiyken bu durumda naveganların verebileceği türden bir cevap vereceğim "sen olmasan. dünya sence daha iyi bir yer mi olacak?" şuan değişim için, en azından şimdilik bu algı seviyesi için sen gereklisin. vegan sayısı arttıkça bu söylediklerine ve daha fazlasına çözümlerde bulunacaktir. bizler mimar, mühendis, biliminsanları olalım ki bu konularda insanlığın eksik, görmezden geldiği yanları için de mücadele edelim. sadece bir kenarda oturup değişim ve çözümü bekleyemeyiz.

    arkasındaki eziyet ve sömürüyü bile bile nefsini doyurmak için bir canlının öldürülüp fantezi öğesi haline gelmesini(yemek) kabul etmek ayrı, çimenlerde yürürken böcek ezmek çok ayrı diye düşünüyorum. Bilinçli olarak tabiiki yapmazsın, mesela yağmur yağdığında özellikle sokağın ortasından yürümeye çalışıyorum çünkü sümüklü böcekler vıcır vıcır koşturuyorlar ortalıkta, sonra çıtır bir ses.

    Bir de eklememiz gereken şöyle bir etken var diye düşünüyorum; şehirlerde yaşayanlar olarak doğayı(ve tüm canlıları) gücümüz yettiğince sömürüyoruz fakat bunun karşılığında geri verdiğimiz iyi hiç bir şey yok. Yani, doğanın döngüselliğine katkı sağlayan değil çıkmaz sokakla son bulan bir sistem kurmuşuz yaşıyoruz. buna ek olarak kabul etmek gerek ki doğa da zaten ölüm var. fakat ölen canlıdan sırasıyla o kadar çok şey besleniyorki bu döngünün vazgeçilmez bir parçası. o yüzden çimende ezdiğin böcek en azından toprağa karışıp besine dönüşüyor.

    yapmamız gereken olabildiğince zararsız olmak ve birarada yaşayabilmeyi öğrenmek.

    -Palm yağı ve avokado tüketme konusu

    -organik vegan tarım-gübreli tarım

    -hamilelikte beslenme ve vegan ailede doğmuş çocuğun beslenmesi

    -vegan kedi/köpek mamaları

    -Navegan bir markanın vegan ürününü tüketmek


    Başlık çok iyi.

    yaşadığım bazı çelişkiler şu şekilde;

    1) hayvan kısırlaştırmak hiç sezgisel gelmiyor. yapılma sebebini anlıyorum. ben de kedimi kısırlaştırdım. ancak bir şeyler yanlış geliyor.

    2) taziye evine gittiğimde hiç içimden "ben veganım bunları yiyemem" demek gelmiyor. insanlar en yakınlarını kaybetmişken onları huzursuz etmek istemiyorum. halbuki huzursuz olmalarını gerektirecek bir durum yok.

    3) hasta olduğum zaman hayvan deneyine bakmaksızın ilaç alıyorum. çünkü çabucak iyileşip işime gücüme bakmak istiyorum. halbuki hayvan deneyleri çok rahatsız olduğum, beni derinden etkileyen bir husus.

    4) sokaktan yardıma muhtaç kedi sahiplendim. fakat şimdi de eve hapsoldu. dışarıdaki huzurlu gezinen kedileri görünce çelişkiye düşüyorum acaba özgür mü bırakmalıyım diye. ancak sokak hayvanlarının çektiği eziyetleri de biliyorum.

    5) veganizmi anlamadıkları için insanların gaflet içerisinde olduğunu düşünüyorum. ancak zorunda kalmadıkça insanlarla veganizmi tartışmıyorum. değişmeyeceklerini biliyorum. benim vegan olmam için bir sunum yeterli idi. ancak çevremde yaşam tarzımı görüp, beni dinleyip kimse vegan olmadı. insanın içinden gelmesi gerekiyor. kendimi farklı bir tür olarak görüyorum. vegan olmayı seçmediğimi, mecburen olduğumu düşünüyorum. insanları da durduk yere ikna etmeye çalışıp, başarısız olup ruh sağlığımı bozmak istemiyorum. halbuki benim de bir zamanlar vegan olmadığımı, bir sunum vasıtasıyla bana anlatıldıktan sonra vegan olduğumu biliyorum.

    6) Kedime içerisinde tavuk, balık vb. hayvansal gıdalar olan mama vermek çelişkili geliyor.

    gerçekten tuhaf bi simülasyonda yaşıyoruz ve hala çok az şey biliyoruz evren hakkında


    anti vegan bir meyveymiş incir, meyve bile değilmiş çiçekmiş


    avcı böcek gibi adeta, böcek mi arı mı ne larvalarıyla beslenip incire dönüşüyormuş çiçek; verebileceğimiz en az zararı vermeye çalışarak yaşıyoruz


    şu böcek meselesiyle ilgili ağzına maske takan bi toplum varmış yanlışlıkla böcek kaçıp öldürmemek için ve de çıplak ayak geziyorlarmış yine böcek öldürmemek için


    geçenlerde öyle rastgele bi yorum okudum; "işte zenginler uçak kullanıyor, istanbul'da bile helikopterle bir yerden bi yere giden milyarder veya milyoner var falan filan sokarım düzene dikkat etmiyorum ben de hiçbir şeye fakirin kullandığı plastik sorun bunlardan kimse bahsetmiyo" .... minvalinde bir sürü yorum okudum yani katıldığım noktalar var ama bu benim özverili olmama engel değil


    dünya çook başıboş yönetiliyor dingonun ahırı adeta yapacak tonla basit adım varken cehalete terk edilmiş her şey

    oruç tutmayan biri misafirine yiyecek, içecek ikram etmek istiyor "oruçluyum, teşekkürler" dediğinde kimse rahatsız olmuyorsa ikram reddetmek ayıp olmamalı kimse değil yaşlılar anlamıyo genelde ayıp olarak görüyo


    öyle bi toplum ki ben çocukluğumdan beri siyah çaydan nerdeyse tiksiniyorum çay reddettiğim için insanlar bozuluyo o konuyu en azından listeden silebilirsin bence :)

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk