cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

4 + 8 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • veganların hissedebileceği çelişkiler

    gerçekten tuhaf bi simülasyonda yaşıyoruz ve hala çok az şey biliyoruz evren hakkında


    anti vegan bir meyveymiş incir, meyve bile değilmiş çiçekmiş


    avcı böcek gibi adeta, böcek mi arı mı ne larvalarıyla beslenip incire dönüşüyormuş çiçek; verebileceğimiz en az zararı vermeye çalışarak yaşıyoruz


    şu böcek meselesiyle ilgili ağzına maske takan bi toplum varmış yanlışlıkla böcek kaçıp öldürmemek için ve de çıplak ayak geziyorlarmış yine böcek öldürmemek için


    geçenlerde öyle rastgele bi yorum okudum; "işte zenginler uçak kullanıyor, istanbul'da bile helikopterle bir yerden bi yere giden milyarder veya milyoner var falan filan sokarım düzene dikkat etmiyorum ben de hiçbir şeye fakirin kullandığı plastik sorun bunlardan kimse bahsetmiyo" .... minvalinde bir sürü yorum okudum yani katıldığım noktalar var ama bu benim özverili olmama engel değil


    dünya çook başıboş yönetiliyor dingonun ahırı adeta yapacak tonla basit adım varken cehalete terk edilmiş her şey

    yaşadığım bazı çelişkiler şu şekilde;

    1) hayvan kısırlaştırmak hiç sezgisel gelmiyor. yapılma sebebini anlıyorum. ben de kedimi kısırlaştırdım. ancak bir şeyler yanlış geliyor.

    2) taziye evine gittiğimde hiç içimden "ben veganım bunları yiyemem" demek gelmiyor. insanlar en yakınlarını kaybetmişken onları huzursuz etmek istemiyorum. halbuki huzursuz olmalarını gerektirecek bir durum yok.

    3) hasta olduğum zaman hayvan deneyine bakmaksızın ilaç alıyorum. çünkü çabucak iyileşip işime gücüme bakmak istiyorum. halbuki hayvan deneyleri çok rahatsız olduğum, beni derinden etkileyen bir husus.

    4) sokaktan yardıma muhtaç kedi sahiplendim. fakat şimdi de eve hapsoldu. dışarıdaki huzurlu gezinen kedileri görünce çelişkiye düşüyorum acaba özgür mü bırakmalıyım diye. ancak sokak hayvanlarının çektiği eziyetleri de biliyorum.

    5) veganizmi anlamadıkları için insanların gaflet içerisinde olduğunu düşünüyorum. ancak zorunda kalmadıkça insanlarla veganizmi tartışmıyorum. değişmeyeceklerini biliyorum. benim vegan olmam için bir sunum yeterli idi. ancak çevremde yaşam tarzımı görüp, beni dinleyip kimse vegan olmadı. insanın içinden gelmesi gerekiyor. kendimi farklı bir tür olarak görüyorum. vegan olmayı seçmediğimi, mecburen olduğumu düşünüyorum. insanları da durduk yere ikna etmeye çalışıp, başarısız olup ruh sağlığımı bozmak istemiyorum. halbuki benim de bir zamanlar vegan olmadığımı, bir sunum vasıtasıyla bana anlatıldıktan sonra vegan olduğumu biliyorum.

    6) Kedime içerisinde tavuk, balık vb. hayvansal gıdalar olan mama vermek çelişkili geliyor.

    dün merdiven dairesini süpürürken epey örümcek ağına rastladım ve üzülerek de olsa -örümceklere zarar vermeksizin- bozup süpürdüm. zemin kattakileri ise kapı dışarı etmeme rağmen deli ya da gözünü intikam hırsı bürümüş(*) bir örümcek geri gelme konusunda muzaffer oldu. bıraksak apartman ahalisini içeri sokmayacaklar.

    (bkz:yüz verince astar istemek)

    Yaşama saygı duymayı sadece sinir sistemine indirgemiş olmak.


    Çok basit gelecek ama "bitkilerin de canı yok mu" sorusu beni düşüncelere gark ediyor.


    Yaşam çok özel bir şeyse, hiçbir canlının yaşamını elinden almamak gerekmez mi?


    bence uzak Gelecekte frutaryenlik biraz daha dönüştürülecek ve en etik tercih haline gelecek.


    İşte şimdiki vegan-vejetaryen arasındaki etik çizgiler yerini vegan-frutaryen'e bırakacak.


    ne sandınız, veganlık son din mi olacaktı?


    yuh.

    -Palm yağı ve avokado tüketme konusu

    -organik vegan tarım-gübreli tarım

    -hamilelikte beslenme ve vegan ailede doğmuş çocuğun beslenmesi

    -vegan kedi/köpek mamaları

    -Navegan bir markanın vegan ürününü tüketmek


    Başlık çok iyi.

    arkasındaki eziyet ve sömürüyü bile bile nefsini doyurmak için bir canlının öldürülüp fantezi öğesi haline gelmesini(yemek) kabul etmek ayrı, çimenlerde yürürken böcek ezmek çok ayrı diye düşünüyorum. Bilinçli olarak tabiiki yapmazsın, mesela yağmur yağdığında özellikle sokağın ortasından yürümeye çalışıyorum çünkü sümüklü böcekler vıcır vıcır koşturuyorlar ortalıkta, sonra çıtır bir ses.

    Bir de eklememiz gereken şöyle bir etken var diye düşünüyorum; şehirlerde yaşayanlar olarak doğayı(ve tüm canlıları) gücümüz yettiğince sömürüyoruz fakat bunun karşılığında geri verdiğimiz iyi hiç bir şey yok. Yani, doğanın döngüselliğine katkı sağlayan değil çıkmaz sokakla son bulan bir sistem kurmuşuz yaşıyoruz. buna ek olarak kabul etmek gerek ki doğa da zaten ölüm var. fakat ölen canlıdan sırasıyla o kadar çok şey besleniyorki bu döngünün vazgeçilmez bir parçası. o yüzden çimende ezdiğin böcek en azından toprağa karışıp besine dönüşüyor.

    yapmamız gereken olabildiğince zararsız olmak ve birarada yaşayabilmeyi öğrenmek.

    Şehirler arası olanlar başta olmak üzere yollarda araç çarpmış ya da çiğnenmiş hayvan görmek işten bile değil. Bırakın bağaları köpekleri, kuşların dahi kaçamayacağı kadar Hızlı gittikleri için sürücülere öfkelenmekle birlikle bisikletimle giderken -ne kadar dikkat etsem de- yol kenarında yerdeki karınca, böcek vs. minik hayvanları istemeden ezdiğim oluyor.


    Özellikle yaz aylarında Evimin balkon parapetinin üzerinde, küçük bir kapta kuşlar için sürekli su bulunduruyor, Kuşları bu kaptan su içerken görünce mutlu oluyorum. Çoğu zaman bu suyun içinde debelenen minik sinek, böcek, arı vs. oluyor; gördükçe kurtarıyorum. Kuşlara iyilik yapayım derken eminim birçok minik hayvanın ölümünün müsebbibi olmuşumdur.

    Mümkün olduğunca hiçbir canlıya keyfi bir neden (beslenme gibi) veya alternatifi olan bir gereklilik için (yolculuk araçları seçimi gibi) zarar vermediğimden dolayı mutluyum. Odaklandığım nokta burası. Dikkatsizlik bir mazeret değil ama bilinçli hareketlerin verdiği zararlardan kaçınma tercihi bizi Vegan yapıyor. Nihayetinde Navegan bir dünyada yaşam mücadelesi içerisinde olduğumuzu unutmamak lazım.


    veganlık kısa vadede bir varış değil bir duruştur.

    merhabalar, 4 senedir vegan beslenen biri olarak veganlara sormak istiyorum: dışarı çıktığınızda ezdiğiniz böcekler hakkında ne düşünüyorsunuz? ya da gözle görülmeyen sinir sistemi bulunan canlılar hakkında? ya da aldığınız her kitabın kağıtları için kesilen ağaçların üzerindeki canlılar? ya da kağıdı bırakalım, aldığınız her domatesin dalındaki böcekleri ne yapacağız, nasıl bir işlemden geçtiğini takip ediyor musunuz? tahıllarda yanlışlıkla çıkan kurtçuklar hakkında, ya da yeşilliklerin üzerindekiler hakkında(bir süre veganlığı sürdürmüş herkes eminim buna şahit olmuştur, ne kadar dikkatli olursanız olun...) ne düşünüyorsunuz? eminim daha birçok sayılacak şey vardır ancak saymaya lüzum yok yalnız bir tanesi bile yeterli olmalı diye düşünüyorum.vicdani nedenlerle et yemeyi bırakmış biriyim, çelişiyor muyum? işime geldiği gibi davranıyorum basbayağı. yaşamak öldürmek mi demek? öldürmemek için intihar mı etmeli? iki yüzlü katil olmak göz göre göre katil olmaktan yeğ midir?

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk