cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

14 + 3 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • kapitalizm

    /
    2

    #6707 ." ekonomik faydayı konuşuyoruz burada" ifadesini gördüm de. yooo onu konuşmuyoruz.. o zat-ı şahanenizin kuruntusu.

    burada veganlığı ve kapitalizmin güya veganlığa açtığı alanı konuşuyoruz." neden almanya hindistan' düşünsün ki ?" diye sormak zaten veganizmi anlamayan bir bakışın verimsiz ifadesi olabilir en fazla. yani hayvanların hakları diyoruz? hayvan sömürüsü? hani bütün hayvanların yaşam hakkııı? hayvanları da mı vatandaşlığına göre değerlendiriyoruz asadsadasdas :))? belli ki epey uzak bir yerden veganlık anlamaya çalışılmış ama menzil yetmemiş.


    işte demem o ki eğer alanı ülke sınırlarıyla kısıtlamak gibi ilkel bir yaklaşımı benimsersek bunun sonucu doğal olarak milliyetçilik olacak ki dostum biz onu almayalım bence ya. milliyetçi vegan :))) ama kendi üstün milletinin koyunu için vegan ajajhahaa ... başka ilginç fikir var mı? sadece kendi ülkesinin lgbti komunitesi için savaşan queer. yok daha neler. cadı da yakalım mı? ayrıca başka ülkenin refahıyla ilgilenmeyen ülke oranın savaşıyla, kaynağıyla da epey ilgili oluyor. yaş yeter mi bilmem, körfez savaşı bunun hikayesidir (şok !!!). e dediğimiz bu? hintliyi sömüreyim ama sürünürse bana ne. ya gerçekten veganlık bu kadar 20.yy kaldırmaz. o veganlık değil. başka bir şey.


    stalin'e gelirsek. e dedik zaten onu. sscb ... değil mi? yazılanı okumama sinyallerini ben önceden aldım ama böylece teyit etmiş olduk. evet sosyalizm bir idealdir. eşitlik ilkesini benimsemeden gidilecek yol belli. abd'sinden avrupa'sına her ülke kendi sevimli diktatör adayını boşuna mı parlatıyor? resmen abc'sini öğretmek zorunda kaldım, hicap. kapitalizmi yaşamasak, bilmesek yutturacaklar.


    not: marijin dekkers'in şu andaki bayern ceo'su olduğunu iddia etmemiştim. ceo olduğu dönemdeki bir açıklamasına referans verdim ama işte okumak lazım yazılanı. google'a "bayer ceo'su" diye aratmadan önce yazdığımı bir okusaydın serin kafayla. ;) ben eksikliği gördüm ziyadesiyle. ama kapatırız, birlikte çalışarak. yardımı esirgemem.

    dersten alınan notun "argümantasyona" (!) dahil edildiğini de gördüm ya ne desem bilemedim :)) epic cringe.

    bir de kapitalizmin, sosyalizmin falan salt ekonomizme indirgenmesi öfff facepalm. protestan ahlakı falan diyeceğim, uzun mevzular. gerçi işte vülger marksistler de böyle. eleştirdiğine dönüşmek diyebilir miyiz? eksiği yok fazlası var. deriz.


    ya tamam. uzatmayayım, aynı "gerçek kapitalizm bu değil.rötuş gerek ekonomik modeli" gibi (böyle bir model var anladığım kadarıyla :) "komunist diktatörlüklere de rötuş yaparsın hatasını kapatırsın ekonomik modeli" uygularlar oradan da yaşasın hayvanların özgürlüğü. konıu kilit. benden bu kadar.

    az önce "The Social Dilemma" belgeselini izledim. belgesel sosyal medyanın toplumları nasıl kutuplaştırdığını, sosyal medyanın içinde yaşadığımız şu zırva post-truth çağında yalanı ne kadar çabuk yayıp gerçeğe nasıl önem vermediğini, devasa teknoloji/sosyal medya şirketlerinin daha fazla kar uğruna milyarlarca insanı nasıl manipüle ettiğini çok güzel anlatıyor. evet son cümlemden de anlayabileceğiniz gibi bunların hepsini daha fazla kar uğruna yapıyor bu şirketler. teknoloji/sosyal medya şirketlerinin iş modeli, çılgın bir hırsla daha fazla kar elde etmek üzerine kurulu bir iş modeli. algoritmalar da, tamamıyla yapay zeka kontrolünde karı nasıl maksimize ederiz üzerine işliyor. bir kere oluşturulmuşlar mühendisler ve yazılımcılar tarafından o kadar. geri kalanı algoritma "machine learning" ile hallediyor. evet aynen öyle düşündüğünüz gibi. her gün girdiğiniz instagram, facebook, google gibi devasa şirketlerin algoritmalarını insanlar kontrol etmiyor. yapay zekanın kontrolünde. tutucu ekonomik liberalizmin yani devletin piyasaya neredeyse hiç müdahale etmediği, devlet tarafından düzenlenmemiş kapitalizmin uzun vadede ne kadar yıkıcı sonuçları olduğunu gösteriyor belgesel amacı bu olmasa da. sadece piyasaya işi bırakırsan halin harap yani. hatta sonlara doğru Adam Smith'in "invisible hand'ine" bile bir eleştiri var üstü kapalı da olsa. unutmayın bu belgesel, regüle edilmemiş serbest piyasanın/kapitalizmin sadece bir alandaki zararlı etkisini gösteriyor. işin bir de doğa katliamı, hayvancılık endüstrisi mezalimi, küresel ısınma gibi çok daha ciddi boyutları var. belgeselin sonunda da çözüm olarak regülasyon, regülasyon, regülasyon diye bağırıyor sosyal medyayı bize anlatan silikon vadisi çalışanları. bu da beni ekonomiye en mantıklı yaklaşım olduğunu düşündüğüm ekonomik modele getiriyor: aykırı müdahaleci ekonomik liberalizm yani keynezyen kapitalizm. piyasaların üst otorite olan devlet tarafından gerekirse regüle edildiği, amerikan tipi kapitalizmin ortaya çıkardığı zararlı etkilerin devletin piyasaya gerektiğinde müdahalesiyle önlenebildiği ve serbest piyasanın yararlarından hala faydalanılmaya devam edildiği bir ekonomik model. model ülke de almanya.


    özet: amerikan tipi tutucu ekonomik liberal kapitalizmin ufak bir eleştirisi.


    not: bu kadar iyi bir belgesel beklemiyordum. imdb puanım: 9/10. değerlendirdiğim 165 belgesel/film arasından 14 tanesine 10 puan, 22 tanesine 9 puan vermişim. yani sizin anlayacağınız: belgeseli izleyin.

    tolstoy "Mezbahalar var oldukça savaşlar sürecektir." derken aslında kapitaliST DÜZENİN hayvan sömürüsüNE dem vurmuş! KAPİTALİZM'İN VEGANLARI İÇİNE ÇEKME ÇABASI DA AYRI BİR KONUDUR. halA birçok hayvan dostumuz mezbahalarda korkunç bir şekilde acı içinde katlediliyor. VEGANLAR OLARAK ETİK BİR DURUŞ SERGİLEMELİ, KAPİTALİZM'E KARŞI HAYVAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DAİMA SAVUNMALIYIZ.
    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk