antinatalizmi insan merkezci yaklaşımdan çıkarıp diğer türler için genişletmek bence zor değil. kendi çıkarlarımıza göre evrilttiğimiz bağımlı hayvanların kurtulması bir nevi.
Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.
antinatalizmi insan merkezci yaklaşımdan çıkarıp diğer türler için genişletmek bence zor değil. kendi çıkarlarımıza göre evrilttiğimiz bağımlı hayvanların kurtulması bir nevi.
hayvanlarin hayatlarina kisirlastirma, eve hapsetme, ne yiyeceklerine, ne zaman disari cikacaklarina karar verme gibi mudahelelere karsi olmama ragmen bir yanim malesef kisirlastirmayi savunuyor. evcillestirdigimiz hayvanlar besin zinciri disinda oldugu icin bir sekilde bizim mudahele etmemiz gerekiyor bir yerde. bu konular iki ucu b*klu degnek. yapilsa sorun yapilmasa sorun.
Hayvanların 'dur biraz çiftleşeyim de ailem olsun' bilinciyle veya herhangi bir bilinçle değil vücudunun salgıladığı hormonlar sayesinde çiftleşip çoğalmak istemesine insan tarafından müdahale edilmesidir.
Annelik, babalık, abilik, ablalık, amcalık veya yenge, endişelik gibi bir kavram olmadığından çiftleşmek tamamen hormonsal bir ihtiyaçtır ve günümüz şehirlerinde bir kedi veya köpegin ( bu ikisi olarak söylüyorum en yaygın evcil hayvan olarak) normal bir köy/kırsal alanda karşılaşmayacağı kadar karşı cinsiyle karşılaşacağını, doğal ortamlarında yılda en fazla 1 kez gebe kalacakken şehirlerde yılda 4 ve daha fazla sayıda gebe kalacağını dikkate alırsak, şehir içinde kısırlaştırmak demek hayvanın, koşması, oynaması, sevilmesi, sevinmesi anlamına geliyor. Aksi durumda yıl boyunca yavrularını korumak ve diger karşı cinlerden kendini korumakla geçen korku dolu bir ömür geçiriyor. O korkunç hayatı veren de bizleriz zaten...
hAYVAN BARINAKLARINA GİDEN BİLİR Kİ; dÜNYA ÜZERİNDE DAHA FAZLA ACI ÇEKECEK KÖPEĞE,KEDİYE GEREK YOK.
KISIRLAŞTIRMA MUHAKKAK GEREKLİDİR.
AYRICA BİLİMSEL ÇALIŞMALAR GÖSTERMİŞTİR Kİ EVCİL HAYVANLARDA KISIRLAŞTIRMA DİŞİLERDE MEME KANSERİNİ, ERKEKLERDE PROSTAT KANSERİ RİSKİNİ CİDDİ ORANDA DÜŞÜRÜYOR. EVCİL HAYVANINIZI KISIRLAŞTIRARAK DOSTUNUZUN SAĞLIĞINI KORURSUNUZ; VETERİNER KLİNİĞİNE YOLUNUZ DAHA AZ DÜŞER, CEBİNİZİ KORURSUNUZ VE BÜYÜK İHTİMALLE AZAP ÇEKECEK YENİ HAYVANLAR DOĞMASINA MAHAL VERMEMİŞ OLURSUNUZ.
Bunun bilimselliğini veya hayvan sağlığı açısını net olarak değerlendiremem ancak kedimi birilerinin mutlaka yapmalısın sözleriyle kısırlaştırdım ve oldukça pişmanım. O aktif kedi göbeklendi yahu göbeklendi! ne tür mama ne tarz aktivite yaptırsanda göbeklendi ve galiba diyabet oldu. akşamları göz bebekleri büyüyor ve olduğu yerde duruyor. ne hareketi kaldı ne de sesi. Varsa bir bilen akıl versin ben büyük bir hata yapmış gibi hissediyorum
kısırlaştırma sonrasi kilo alımı beklenen birşey. Kediler kısırlastırılmasalar da bir yaşından sonra durulmaya başlarlar. Onlarca kedi baktım ve hemen hepsini kısırlaştırdım. Sizde ki kadar işlem sonrası belirgin bir mizaç değişikliği olmadı hiç. Kedinizin Ya başka bir sorunu var ya da kızgınlık donemi gibi en hareketli en gürültülü dönemlerinin hemen arkasindan yaptırdınız o yüzden fark çok dikkat çekici olmuş olabilir.
Herkesin ahlaki değerler çerçevesinde baska yönlere çekip yorumlayabileceği bir mesele
iki dişi bir erkek yetişkin kedim var. Doğada kosup oynamalarını, açlık, barınma, güvenlik gibi dertleri olmadan çiftleşip çoğalıp kırlarda ailece koşabilecekleri bir dünya hayal ediyorum. Ama yok öyle bir dünya.
eğer kısırlaştırmasam sokağa bırakıp kızgınlığını yaşamasına müsaade etmem gerek. O zaman da ya dışarıdan mikrop kapıp belki ölecek ya da hamile bıraktığı hayvan düzenli yemek bulamadığı için belki doğruamadan ölecek. Bir canlının canına kıymaktan öte doğmamış bebeklerini de öldürmüş olacağız.
Hadi bir şekilde doğdu. O annenin hayatta kalabileceğine garanti yok, bebekler daha sütten kesilmeden annesiz kalacak.
3 yıldır kedi bakan biri olarak yaşadığım deneyimlerden söylüyorum. Bu canlılar insan ırkının keyfine bu kadar çoğaldı. Doğada hayatta kalabilecekleri kaynaklardan çok daha fazlalar. Bunun kontrolünü onların sağlığı için tutmayı ben doğru buluyorum.