Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.
selamlar hergün patates kızartması yiyen tombik veganlar
veganlık diyet değil!!!!
mezbahalardaki çığlıkları duymak istemeyenlerin, veganlığı bir trend havasında yaşıyorcasına yayması ve bu yaymanın verdiği gaz ile bu günde diyetimizi tamamladıkçıların oluşturdukları ortak akımın sandığı durum.
insanın aslında "ben veganım" derken kastettiği şeyin, sadece "ben vegan besleniyorum" olarak anlaşılmasını sağlayan durum. özellikle artık vegan olduğunu belirten kişilerin bir kısmı için, "veganım" demek yeterli hissettirmiyor nedense, daha bütünsel, daha kapsamlı hissettirecek şekilde "vegan yaşıyorum" örneği gibi anlamı destekleme ihtiyacı duyabiliyorlar. kimisi ise veganlığı komple hayatının merkezine almayı hedeflemediği için sadece işin beslenme boyutunda bilinçli davrandığı, davranabildiği için, veganlığı hayatının her kısmına yaymış kişilere belki de "haksızlık yapmamak adına" sadece "vegan besleniyorum" diyebiliyor.
nihayetinde kişilerin bireysel algı ve yaklaşımı, komple bir yanlış anlaşılmaya neden olabiliyor çünkü çoğu insanın hayatında 1 ya da 2 vegan var. kalkıp "5'i sadece beslenme olarak, 20'si tamamen hayat felsefesi olarak uyguluyor" benzerinden bir gözlem ya da çıkarım yapabilecekleri bir çevre, mevcut şartlar ve vegan popülasyonunu göz önünde bulundurursak çok mümkün olmadığı için, bildiği ve gördüğü 1-2 örnek üzerinden tümde yanlış bir sonuca ulaşarak, genelleme yapabiliyor.
bir de olayın, vegan kişiden durumu öğrenip tecrübe eden kişinin algısı ve perspektifi var. mesela save ralph örneğinden sonra etrafımda veganlık konuştuğum bir çok vegan olmayan kişi, "aa bu olayın bu boyutu da varmış, siz hep yemekten bahsediyorsunuz" benzeri cümleler kurdu. halbuki, ben ve çoğu vegan birey, eminim ki beslenmeden ziyade, bu dünyada var olma hakkı ve yaşam hakkından bahseder çoğunlukla. daha genel ve kapsayıcı bir dille içten içe veganlığın sadece beslenme olmadığını karşı tarafa hissettirmeyi hepimiz deniyor, istiyoruz. ancak karşıdaki kişiler durumu sadece beslenme perspektifinden gördüğü için, karşılarında diyalog değil de, daha rahat empati kurabilecekleri bir video anlatı gördüklerinde bu şaşkınlığı yaşadılar.
veganlığı, hayvanların sömürülmesinin karşısında konumlanan bir eylem-söylem birliği olarak tanımlarsak,
aslında vegan terimi, tüm dünyayı kapsayan bir özgürlük düşüncesini direkt olarak içermez. hissini içerdiği kesin ama vegan kelimesinin çizdiği bir sınır var burada;
veg, yani bitki, vegan yani bitkicil gibi bir şey. kelimeyi çok sevmiş olsam da, içine sığmayıp taşıyorum şahsen. :)
doğaya tam bir saygı ve minnet duyma sürecinde atılmış bir adım vegan olmak. uyanışımızda bir aşama.
bütüncül bir bakışla, aslında bu çoklu bir rewiring* süreci. <3
* rewiring : tekrar bağlamak
örn. tabağa takılı kabloyu mutlu çayırlarda özgürce otlayan inek reklamından çıkarıp, katledilmiş bir canlının gerçekliğine bağlamak.
veganlıgımın ılk zamanlarında yemek yapmayı bılmedıgımden kızartma patates yıyordum sadce kılo almıstım veganlar saglıklı olcak diye bi kaide yokki aptal yobazlar
Aynen, hatta her gün 1kibrit kutusu büyüklüğünde tofu tüketiyoruz (!)
Batıda da bizi hala develerle seyahat ediyoruz sananlar var.İnsan ilgilenmediği şeyi araştırmaz.
İnsanların öğrenmesini beklemek yerine biz kendimizi anlatabiliriz belki.
Biraz hatayı kendimizde mi arasak acaba?
halen veganlığı bir diyet sanan zihniyetli insan topluluğuna sahibiz.