veganlığa büyük zarar veren durum. fakat ben sonuna kadar katıldığım hak mücadelesinin kesişimselliğinden değil, veganlığın çok sıradışı, zor ve "zengin işi" algısının oluşturulmasından ve beslenmesinden bahsediyorum. navegan insanlara veganım diyince "oha ne yiyorsun?" diye sormalarındaki temel sebep veganlığın basit, erişilebilir ve elimizin altında olan ürünlerle sürdürülebilir bir olgu değil de sadece yüksek varlıklı kesim tarafından tercih edilen bir diyet şekli gibi algılanması.
veganlığın çok basit bir dille aktarılmasından yanayım. insanlar bunu boynumuzda taşıdığımız bir kolye gibi değil, bir hak mücadelesi olarak algılamalı. bunu sağlayacak olan da biziz. her gün kahvaltıda avokado yiyormuşuz gibi değil gerekirse en basitinden; kuru fasulye-pilavdan, kısırdan, dolmadan, sarmadan, mercimek çorbasından, bulgur pilavından, bezelye, nohut, patates yemeklerinden vegan tarif dolu ve marjinal olmayan yerli mutfağımızdan başlayabiliriz anlatmaya.
evinize navegan misafirlerinizi çağırın ve sofrayı vegan yerli yemeklerle donatın. hem şaşıracak hem de daha kolay içselleştirecekler. bu coğrafyada veganlığın daha iyi anlaşılabilmesi ve yayılması için bu tarz adımlara ihtiyaç var gibi geliyor bana.