başlık sahibi yazara bu noktada hak veriyorum. odak noktası insan olan, "intersectionality" yani kesişimsellik kümesini benimseyen çeşitli sosyal hareketlerin veya ideolojilerin bu noktada hayvan zulmüne de karşı çıkması mantıklı. sen gidip bir feministe, bir lgbt bireye ya da bir solcuya her noktada zulme karşıysan hayvan zulmüne de karşı çıkman gerekir diyebilirsin.
fakat eğer bu "intersectionality" yani kesişimsellik kümesi veganlığa da uygulanmaya çalışılırsa buna sonuna kadar karşı çıkarım. sen eğer gelip de bir vegana eğer vegansan feminist, solcu olman gerekir diyorsan veganlığın ne olduğunu anlamamış dümdüz bir gerizekalısın demektir. bunu diyen her vegan, veganlığın tanımını dahi bilmeyen zırcahil bir morondur. "vgnsn slcu ve fmnst de olmn grkr tmm mı .s.s çnkü intrsctnlty .s.s" tayfası değil daha onların babaları portakalda vitaminken daha 2. dünya savaşı devam ederken kurulan dünya'nın ilk vegan derneği bakın veganlığı nasıl tanımlıyor. önce tanımı verdim çünkü ""vgnsn slcu ve fmnst de olmn grkr tmm mı .s.s" diyen moron sürüsünün önce veganlığın tanımını öğrenmesi gerekiyor. veganlık, odak noktası insan olmayan hayvanlar olan ahlaki ve etik bir duruştur. veganlığın amacı sadece ve sadece insan olmayan hayvanlara uygulanan zulmün bitmesidir. insanlara uygulanan zulümle ilgilenmez. ha sen bir vegan olarak insanlara uygulanan zulmün yanlış olduğunu da söyleyebilirsin, ki ben de bunu söylüyorum zaten. fakat gelip de veganlıktan, insanların sorunlarıyla da ilgilenmesini beklersen et yiyenlerle nasıl mücadele ediyorsam aynı şekilde senin gibi bir gerizekalıyla da mücadele ederim. vegan olman umrumda değil. önce veganlığın ne olduğunu doğru anlayacaksın. bazı moronların kendi ideolojilerinin veya sosyal hareketlerinin reklamını yapabileceği bir şey değil veganlık.
şöyle moron bir vegan olmayın:
böyle veganlığın ne olduğunu anlayabilen akıllı veganlardan olun:
edit: (bkz:feminizm ve solcuğu veganlıkla yan yana koymak) alın okuyun da bilgilenin.

