cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

19 + 14 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • veganların evcil hayvan/sokak hayvanı beslemesi

    Atalarımız bu hayvanları doğalarından kopardığı ve bize bağımlı hale getirdiği için büyük bir sorumlulukla sokak canlılarını besliyorum.


    Sokakdan edindiğin 4 canlıyı da evimde besliyorum. Vegan beslemesem de Kendimce bu beslemeyi olabildiğince etik tutumumu uygun şartlarda yapmaya çalışıyorum.


    Vegan olmayı düşünen kafasında soru işaretleri olan insanlar için de bu konunun vegan olmalarının önünde büyük bir engel olduğunu biliyorum. "kedim, köpeğim için zaten bu sömürünün bir parçası olacaksam kendim için de birşeylerden vazgeçmeme gerek yok" gibi bir düşünceyle veganlığın doğaya uygun olmadığına kendilerini ikna etmeye çalışıyorlar.


    Tamamen etobur beslenme şartlarına uygun canlılarla bizim gibi etsiz de sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürebilecek canlıları kıyaslamasak mı? Birşeyleri bu kadar zorlaştırmasak mı?


    şahsi fikir kısmına katılıyorum. lakin orada da şöyle bir durum var, nihayetinde binlerce yıl önce evcilleştirilmiş ya da insan ortamında yaşamaya alışmış canlar bu köpekcikler ve avlanma yetileri körelmiş, aynı durum kediler için de geçerli ve yunus parklarından kurtulan yunuslarda bile canlı balık yakalayabilme, yiyebilme rehabilitasyonları 1,5-2 yıl civarı bir zaman alıyorken bu kadar köpekcik ve kedicik nasıl rehabilite edilecek de tekrardan doğaya bırakılabilecek?


    kaldı ki ortada bir doğa bırakmadık orası işin ayrı bir açısı, "ne yapacak bu çocuklar tarıma mı başlayacaklar kendi kendilerine?" sorusu ve senin cevabını aradığın bu sorular benim de kendimce cevabını veremediğim bir şekilde kafamın içinde döner durur.

    vegan olmasaydim bir vegan ile tartismak istedigim ilk konu olurdu. etiksel bir sorundur.


    yolda giderken bir kopek surusune rastladiginizi ve cevrenizde sadece kasap dukkani oldugunu farzedelim.

    eger kopekler acliktan olmek uzere ise kasaptan et alip besler misiniz?


    Not:

    - kasaptan et aldigimiz takdirde 1 koyunun olumune sebep olup 1 koyuna karsi 4-5 kopegin bir hafta daha yasamasina sebeb olabiliriz, fakat kopekler 1 hafta daha yasayacagi icin 1 hafta sonra belki baska birisi tekrar et ile beslediginde dolayli olarak bir koyunun daha olumune sebep olmus olacagiz. KOPEKLER OLENE KADAR BU ZINCIR BU SEKILDE DEVAM EDECEK.

    - ET ALMADIGIMIZ TAKDIRDE 4-5 KOPEGIN OLUMUNE dolayli(oradan gecmeseydik haberimiz olmayacakti) olarak SEBEP OLUP HICBIR KOYUNUN OLUMUNE SEBEP OLMAYACAGIZ.


    sahsi fikrim;

    hicbirseye mudahale etmeden, herseyi akisina birakip oradan gecerdim. bu gibi durumlarda besin zincirinin en altindaki ve durumlari cok zorda olan koyun,inek,tavuk,domuz gibi hayvanlari kopek,kedi vs hayvanlara gore biraz daha ayricalikli tutmaliyiz diye dusunuyorum(ulkeden ulkeye degisebilir tabi).


    alternatif soru: kopekler yerine acliktan olmek uzere olan insanlar ile karsilassaydiniz cevabiniz degisir miydi?


    doğası gereği et yemek zorunda olan hayvanları beslemek vegan değildir.


    endustrinin yeni zulüm kapısı hayvan mamaları. bize yediremedikleri ölümü elimizle hayvanlara yedirtiyorlar. ekledikleri envai çeşit maddeye girmiyorum bile. (talaş ana madde, öyle diyeyim. gerisi de artığın atığının peynir altı suyu tozu esansı.)


    1990'a kadar bütün ev hayvanları evde ne yeniyorsa onu paylaşıyordu. buna et artıkları da dahil. 20 sene önce kedinin, köpeğin hasta olduğunu duysam gülerdim. Simdi bütün hayvanlar kanser oluyor, tümörleri var, kedi aidsi bile var. bizim gibi oldu onlar da.


    Vegan bir insan hayvan sahibi olmaz, hayvanla kader ortaklığı yaşar. İçi burularak mama alır belki. ama bu durumun karşı durduğu sömürü sistemini beslemekte olduğunu bilir aslında.


    hayvan beslemek vegan değildir diyene,


    hayvan beslemek için kedi-köpek maması alınmasına gerek yok, bu tarz mamaların vegan olanlarıda mevcut, hem aynı zamanla patates kızartması, mısır, hamur işleri vb tatlılar gibi bi çok şeyide yerler. Hayvanlara ilgi duyan, onları besleyen, seven ve korumaya çalışmak herşeyden çok insanlıktır...


    vegan bir insan hayvan sahibi olur, milletin ne yaptıgına ve kafasını karıştırmayın, vegan olmak demek sadece hayvansal ürün tüketmemek değil, hayvan haklarını savunmak, çevresinde elinden gelebildiğince hayvanlara yardım etmektir.

    yazdığın bir şey hariç hepsine katılıyorum. "vegan bir insan hayvan sahibi olur" kısmında sorun yaşıyorum, hayvanlara sahip olmak veganlığın en başta karşı çıktığı bir tavır gibi geliyor bana. insanın başka canlılar üzerinde hak ve sahiplik kibrini göstermesi veganlıkla aşılacağını düşündüğümüz tüm sorunların başlangıcı çünkü.
    Dünya tatlısı bir köpeğim var, 2 gözü de görmüyor, bana gerçekten ihtiyacı olduğunun farkındayım. Bırakın vegan mamaları, kuru mama bile yemiyor. Aynı zamanda köpeğin bir sağlıklı beslenme düzeni var ve bu düzene hayvansal ürünler ve hayvan etleri de dahil. Markete gittiğimde sadece onun için hayvansal ürün tedarik edip onları hazırlıyorum. Aslında derinden bir soruyla karşı karşıya bırakıyor beni. Her aldığım üründen sonra vicdan azabı yaratmakla beraber Şirinimin onları yemesi de mutlu olmamı sağlıyor. Kendimi sorgulama ve eleştirme nedenlerimin başında da bu konu geliyor.

    bir insan olarak kendi irademle, kendi beslenme tarzımA KARAR VEREBİLİRİM AMA BİR HAYVANIN BESLENME TARZINA ASLA MÜDAHELE EDEMEM. BU BENİM HADDİM DEĞİLDİr diye düşünüyorum. ben "hayvanlar benim için yaratılmadı, onları sömüremem" düşüncesi ile vegan olmuşken başka bir hayvanın sağlığını gözardı ederek onun beslenme tarzına müdahele edemem. KÖPEKLER HEPÇİL, KEDİLER İSE TAM ETÇİL CANLILARDIR. BU YÜZDEN SOKAKTAKİ HAYVANLARI DA BESLERKEN ONLARIN SAĞLIĞINI GÖZETEREK mama seçimi yapıyorum.

    çantamda da her zaman minikler için mama taşıyorum :)

    sokak hayvanlarının yuvalarını ellerinden aldığımız, onlara doğal bir ortam bırakmadığımız içinde onların beslenmesi, bakımı, sağlığı boynumuzun borcu, sorumluluğumuz olmalı diye düşünüyorum.

    Etçil ya da hepçil sokak hayvanlarının vegan bir dünyada ne olacağına dair öngörü biraz et endüstrisinin nasıl sonlacağına dair düşüncelere benziyor. Biz sömürü endüstrisini desteklemeyi bıraktıktan sonra, endüstri kapanmadan önce hayvanları öldürmeye devam edecek, aynı şekilde sokak hayvanları da avlanma kapasitelerine göre popülasyonlarını dengeleyecekler. Kendi deneyimime göre kediler mutlaka yiyecek bir şey buluyorlar, köpekler de çöpleri karıştırıyor, artıklarla besleniyor. Sorun şu ki biz onları sömürü endüstrisinin ürünleriyle besledikçe kendilerini beslemeyi öğrenmek yerine mamalara bağımlılık geliştiriyorlar. Hayvanlara mama vererek iyi bir şey yaptığımızı düşünüyoruz fakat bunu sürdürülebilir ve sömürüsüz bir şekilde gerçekleştiremiyorsak yaptığımız, bir nevi ego tatmini olmanın ötesine geçemiyor. Vicdani yükten kurtulmak ve bu dünyayı zulümden arındırmak istiyorsak ilk adım olarak sömürüden desteğimizi tamamıyla çekmeliyiz. Bunun yolu da vegan olmaktan geçiyor.

    Sokak hayvanları insan eliyle evcilleştirilerek ortaya çıkarılmış türlerdir. bizim sokak kedisi dediğimiz tür american domestic home cat diye adlandırılır ve aslında ev kedisidir. bu hayvanların sokakta olmalarının sebebi biz insanlar tarafından üretilip çoğaltılıp sonra da sokağa bıraklımasından kaynaklanıyor.


    bu hayvanları beslemeyelim demek kadar saçma bir söylem olamaz. çünkü beslenmeyince ölürler. sadece beslemek de yetmez beslenince de ölürler evde bakılmadıkları sürece. Bir sokak kedisini yavruluğundan itibaren evde beslerseniz ortalama ömrü 12-13 senedir. sokakta yaşayanların ortalama ömrü 2-3 senedir. her gün corona, fip, kedi nezlesi, kanlı ishal gibi çeşit çeşit hastalıkla mücadele ederler.


    tüm bunları bilip de bu canları beslememek ve ölüme terketmek nasıl veganlık olarak adlandırılabilir anlamış değilim.


    bunun dışında kediler etcildir vegan börek yemezler.

    ''hayvan severlerin en büyük çelişkisi, derin sevgi ve şefkat hissettikleri insan olmayan arkadaşlarıyla hayatlarını paylaşırken diğer insan dışındaki hayvanların (idh) ölümüne ve acısına katkıda bulunmalarıdır. bunun nedeni, köpeklerin ve kedilerin tipik olarak büyük miktarlarda idh eti ile beslenmesidir. bu etler, doğal olarak ölüme ve acıya neden olan uygulamaların ürünüdür. paradoksal olsa da, bu insanların idh ölümünü ve acısına olan desteklerini sona erdirmek için yapabilecekleri en iyi şey, hayvan sever olmayı bırakmak olabilir. bu kulağa çok tuhaf geliyor ve gerçekten de öyle.''josh milburnlink

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk