Devamı...
4. Kesişimsellik Tüm Ezilen Grupları İçermelidir
Herhangi bir yerde, “hayvanlar bile kadınlardan daha iyi muamele görüyor!” diyen bir feminist yorum görme olasılığı yok denecek kadar azdır. İnsan olmayan hayvanlara yönelik olarak “dil”, belirli bedenlerin diğerlerinden daha değerli olduğunu öne süren ve ardından belirli grupların kötü durumunun diğerlerinden daha önemli veya anlamlı olduğunu öne süren ahlaki bir hiyerarşiyi sürekli olarak kullanır. Benzer bir tutum, bir grubun hak mücadelesinin, diğer bir grubun hak mücadelesinden önce dikkat çekmesi gerektiği veya her iki grubun da benzer baskı alanlarına sahip olması durumuna rağmen, bir grubun diğerinden daha iyi muameleyi hak ettiği varsayımıyla da söylemlere yansıyabilir. Bunun net bir örneği, radikal feminizmin, trans halkı, baskıyı kendileriyle aynı şekilde deneyimlediklerine inanmadıkları düşüncesiyle dışlamalarında da görülür. (trans-exclusionary radical feminism [TERF]) Ya da, beyaz olmayan kadınlar, ırksallaştırılmış toplumsal cinsiyet baskısı altında olmasına rağmen, “toplumsal cinsiyet” baskısını daha acil bir mesele olarak gören ve ırkçılığın feminist gündemlerinde önemli olmadığını düşünen bazı beyaz feministlerin de yaklaşımları buna benzerdir. Kesişimsellik, bu tür tutumlarla başa çıkmaya yardımcı olan teorik bir gelişmedir. …… hayvanlar, beyaz olmayan insanlar, kadınlar, engelliler, LGBTQIA+ toplulukları, vs. oldukça kötü durumdadır. Her grubun durumunu, ne kadar kötü durumda olduklarına göre “sıralamaya” çalışmak ya da tüm dikkatleri bir grubun hak mücadelesine vermek gerektiğini varsaymak doğru olmayacaktır. Tüm bu baskı alanları, aynı sistematik kötülüğün yan ürünleridir -beyaz üstünlükçü ataerkilliğin oluşturduğu bir kötülük- . Bu gruplardan birine, diğerlerinden daha iyi davranılması, önemsenmesi gerektiğini deklare etmek, bu baskıların iç içe geçme ve hatta birbirlerine bağımlı olma biçimlerini de tamamen göz ardı etmek olur.
5. Toplum Hayvanlar Hakkında da Yalanlar Üretir
kültürel senaryolar, sorunlu davranışları doğallaştırmak için de kullanılır. Bu Senaryolar, insan olmayan hayvanlara işkence edildiği, katledildiği, tecavüze uğradığı, böylece tat bağımlılığını tatmin etmek için kullanıldığı gerçekliğiyle uyuşmaz. Şiddete karşı ilgisizlik herhangi bir sosyal adalet hareketinde asla teşvik edilmemelidir. Kültürel senaryolar mitleri ve gelenekleri sürdürür. Bunlar, sorunlu davranışlarda bireyin kendisini rahat hissetmesini sağlar. Yapma gücüne sahip olduğu seçimler için sorumluluğu başka yöne yönlendirmesine izin verir.
Not: Rafe rocks -tecavüz askısı- Hayvanlara “suni tohumlama” yoluyla tecavüz edilebilmesini sağlamak için kullanılan hareket imkânlarını kısıtlayan, dar, oluk benzeri bir aygıttır. Endüstrinin “suni tohumlama” olarak adlandırdığı yapay yolla gebe bırakma işlemi tecavüz askısı aracılığıyla gerçekleştirilir. Suni tohumlama sırasında, insan çalışan (işçi), bir kolunu hareket etmesi engellenmiş ineğin rektumuna sokar, diğer koluyla ucunda boğadan zorla çalınmış sperm* bulunan metal bir çubuğu ineğin vajinasından rahim girişine ulaşana kadar iter. Rektumdaki koluyla bastırarak döllenmenin gerçekleşmesini sağlar. Bu eylem, özgürlüğün kısıtlanması, beden bütünlüğünün ihlali, bedenine ve cinselliğine müdahale edilerek hamileliğe zorlanan ineğin cinsel istismarıdır, adı üzerinde tecavüzdür. sürekli hamile bırakılan ve süt sağma makinelerine bağlı yaşatılan ineklerin istismardan kaynaklı yaşam süreleri -insan müdahalesi olmayanlara oranla- yarı yarıya kısalmaktadır. Artık sömürülemeyecek hale geldiklerinde ise, başka bir sömürü merkezine, mezbahaya yollanmaktadırlar. Dünyada ve Türkiye’de sadece endüstride değil, köylerde de suni tohumlama yöntemi uygulanmaktadır.*sperm üretimi: Özel olarak seçilmiş boğaların “elektro-ejekülasyon” yöntemiyle, rektumlarına elektrik akımı verilerek boşalmaları sağlanır. sivilsayfalar.org’tan alıntı