cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

19 + 10 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • sizi vegan yapan kişiler

    kendi kendime oldum. etin tadını çok sevmeme rağmen liseden beri içimde bi huzursuzluk vardı. özellikle hayvan endüstrisi çok rahatsız ediyordu beni ama gerçeği görmekten korktuğum ve konfor alanımdan uzaklaşmak istemediğim için ayrıntılı araştırmıyordum. sonra bi gün gary yourofsky konuşmasını izledim ve beynimden vurulmuşa döndüm resmen. ardından earthlings, forks over knives, cowspiracy falan derken resmen nefret ettim kendimden. o gün vegan olmaya karar verdim. geçiş-alışma sürecinde ara ara hayvansal şeyler yediğim oldu 2-3 kere ama her seferinde pişman oldum yine.
    bi yıldır hayvansal hiç bi şey yemedim, bundan sonra da yemeyeceğim kesinlikle. her türlü alışma sorunumu hallettim, kendi yemeğimi her gün kendim yapıyorum artık resmen aşçı oldum.
    ben de sanırım kendi kendime oldum. 2 sene önce bir arkadaşım sayesinde vejetaryen olduğumda veganlığı asla düşünmeyeceğimi her fırsatta kendime hatırlatıyordum. 7 ay önce bu şekilde devam etmek istemediğimi fark ettim ve vegan oldum. her şey bir anda mükemmel olmadı tabi, yeme içme kısmı en kolay kısım. hayatımızın her yerinde sömürü var ve her geçen gün bunu öğreniyor ve hayatımı değiştiriyorum.
    Karmen memati ve cambaz kişileri.
    Evlatlarım.
    Kedilerim.
    Yavrularım.
    Birini severken ötekini yemenin hayvan severlik değil hayvan seçerlik olduğunu bana gösteren minik patili ciğer parelerim.
    minik bir kümesin içinde yemlerini yiyen tavukların biraz ötesinde sakat kalmış bir kedi gördüğüm an kendimle ve düzenle yüzleşmiştim. bir yandan sırf insanları besleyecek diye bencilce beslenen ve güya barınak verilen tavuklar diğer yanda insanlara besin olarak fayda sağlamadığı için kimsenin umrunda olmadığı iki arka bacağı tutmayan aç, evsiz ve sürünen o canım kedi...

    o bahtsız tavuklar ve kedi beni vegan yaptı.

    edit: imla

    tam 3 yıldır veganım ve vegan olmamda 2019 vegan kış kampına katılmamın büyük katkısı oldu (benim için efsane bir kamptı). elbette ondan haftalar öncesinde bulunduğum şehirdeki vegan inisiyatifteki arkadaşların da etkisi vardı. AMA ondan da önce, aylarca ve belki de yıllarca önce, ZATEN KENDİ KENDİME HAYVAN ÖZGÜRLÜĞÜ, HAYVANLARIN ÇEKTİKLERİ ACILAR YA DA SAHİP OLDUKLARI BİLİNÇ DURUMLARI GİBİ ŞEYLER ÜZERİNE KAFA YORUYORDUM. NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ KAHROLASI Bİr HAYVAN LAboratuvarında çalışıyordum. yıllarca hayvanların nasıl tutsak edildiklerine, nasıl işkence gördüklerine ve öldürüldüklerine şahit olduğum gibi bunların da failiydim. o zamaNLARI Yaptığımız deneyleri eleştirenlere verdiğim cevapları düşününce nasıl da 'klişeleşmiş' argümanlara saplanıp kaldığıma şaşıyorum. akıl tutulması gibiydi. laboratuvarda zaten kendimi bir nazi gibi hissediyordum, verilen emirler (yani uygulANMASI GEREKEN PROSEDÜR) NEYSE ONU YAPIYOR VE YAPTIRIYORDUK. 'KÖTÜLÜĞÜN SIRADANLIĞI!' BU BİLİŞSEL ÇELİŞKİDEN KURTULMAK İÇİN YA VEGAN OLACAKTIM YA DA KÖTÜ BİRİ OLDUĞUMU KABUL EDİP ÖYLECE DEVAM EDECEKTİM. BU SÜREÇ YILLAR SÜRDÜ AMA DEDİĞİM GİBİ İNİSİYATİFLERİN VE ÖZELLİKLE DE KAMPIN HIZLANDIRICI BİR ETKİSİ OLDU.


    bu vesileyle şunu da söyleyeyim, laboratuvarda çalışırken eğer bir küp eylemiyle kARŞILAŞMIŞ OLSAYDIM SANIRIM BENİ PEK ETKİLEMEYECEKTİ. ÇÜNKÜ ZATEN BİLİYORDUM VE HATTA ORALARDA NELER OLDUĞUNU HERKESTEN DAHA İYİ BİLİYORDUM; BİZZAT FAİLDİM BEN. BENİ İKNA EDEN ŞEY O YAŞADIĞIM BİLİŞSEL ÇELİŞKİDEN KURTULMAMI SAĞLAYACAK ARGÜMANLARDI. ETİK VURGUYA İLİŞKİN ARGÜMALARA KARŞI KOYMAMIN BİR YOLU YOKTU ÇÜNKÜ. DEDİĞİM GİBİ ÖNÜMDE İKİ SEÇENEK VARDI: YA KÖTÜ BİRİ OLDUĞUMU KABUL EDECEK VE YAPTIĞIM KÖTÜLÜKLERİ SIRADANLAŞTIRACAKTIM YA DA VEGAN OLACAKTIM. ORTASI YOKTU. ÇİĞ ET YEMİŞ BİRİYKEN, HAYVAN POSTU ELBİSELER GİYERKEN, LABORATUVARDA HAYVANLARIN BEYİNLERİNİ SAKATLARKEN (OFFFFF) DİREKT VEGAN OLDUM. VEGAN OLMAK NEYİ GEREKTİRİYORSA HEMEN O TUTUMU BENİMSEDİM.


    MAALESEF UZUN SÜREDİR AKTİVİZMDEN UZAĞIM (PANDEMİNİN DE ETKİSİ VAR TABİ). AKTİVİZM OLMADAN VEGANLIK DA OLAMAZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM (DİĞERLERİ HALA HAYVANLARIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ YOK EDERKEN BEN VEGAn olmuşum, ne yazar. İNSANLARI ikna edebilmeliyim Kİ vegaNlar çoĞALSIN, BİR GÜÇ OLSUN, BİR CEPHE OLSUN; HAYVAN SÖMÜRÜSÜNE KARŞI mücadele etmeliyim ki HAYVANLAR KURTULSUN - EN AZINDAN KURTARABİLDİKLERİMİZ). BU Durumda SADECE BELKİ VEGANIM AMA VEGAN AKTİVİST DEĞİLİM. YA DA BELKİ DE VEGAN AKTİVİST DEĞİLSENİZ VEGAN DA DEĞİLSİNİZ. KENDİNE VEGAN GİBİ BİR ŞEY OLUYOR BU. HER NEYSE.


    HER NE KADAR İLK BAŞLARDA GÜZEL AKTİVİZMLER YAPMIŞ OLSAK DA GÖRDÜĞÜM BİR ŞEY VAR Kİ, tÜRKİYE'DE GERÇEKTEN DE BİR HAYVan özgürlüğü hareketi yok. vegan topluluklar var belki, ama örgütlü hayvan özgürlüğü aktivistleri yok. bireysel çaba gösterenler var, ama ona da örgütlülük diyemeyiz herhalde. not: avrupa'da bile veganlar maalesef küçük bir gurup ve orada kökleri on yıllar evveline dayanan örgütlü gruplar olsa da takip ettiğim kadarıyla cepheyi fazla genişletemiyorlar. vegan ürünler (örneğin almanya'da) çok satıyor belki ama alanların çoğu sağlıklarını düşünen bitkisel temelli beslenenler.


    umuyorum kısa sürede hızlı ilerlemeler sağlanabilir. 'aşağıdan-yukarıya' müdahalelerle (insanlarI veganlığA İKNA EDEREK) HAYVANSAL ÜRÜNLERE OLAN Talebi azaltmak her ne kadar iyi bir yöntemse de çok yavaş ilerleyen bir yöntemdir de. 'yukarıdan-aşağıya' müdahaleler (yasalarla hayvan kullanımını azaltmak, yok etmek) ise arzı hedef aldığından daha hızlı ve etkili bir mücadele olacaktır. ama milyar dolarlık sektörlere savaş açmak anlamına da geldiği için bu, aynı zamanda aslında çok uzun süre sonra sonuca ulaşabileceğimiz bir yöntemdir de.


    konu konuyu açtı, biliyOrum, ama artık örgüt kuRMAK VE EN AZINDAN ÖNCESİNDE YAPICI TARTIŞMALAR, YOLLAR, YÖNTEMLER KEŞFETME ZAMANI DEĞİL Mİ? mESELA ŞİMDİ?

    bir inek.


    küçükken bütün arkadaşlarımın anneannesinin köyü kasabası vardı, hafta sonları oraya gider doğa ve hayvanlarla zaman geçirirlerdi. büyük bir şehir değildi yaşadığımız ama bizimkiler nitekim şehir kökenliydi ve kedi-köpek dışında pek hayvan görmeden büyüdüm. sonra geçen sene film çekmek için bir dağ köyünde bulundum. bir ahır sahnesinde hayatımda ilk defa bir inekle göz göze geldim, bu yaşımda ilk defa bir ineğe dokundum.


    işte sonrası var olmak ve yok etmek üzerine birtakım sancılar ve vegan olma kararı.

    malesef beni kimse teşvik etmedi. çevremdeki herkes yıllarca veganlığa olan merakımı baskıladı. sanki çok kötü bir şeymişçesine, sanki ben adana kebap bağımlısıymışım gibi tepkiler verdiler. hepsinin ortak sorunu da yeni bilgiye ve sorgulamaya kapalı olmalarıydı. daha da kötüsü, kendileri asla yapamayacakları birşeyi başkası da yapamasın, bu düzen böyle sürsün istediler.

    Gary Yourofsky, ne kadar veganlık dışındaki bazı etiksel görüşleriyle pek denk düşmesemde bu adamın bende emeği büyüktür, onun dışında bilmiyorum kaç kişiye bu olmuştur ama ben 14 yaşındayken petanın paul mccartney ile yaptığı röportaja youtubeda reklam olarak denk gelmem ve hayvan eti yemeden de yaşanılabileceğini öğrenmem.

    merhabalar, henüz vegan değilim ama olabilirsem kendi kendime yapmış olacağım.

    Çocuk doktoruyum,çocukları çok seviyorum, benim de çocuklarım var ve "birilerinin yavrularını kesip yemenin doğru olmadığı" bir süredir aklımı kemiriyor. onlar da muhtemelen yavrularını çok seviyorlardır. kırk yıllık beslenme alışkanlıklarımı nasıl değiştirebilirim bilmiyorum.

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk