cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

9 + 11 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • psikoloji

    bireyin zihinsel süreçlerini ve davranışlarını inceleyen bilimdir. çeşitli kuramlar temel alınarak ekoller oluşmuştur ve bu ekoller ile birçok yaklaşım geliştirilmiştir. benim üniversitedeki alanım olduğu için ister istemez veganlığa ve naveganlığa hep psikolojinin etkisi ile bakıyorum. daha önce değinilmiş olan (bkz:savunma mekanizması) gibi kavramları veganlık üzerinden değerlendiriyorum. ancak bu alaka bu kadar kısıtlı değil, ülkemizde ciddiye alınıp ders olarak verilmese de 'hayvan psikolojisi' diye bir alan var. ancak çok fazla soru işareti de barındırıyor. başta hayvan psikolojisi alanı fikir olarak sıcak geliyor ama düşününce işler karışıyor. çünkü psikoloji de diğer bilim alanları gibi deneyler ile gelişiyor ve hayvan psikolojisinin daha derin anlaşılıp araştırılması için deney yapılması gerek. öncüleri pavlov, skinner gibi çok bilinen isimleri hayvanlar üzerinden deney yaparak insan psikolojisini anlamaya çalıştığı için suçluyorum (ki bir türün davranışlarını araştırmak için başka bir tür üzerinden deney yapmak etik olduğu kadar mantıksal da bir hata) ancak hayvanları anlamak için de bu deneyler gerekiyor. peki hayvanlar bunu istiyor mu? sürekli bir test-deney alanı içerisinde hayatlarını sürdürerek onların daha iyi anlaşılmalarını sağlamak istiyorlar mıdır? ya da diğer bir deyişle, başka bir türün onları daha iyi anlama isteği ile çabalamaları sebebiyle bu şekilde "deney faresi" olmak istiyorlar mıdır?

    biz homo olmaya calisan sapiensler icin, yoga/meditasyon olmadan asla balans olmayacagini dusundugum kimyasal ve enerjisel etkilesimler butunudur.


    tabii yoganin tutmasi/calismasi icin de vegan olmak sanki sarttir .. (bu kisisel dusuncemdir.)


    karmik boyutta hayatimizin sonuna kadar bir golge gibi pesimizdedir, icimizdedir.



    yazıyı görünce aklıma mesleğimle ilgili kendi yaşadığım karmaşa geldi. bir süredir çocuklarla çalışmıyorum ama aslında zihin engelliler öğretmeniyim. bazen çocuklara birşeyler öğretmeye çalışırken şunu düşünürdüm, diyelim ki uzaylılar geldi dünyaya ve bizden çok daha zekiler, illa sizi eğiteceğiz deseler ve benim çocuklarla çalıştığım gibi benimle çalışsalar bunu ister miydim? toplumsal uyum becerileri isimli bir dersimiz var mesela.. toplumun istediği gibi olmaya en yakın, diğerlerine benzemeye en yakın hale getirmeye çalışıyoruz çocukların davranışlarını. sinemada, tiyatroda, otobüste kabul gören şekilde davransınlar diye. faydalanıyorlar da bundan elbet. daha iyi davranılıyorlar, kendilerine de daha az zarar veriyorlar ama bir ömür sürekli aslında anlamadıkları, zorlandıkları davranışların öğretilmesine maruz kalıyorlar gibi de geliyor. birlikte yaşamanın zorunlunluluğudur belki de hepimizin birşeylere uyumlanmak zorunda kalması. bazen de tamamen saçmaladığımı düşünüyorum:)) kendini ifade edemeyen insan ya da hayvan bireyler adına kararlar vermek durumunda olmak, yanılmadığından emin olmak zor. kendinden emin, neyin doğru olduğundan çok emin insanlara imreniyorum bazen. ben olamıyorum. elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum ben🤷‍♀️hayvanların psikolojileri ile ilgili deney yapılıp yapılmaması konusundaki fikrim ise yapılmaması gerektiği yönünde.. anlamak için bir hayvana zarar vereceğime bilmemeyi tercih ederim..gözlem iyidir gözlem :))

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk