cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

6 + 17 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • inanılmaz diyaloglar

    Mutlu bir şekilde iş arkadaşlarımın yanına döndüm:

    +ne oldu
    -ya yanda tavuklar var onları sevdim oynadık yaa çok tatlılaaarr
    +benim de 2 tavuk adağım var
    -...

    Artık hiç mutlu değilim.
    İki kişi konuşuyor:

    - gelsene eşimle tanışırsın
    + ne konuşçaz ya boşver
    - mesela balıkları çok sever
    + yemeği mi akvaryumda mı
    - valla ikisini de. 3 tane kocaman akvaryumu var. Yemeyi de sever. Senin en sevdiğin balık ne?
    Ben: .......
    -bak bu sefer seni dinleyeceğim, bana veganlığı anlat
    +(burda bildiğim kadarıyla bir şeyler anlattım, neden böyle bir yola çıktığımı, veganlığın düşündüğü kadar zor olmadığını)
    -biraz mola verelim sohbete ben bir iskender yiyeyim
    +.....
    kötü biri de değil aslında ama sıkılmış anlattıklarımdan, belki ben çok da fazla bilgi sahibi olmadığımdan sıkılmıştır. tekrardan deneyeceğim sonra en azından biraz dinledi deri içeren bir kıyafet almamaya ikna ettim, haklı buldu bu konuda beni.
    uzun süre "şunu da mı yemiyorsun?", "bunu da mı yemiyorsun?","ee sen ne yiyorsun?" sorularından sonra duyduğum şok eden cümle; -bebekleri kastederek- "oaoaaa annemizin sütünü de mi içmicez?"
    evet arkadaşlar bu soruyu duyan kulaklarım kanıyor doğru gördünüz.

    misafir sofrasında vegan olan yemekleri alırım

    ev sahibi: şu kıymadan da al

    ben: et yemiyorum

    es: vejetaryen misin?

    ben: hayır veganım

    es: aa sen şimdi hiçbir şey mi yemiyorsun? e aç kalıyorsundur.

    ben: hayır bir sürü vegan yemekler var aç kalmıyorum.

    es: ama et ve süt çok önemli sağlığımız için

    ben: (hayvan sömürüsü hakkında şeyler anlatırım.)

    es: olsun bugün misafirsin bir günlükten bir şey olmaz.

    ben: ...

    babam: gerçek avcılar hayvanseverdir

    ben: hayır?

    babam: evet

    ben: sevdiğin şeyi öldürmezsin

    babam: gerçek(burayı vurgular) avcılar hayvanseverdir

    ben: hayır!

    babam: evet!

    .

    .

    .

    babam veganlığımı çok kolay kabul etti. Anlattım sebepleri o kendince saçma buldu ama bana karışmadı ve saygı duydu. Fakat kendisi hem bir avcı (BENİ küçükken kuş, domuz hatta bir keresinde ayı avına bile götürmüşlüğü vardır) hem de bir celep ( hayvan ticaretiyle uğraşan kimse - kendisi belli bir dönem kurban için hayvan alıp satıyor) olarak bizim neredeyse çoğu diyaloğumuz pek bir inanılmaz ve ironik. mesela son konuşmalarımızdan biri.


    BEN: BABA MERHABA, NASILSINIZ? neler yapıyorsunuz.

    Babam: iyi kızım bahçede çalışıyorduk, bugün ustalar vardı.

    Ben: kolay gelsin, neden geldi ustalar, ne yaptırıyorsunuz?

    Babam: yukarıdakı tarlaya kesimhane yaptırıyoruz.

    Ben: neeee, neden?

    Babam: bundan sonra hayvanları burada kesip, pay etmeYİ DÜŞÜNÜYORUz.

    ben: babaaaaaa yaptırmayın lütfen, ben eve gelmem, gelemem.

    Babam: tamam kurbanda gelmEZSİN, sonra gelirsin....


    nutkum tutulmuştur, ne diyeceğimi ve yapacağımı bilemem. konuyu değiştirip hızlıca telefonu kapatmaya çalışırım.

    SONRASINDA UZUN SÜRE BABAMLA KONUŞAMADIM ZATEN. BU KONU AKLIMA GELDİKÇE İÇİMİ SIKAR, BU YIL PLANLARINI UYGULAMAYA BAŞLAYACAKLAR, NE YAPACAĞIMI BİLEMİYORUM, ÇOK ÜZÜLÜYORUM:S



    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk