duygularını bence çoğumuz paylaşıyoruz, anlıyoruz.
Başkalarının başkaları olduğunu idrak etmek yıllarımı aldı, alıyor. Herkes kendine özgü bi süreci içinde evriliyor. Bırak değişmeyi, yaşam alışkanlıklarını sorgulamaya henüz başlamamış milyarlarca insan var. Her türlü insan var. Zengin zalim, fakir kamil, okumuş cahil, köylü bilge.. Var oğlu var, var kızı var. Var non-conformingi var, var fluidi var. ? Kabul etmesi ne kadar zor olursa olsun; Herkes elinden gelenin en iyisini yapıyor. Bu bize öyle görünmese bile.
Haddimi bilmeliyim. Yani sözün özü, hakim olduğum alan bedenim ve bilincimdir. Diğerlerine dair yargım sadece kendime bir hatırlatma olabilir, onların ne olması gerektiğine ilişkin öneriler değil.
Kısacası içimde sıkça peydahlanan diğerlerini değiştirme çabasını nafile ve hatta agresif buluyorum. Amacı ne denli iyi olursa olsun, içinde gizli bir şiddet de barındırıyor değiştirme istenci, hem diğerine, hem kendine karşı.
Dünyayı ve varlığımı deneyimlerken ahenkten koparsam, doğmadan önceden beridir adresini bildiğim bir sükuneti ziyaret ediyorum. Mediteyşan, ekşan ve nefes helps.. ?
Dış dünyanın algının kapılarından geçip içeride şekillenen bir mevhum olduğunu unutmamaya çalışıyorum. İyi ve kötü gibi dualistik tuzaklara uyanık kalmaya da. Hepimize kolay gelsin valla, kreyzi tayms ne diym..