başlığı gördüğümde ulan acaba gerçekten frutaryen beslenen insanlar yaşıyor mudur diye düşünmeme sebep olan ve bir üstteki entryde soruma cevap bulduğum beslenme şekli. frutaryen hanımın hesabını inceledim. yiyeceklerin titreşiminden falan bahsediyor. bu titreşimciler bana çok garip geliyor açıkçası. tabii bir felsefeyi tek kişiye bakarak yargılamıyorum, orası ayrı. öte yandan dalından düşen meyve konseptini anlamakta güçlük çekiyorum. bütün meyvelerin düşmesini mi bekliyorlar yemeden önce yoksa bu bir metafor mu? yani frutaryenlik deyince bir ağacın önünde elmanın düşmesini bekleyen, açlıktan karnı sırtına yapışmış biri geliyor gözümün önüne. gerçi baktığımızda büyük ihtimalle etçiller de veganlar için aynı şeyi düşünüyor. o yüzden ben en iyisi gideyim daha çok araştırayım bu konuyu.