İslamı ondan, onu da islamdan ayıramayacağımız sözde kadim 'kan dökme' ritüelinin bir örneğidir. insan harici canlılar için uygulanış biçimine 'kurban' adı verilen cinayetin, bu sefer de 'şükür' sebebiyle 1003 masumun katledilmesi yoluyla gerçekleştirilmesi planlanan eylemdir. Klasik bir müslüman söylemi vardır sık duyarız 'dini yanlış yaşıyorlar, islam hoşgörü dinidir, islamı kurana uygun yaşamıyorlar' şeklinde. Peki şunu kim açıklayacak, masumların katledilmesini uygun gören dinin Türkiye'deki başı bu dini doğru yaşamıyor mu? Diyanet işleri başkanı da mı islamı yanlış anlıyor? Yoksa gerçek islam gerçekten de ışid'in uyguladığı gibi mı? Yarattığı türler arasında, gücü yetenin yettiğine kıydığı bir ayrım gözeten tanrının dini hoşgörü dini midir? İnsan türünün diğer türlere yaptığı çeşitli zulümlerle kendi başına getirdiği pandeminin bedelini dahi neden yine diğer türlerin kanıyla temizlemesi bekleniyor? Sakın ola kuranda böyle bir emir yoktur savunmasına geçmeyelim. bu büyük bir yanılgıdır, gerçeklikten oldukça uzaktır...çünkü uygulamaya bakarsak bunun hiçbir önemi yok. Şayet islamın tanrısı bahsedildiği gibi hoşgörü tanrısı olsaydı öldürmeyle ilgili yasak, tüm türleri kapsayacak şekilde koyulmuş ve bu konuda hiçbir hilafete yer bırakmayacak şekilde tanımlanmış olurdu. İslam dini doğduğu zamandan Beri din sebebiyle alınan canların her biri adına bir taş koysak öyle bir dağ meydana gelir ki tepesine çıktığımızda Everest'i mikroskopla dahi göremeyiz. Hangi hoşgörü?peygamber zamanından kalma iki üç mistik öyküyle güzellenen islamda hoşgörü maalesef yalnızca 'müslüman olana' hoşgörüdür.