evcil hayvan kısırlaştırmama nedenlerinde insanların çok bahaneleri var. doğaya müdahale etme, anneliği yaşasın istiyorum, soyları tükenecek vs.
ve kısırlaştırmaya karşı olan insanları bencil olarak görüyorum. doğalarına karışmayın diyerek kenara geçemezsiniz. gerisini düşünmek zorundasınız. bizden önce avlanarak yaşıyorlardı ama günümüzde evcilleştirildiler ve yaşayacakları besin bulabilecekleri bir doğa kalmadı.
inanılmaz bir üreme ve popülasyon var, bildiğiniz gibi her doğumda da bi bebek doğurmuyorlar. her yeni bebek yeni bir acı demek, malum yemek bulamayıp açlıktan ölen, kardeşinin yavrusunun ölüsünü yemek zorunda kalan, saçmalara maruz kalan, tecavüze uğrayan hayvanlar sokak hayvanları. arabayla vurup kaçanlarla, iple kedi köpeği asarak, köpeğin makatına biber sokup üstüne sakız yapıştıran insanlarla aynı ülkede yaşıyoruz, bu nedenlerle gönül ister ki sokakta iyi insanların bakabileceği kadar kedi köpek olmalı, güven altına başka türlü nasıl alırız bilmiyorum, zaten üreme çok hızlı bunu kontrol altına almak çok çok zor. unutmayın ki araba altında kalan, kanser olan hayvanların çoğunluğu kısırlaştırılmamış hayvanlardır.
çiftleştirmediğiniz hayvanları evde kızgınlık geçirmelerini izlemek dinlemek mantıklı gelmiyor.
en tav olduğum şey ise erkek kedi köpeklerin kızgınlık döneminde dışarıya salınması, bu nasıl bir kafa? amaç belli, sorumsuzluk had safhada. bu durum aklıma, elinde cins köpeğinin tasmasını tutarken sokak köpeğine vuran kişiyi getirdi.
bir de erkekleri kısırlaştırmayıp dişileri kısırlaştıran kafa var, aman aman.
ayrıca kedi ve köpeklerdeki çiftleşme isteği insanlardakiyle aynı değildir, o duygudan mahrum kalmasın diye hiç düşünmeyin.
evdeki üç çocuğum da kısır, sokakta baktığım çocukları da kısırlaştırıyorum.
hayvanların doğasını düşünüyorum diyerek sorumluluklardan kaçmayın.
ve kısırlaştırmaya karşı olan insanları bencil olarak görüyorum. doğalarına karışmayın diyerek kenara geçemezsiniz. gerisini düşünmek zorundasınız. bizden önce avlanarak yaşıyorlardı ama günümüzde evcilleştirildiler ve yaşayacakları besin bulabilecekleri bir doğa kalmadı.
inanılmaz bir üreme ve popülasyon var, bildiğiniz gibi her doğumda da bi bebek doğurmuyorlar. her yeni bebek yeni bir acı demek, malum yemek bulamayıp açlıktan ölen, kardeşinin yavrusunun ölüsünü yemek zorunda kalan, saçmalara maruz kalan, tecavüze uğrayan hayvanlar sokak hayvanları. arabayla vurup kaçanlarla, iple kedi köpeği asarak, köpeğin makatına biber sokup üstüne sakız yapıştıran insanlarla aynı ülkede yaşıyoruz, bu nedenlerle gönül ister ki sokakta iyi insanların bakabileceği kadar kedi köpek olmalı, güven altına başka türlü nasıl alırız bilmiyorum, zaten üreme çok hızlı bunu kontrol altına almak çok çok zor. unutmayın ki araba altında kalan, kanser olan hayvanların çoğunluğu kısırlaştırılmamış hayvanlardır.
çiftleştirmediğiniz hayvanları evde kızgınlık geçirmelerini izlemek dinlemek mantıklı gelmiyor.
en tav olduğum şey ise erkek kedi köpeklerin kızgınlık döneminde dışarıya salınması, bu nasıl bir kafa? amaç belli, sorumsuzluk had safhada. bu durum aklıma, elinde cins köpeğinin tasmasını tutarken sokak köpeğine vuran kişiyi getirdi.
bir de erkekleri kısırlaştırmayıp dişileri kısırlaştıran kafa var, aman aman.
ayrıca kedi ve köpeklerdeki çiftleşme isteği insanlardakiyle aynı değildir, o duygudan mahrum kalmasın diye hiç düşünmeyin.
evdeki üç çocuğum da kısır, sokakta baktığım çocukları da kısırlaştırıyorum.
hayvanların doğasını düşünüyorum diyerek sorumluluklardan kaçmayın.