cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

5 + 13 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • abolisyonist vegan

    /
    2
    hayvanların mülk statüsünden çıkması birincil hedefi olan vegan fraksiyon. şiddeti desteklemedikleri için çoğu vegan karşı çıksa da veganlardaki misantropi hayranlığına ve temelsiz argümansız söylemlere güzel eleştirileri var. amerikalı hukukçu gary francione tarafından geliştirilmiş bi yaklaşımdır. türkiyede de onun makalelerini çeviren birkaç kişi vardır.
    Şiddet karşıtı oldukları için alf i beğenmeyen ama eser miktar konusunda yüzlerce kişiye sözlü şiddet uygulayıp daha sonra peygamberleri (gary) ile çeliştiklerini fark edince çark eden vaganlığı din seviyesine indirgemiş ilginç oluşum.

    Hiyerarşilerinin tepesinde yer alanların endüstri ile işbirliği yaptığını düşünmekten alamıyorum kendimi.
    Veganlik bir yaşam tarzı olarak biliniyor. hayatını ona göre sekillendiriyorsun. Basit olarak böyle. Bu arkadaşların sitesini incelediğimde veganlik ve abolisyonizim zaten birbiriyle kesişiyor. Ayrılmasına bence gerek yok. Herkes kafasına göre kişisel talepleri ve özellikleriyle bir oluşum olustursun o zaman. Kalın formlu harflerle "Hayvanları kullanmamalıyız" yazmışlar. Katı kuralları bu herhalde (internet, telekomünikasyon ve teknolojiden de uzak durmaları gerek o zaman. birçok sistemi, üretim aşamasında test eden cihazların ekranı vegan değil). Esere dikkat ediyorlar falan. Yani cidden herşey bitti bir o kaldı. Sokakta insanların kaçı vegan kaçı vejtryn. Kalkmış veganlar birbirine düşmüş en vegan benim derdindeler herkes elinden gelebileni yapiyor. Herkes zaten kendine göre yorumluyor. Deneyimlerinden geçmişinden faydalanıyor. Kenetlenip haklarımızı, taleplerimizi yasal güvenceye almak varken daha hayatta olan tek ve belki vegan olmaktan ileride vazgecebilecek birinin görüşlerini genel geçer görüp farkli oluşumlar yerine birikimli bilgi ile ana olusuma daha çok şey katilabilir.

    bugün katıldığım youtube kanallarındaki canlı yayınlarında cube of truth eylemi yapıyor musunuz diye sordum. cevap olarak hayli garip bir cevap aldım:


    "biz cube of truth eylemlerini doğru bulmuyoruz. yün ve balın hayvanlara zararlı olduklarını insanlara nasıl anlatacaksınız? ayrıca insanlara, hayvanlara şiddet uygulanan görüntülerin gösterilmesini doğru bulmuyoruz. insanlara bu şekilde bir psikolojik şiddet uygulamak istemiyoruz. cube of truth eylemlerinin veganlığın mesajını doğru anlatmadığını düşünüyoruz."


    böyle abuk ve garip bir cevaba çok şaşırdım. zerre katılmamama rağmen orada bir tartışmaya girip yayın akışlarını bozmak istemedim. yoksa bilirsiniz bayılırım sıkı tartışmalara. sadece "katılmıyorum." demekle yetindim. fakat buraya yazacağım. istiyorsanız bunun altına cevap verin tartışalım yayındaki arkadaşlar. öncelikle bu arkadaşların aktivizmine saygı duymakla ve desteklemekle beraber yukarıdaki cevaplarının doğru olmadığını düşünüyorum. neden peki? çünkü elimde cube of truth eylemlerinin ne kadar başarılı olduğuna yönelik ciddi veriler var da ondan. misalen şu videoda cube of truth eylemlerini en sıkı ve profesyonel şekilde yapan anonymous for the voiceless, dam meydanı'nda 400-500 aktivistle yaptığı etkinlikte sadece 24 saatte 3586 insanın vegan olacaklarına dair imzalarını almış. zafer sevinçlerini görüyorsunuz. nisan 2016'dan beri yani kuruldukları tarihten itibaren vegan yaptıkları insan sayısı ise 10 binlerle ifade ediliyor. yanlış anlamayın. 1 adet 10 bin değil birkaç adet 10 bin. arkadaşlar zahmet edip biraz bakarlarsa yün ve balın hayvanlara verdiği zararı anlatan videoları çoktan çevirdik. "psikolojik şiddet" diye insanlara göstermek istemedikleri hayvan zulmünün, bu halk tarafından her yıl "kurban bayramı" adı altında zaten uygulandıklarını biliyorlar mı bu arkadaşlar acaba? bu mantığa göre insanlara dominion da izlemeyin diyelim o zaman. insanlar hayvanların gereksiz yere acı çekmesi/ölmesi için para verdiklerini görmezlerse bunu nasıl durduracaklar? "işte buna para veriyorsun" demezsek insanlara insanlar nasıl uyanacaklar? bu neyin hassaslığı? hayvanların kafaları kesilsin ama insanlar bunu görmesin etkilenmesinler .s.s. eğer kafamdaki planlar oturursa ve türkiye'de tek bir şubesi olmayan anonymous for the voiceless'ın ankara şubesini kurarsam bu arkadaşlarla yolumun asla kesişmeyeceğine garanti verebilirim. hangi mantıkla "cube of truth eylemlerinin veganlığın mesajını doğru anlatmadığını düşünüyoruz." diyebiliyorlar çok ilginç.

    veganlık adına atılan her adımı olumlu karşılıyorum. hayvanların uğradığı adaletsizliğin gösterilmesi ve gösterilmemesi durumunda veganlığı anlatan kişi kadar karşıdaki veganlığın anlatıldığı kişinin de anlama ve ilgi duyma durumunu ele alırsak, kimisi için kan ve şiddet içeren görseller olumlu motivasyon aracı olabilirken kimisi için tam aksine konudan uzak durma refleksi yaratabilir.


    bir adet kan, şiddet görüntüleri görmeden vegan olan ve yıllardır kendini bu görüntülerden uzak tutarak vegan bir şekilde hayatına devam eden tanıdıklarım oldu. benim için o görüntülerin vegan olmamda yardımı dokundu ve görmeden, izlemeden muhtemelen vegan olmam çok zor olur ya da uzun sürerdi. sadece her duruma, kendi geçmişi ve psikolojik tecrübeleri ile farklı olarak reaksiyon veren insanı ele alırken, o yaklaşım doğru bu yaklaşım değil gibi genellemelerin yanlış olduğunu düşünüyorum.

    Abolisyonist vegan'ın veganlara yönelik açtığı Hayvan hakları atölyelerine katılıyorum.


    Abolisyonist yaklaşıma daha yakın olduğumu fark ediyor ve giderek daha da yakın hissediyorum.


    Kimi veganlara göre abolisyonist veganlık, dini bir tarikat veya abartılı olarak algılansa bile henüz dışarıdan biri olarak gayet makul ve akla yakın bulduğumu söyleyebilirim.

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk