cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

10 + 13 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • stres

    binlerce tanımının arasından seçmektense değindikleri ortak noktaya bakacak olursak; stres etrafımızda ne olduğu ve bize ne olduğu algımıza verdiğimiz tam tepkidir. yani sadece durumu nasıl tarttığımız değil, başa çıkma şansı ve becerimizi nasıl tarttığımız da belirleyicidir. tepki gösterene kadar birkaç adımdan ilerleriz. problem yaratan durum ya da talep (bu içsel bir talep de olabilir) gelir. biz bu stresöre (stres kaynağı) 2 değerlendirmede bulunuruz. birincil değerlendirme: etrafımızda olup biteni tartmakve problem olup olmadığına karar vermektir.ikincil değerlendirme: problemle baş edebileceğimizi düşünüp düşünmediğimize karar vermektir.bu 2 değerlendirme sonucunda stres tepkisi oluşur. düşüncelerimiz, hislerimiz, vücudumuz ve davranışımız değişir. fiziksel anlamda da birçok belirtisi vardır. eğer baş edebileceğimizi düşünürsek bu özyeterliğimiz adına bize güzel bir şey ifade eder. adrenalin ve kortizol hormonlarını detaylandırmayacağım ama stres meydana geldiğinde vücudumuz üstesinden gelmek için çabalamaya hazırdır ancak bunu yaparken kendi kaynaklarını kullandığı için normal işlevlerinden (yeme-içme, regl olma, cinsel aktivite, bağışıklık sistemi) ''ödünç'' alabilir. selye bu adıma ''direniş aşaması'' demiştir. stresi diğer duygulardan ayıran (özellikle kaygı ile karıştırılır), baskı altında olma fikridir. zaten stres kavramı ilk olarak psikolojide değil, robert hooke tarafından fizikte kullanılmıştır. basıç miktarını ifade etmek için kullanılan bu kavram biraz daha metafor tadında psikoloji biliminde de dile gelmeye başladı. bu ise 1950 yılında hans selye tarafından insan fizyolojisi bağlamında oldu. ne yazık ki bu çalışmaları fareler üzerinde yaptı. fareleri kötü fiziksel koşullara maruz bırakarak tepkilerini ölçtü. bunlar x ışınını maruz bırakma, insülin iğnesi yapma gibi korkunç koşullardaki testlerdi. hans selye bir süre sonra her hayvanın aynı stresöre aynı şekilde tepki vermediğini fark etti. ve burada da ''bireysel farklılık'' söz konusu oldu. iki kişinin aynı duruma aynı tepki vermemelerinin bir nedeni durumu farklı görmeleridir ve onlar için farklı şeyler olduğu anlamına gelir. bu süreci de algı ve değerlendirme olarak ifade edip, konuyu ayrıntılandırıyoruz.

    canımı sıkan şey;hayvanlarla insanların denk tutulmamasına rağmen, birey olarak görülmemelerine rağmen insanların davranışlarını anlamlandırmak. kendimize olan merakımızla yeni bir şey keşfetmek için bu deneylerin yapılması. bir hayvanın tepkisi, girdiği durum eğer senin davranışlarına da bir açıklama ya da en hafifiyle bir yordama getirebilecekse bu hayvanın bir birey olduğunu zaten kabul etmen gerekir. bu tezatlığı anlamıyorum. konuyla ilişkili olduğu için selye eleştiri odağım oldu ama herkesin bildiği gibi öğrenme psikolojisinin temel kuramaları da aynı bu şekilde insan dışındaki hayvanlar test edilerek yazıldı.

    kaynak: brosan, l. ve todd, g. (2009). overcoming stress

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk