the vegan society'e göre veganizm, mümkün ve uygulanabilir olduğu ölçüde; yiyecek, giyecek veya başka herhangi bir amaçla hayvanlara yönelik her türlü sömürü ve zulmü dışlamaya çalışan bir felsefe ve yaşam biçimidir. bununla birlikte veganizm; hayvanlar, insanlar ve çevre yararına hayvansız alternatiflerin geliştirilmesini ve kullanılmasını teşvik eder. diyet terimleriyle, tamamen veya kısmen hayvanlardan elde edilen tüm ürünlerden vazgeçme uygulamasını ifade eder. donald watson ve elsie shrigley vejetaryenlerin süt ürünleri tüketmemeleri gerektiği konusundaki görüşlerini tartışmaya başlamış ve ayrıca süt ürünleri tüketmeyen vejetaryenlerden oluşan bir koalisyonun oluşumunu tartışmaya açmıştır. vegan terimi, donald watson tarafından "süt ürünleri kullanmayan vejetaryenleri tanımlamak için" icat edilmiştir. watson’un süt ürünleri tüketmeme önerisi britanya’daki vejetaryen topluluğu tarafından reddedilince, bir vegan topluluğu (the vegan society) kurmuştur. 1944'te vegan topluluğu amaçlarının insan diyetinin "et, balık, kümes hayvanı, yumurta, bal ve hayvan sütünü, tereyağını ve peyniri içermemesi gerektiğini" savunmak ve "alternatiflerin üretilmesini ve kullanılmasını teşvik etmek" olduğunu belirten bir manifesto yayınlamıştır.
Gastronomi anabilim dalında araştırma yapan biri olarak bana göre zaten insanın beslenme alışkanlıkları yani diyeti bireyi tanımlamakta önemli bir unsurdur. kısacası ‘insan ne yerse odur’ gibi basit felsefik bir cümle kurabiliriz. Beslenme diyetlerinin ortaya çıkması da aslında bu minvaldedir. Bireyler 2. Dünya savaşı sonrası gelen refah ortamında kendilerine yönelmişlerdir. Kendi belirledikleri Beslenme alışkanlıkları da hayatlarının istemli ya da istemsiz birer yansıması olmuştur.
Vegan diyetin doğuşu incelediğinde gücünü felsefi altyapısından aldığı zaten görülmektedir. Bireylerin etik motivasyonları ile hayatlarından hayvan suiistimali ile oluşturulan ürünleri kullanmamalarının tarihi daha eski olsa da resmi olarak bu ürünlerin kapitalist dünyada hayatımıza girmesi V-label etiketi ile olmuştur. V-Label European Vegetarian Union tarafından vejetaryen ürün ve hizmetlerin etiketlenmesi için uluslararası olarak tanınan, tescilli bir sembol olarak tanımlanmaktadır. 1996 yılında yasal tescili olarak İsviçre'de başlamıştır ve o zamandan beri küçük markalardan Avrupa'daki en büyük süpermarket zincirlerine kadar sayısız üründe kullanılmıştır. Böylelikle dünya çapında en yaygın kullanılan vejetaryen sembolü haline gelmiştir. Tarihsel ve bilimsel açıdan vejetaryenlik veganlığı kapsasa da, veganlık günümüzde doğuşunun ve doğasının gereği kendi yolunu çizmektedir.
Sonuç olarak vegan diyet ve bitki bazlı beslenme arasında terimsel bir farklılık söz konusu değildir.
beslenme diyeti kavramına takılınmamasını rica ediyorum çünkü diyet tanımı akademik çerçevede bu şekilde kavramsallaştırılmıştır. Günlük hayatta algılanan diyet ile bir bağlantısı bulunmamaktadır. bizler çalışma yaparken bilimsel olmayan bir dilde konuşamayacağımız için bu kavramı bu şekilde kullanıyoruz. bu bağlamda vegan bireylerin değerlerine uygun olmadığı düşünülen noktalar için umut ile anlayış beklemekteyiz. vegan bireylerin beslenme alışkanlıkları ana kapsamımızdır.