cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

13 + 6 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • naveganlarla iletişim

    /
    2

    navegan kişilerle iletişime geçerken hatırlamamız gereken önemli bir husus, vegan farkındalığa erişmek için birçok elementin biraraya gelmesinin gereği. navegan dünyayı empatiye davet ederken, kendi sürecimizi, vegan olmadan önceki farkındasızlığımızı göz önünde bulundurarak, diğerlerinin de hayatlarını temelden değiştirecek bu farkındalığı ha deyince yutmalarını beklemeyi salıvermek elzem.


    fanatik, diğerlerinin sürecine saygı duymayan, kendi doğrusunu zorla kabul ettirmeye çalışan bir yaklaşım, ya müritler ya da düşmanlar yaratır. ikisi de farkındalıktan uzak, tepkisel ruh hallerine sahip karakter yapılardır.


    veganlık şiddetsizlikten, empatiden kaynaklanan bir görüş ise, sevgi ve anlayış öneren bir mesajı bu niteliklerden yoksun bir dille aktarmak da haliyle mümkün değil. bu minvalde tüm veganların şiddetsiz iletişim konusunda kendilerini donatması gerektiğine inanıyorum.


    (bkz:kızgın vegan)

    - Şöyle bi tarz var; ''Abi tavuk zaten fazla yumurtluyo, abi inek zaten fazla süt veriyo, arı zaten fazla bal yapıyo abi..''


    İnsana uygulamıym şimdi siz kafanızda şeyapın bu mantığı.


    Karşı olduğumuz tahakkümü biz kimlere uyguluyoruz? düşünebilir miyiz? Yoksa akıl oradan kaçı kaçı mı veriyor..? 🙂


    Sevgi diye ne skimsonik bişey yaşıyoruz biz?


    Atını çok seven seyis onu arabaya koşarken, denize sevdalı balıkçı balık öldürüp satarken, hayvanlarını evladı gibi seven sütünü tatlı tatlı çalıp, sonra her nasılsa kesip yerken;Eşini çok sevdiği için öldürenlerden farkımız ne?


    - Bitkileri niye yiyebiliyoruz?


    - bu soruyu boş yapmak için sormamış olduğuna güvenerek yanıtlıyorum dostum.


    bitkilerin merkezi sinir sistemleri yok yani acıyı bedenlerinin her yanından toplayıp bir merkezde ızdıraba dönüştüren bir mekanizmaya sahip değiller. ekteki görseli inceleyerek ilk bakışta göremediğimiz farkları öğrenebiliriz.


    aslında meyve yiyoruz biz tür olarak. hatta hayvansal görevimiz meyve yemek ve çekirdeği oraya buraya sıçarak dağıtmak. meyvenin de varoluş amacı yenmek. tadı rengi her şeyi insana doğal olarak ye beni diyor.ineğe bakıp bu tip bişey hissetmek, şartlandırılmamış bir bebek, bir çocuk için olası değil. bir çocuğa tavşan ve elma verdiğimizde elmayı yer tavşanı sever.


    etik çerçeve ise insanın uydurduğu bir duygusal kurgu. veganlığın temelinde böyle bir şiar var evet ama neden hayvanları sömürmeyelim sorusunun tek cevabı ''çünkü de ondan'' ya da 'duh'' olabilir. öyle olduğu, gözümüze çekilmiş kültürel perdenin arkasında kabak gibi meydanda. vicdanın sesi de bas bas bağırıyor. bir mezbahada yarım saat geçirmek ya da youtubedan açıp hayvan kesim videolarına şöyle bir bakmak, ve bunlara vicdanın verdiği tepkiyi gözlemlemek yeterli.


    görsel

    Başlarda hevesle herkese duyduğum istatistikleri falan anlatıyordum bunu duyan herkes vegan olur diye düşündüğümden. ardından farkettim ki bu bir kapı gibi bişey sanki hani eskiden bir rüya görüp dine dönen büyüklerimiz gibiyiz. bir farkındalık anı yaşanması gerekiyor. ben de bu yüzden artık veganlık hakkında sürekli detaya girmek yerine, sorulan soruları detaylıca cevaplandırmayı tercih ediyorum. böylelikle daha edektif sonuçlara varabiliyorum.

    naveganlarla konuşup onların birazcık bile olsa gözlerinin önündeki perdeyi kaldırmak beni çok tatmin eden bir şey ama geçen "veganların anti endüstri istemesi ve vegan endüstrisinin talepten ötürü doğması" yorumunu yapan bir navegan arkadaşıma ağzım açık bakakalmıştım. gerçekten bazen sadece vicdanlarının sesini bastırmak için saçma argümanlar öne sürdüklerini ve sonra veganların sabrını zorladıklarında da onlara agresif dediklerini düşünmüyor değilim.

    benden 30 ve 20 yaş büyük olan iki adamla süt endüstrisini tartışıyorduk. konu ineklerin süt üretimine geldi ben diyorum inekler her zaman süt üretmez doğuma yakın üretirler onlar diyor yok inekler 7/24 süt üretir allahım ya ben 18 yaşımda biliyorum herif 40 yaşında inekleri bilmiyor

    Gerçekten bazen çok zor olabiliyor.. ablamla birgün kafeye gittik. Yiyebilceğim birşeyler buldum ve sipariş ettim . Yemekten sonra kadın (sahibi)geldi masamıza tatlımızı biz yapıyoruz çok lezzetli yer misiniz dedi. Haliyle içeriğini sordum bal var dedi. Tamam dedim ben almayayım. Israr etmeye başladı ama çok güzel diye . Vegan olduğumu bu yüzden sipariş etmeyeceğimi söylememe rağmen ama çok güzel bi çatal tadarsınız birşey olmaz dedi. Resmen tatlısını kakalamak için inandığım savunduğum yaşadığım düşünceyi eziyor. En sonunda bende bardak taştı. Yaptığınız yanlış farkında mısınız tatlınızı satmak için benim ne düşündüğümü umursamıyorsunuz. Size yememek istedğiniz birşeyi ısrarla yedirmeye çalıştılar mı benim etrafım böyle insanlarla dolu lütfen ısrar etmeyin dedim ve kadın gitti. Bazen anlamıyorlar böyle konuşmak şart oluyor benide üzüyor..

    Etik yönünü denedim pek olmadı, çevresel yönünü zaten kimse sallamıyor. Su dedim, suya girme deli olursun cevabı aldım. who kanserojen olarak belittiğini göstererek sağlıktan vurmaya çalışıyorum. en büyük başarıyı böyle sağladım. bir de bazı belgeselleri öneriyorum. kimse bilimsel çalışma okumuyor çünkü.

    vegan olduğumu günlük yaşamımda sürekli vurgulamasam da hemen her durumda konu açılıyor. amacının da zaten bir tartışma başlatmak olduğunu anlayalı çok oldu. ama Artık rahatsız edici boyutta şeyler duymaya başladım. kendi halimde yaşamaya çalışırken, her sene gündeme taşınan "vegan anne bebeğini öldürdü" haberi en yakınlarım tarafından bir gruptan bana itafen gönderildi. çünkü ben de veganım, potansiyel gördüler sanırım. konunun aslını paylaşmama rağmen, ileride doğabilecek çocuğumun hakkına girmemem tavsiye edildi. en son bir tanesi de veganlığın zorlama bir şey, bir din, hatta daha kötüsü tarikat olduğunu yazmış. bunun üzerine ne diyebilirim ki. dünyadaki en barışçıl duruşu bile anlatamadığım, kendimi tam ifade edemediğim hissini yaşıyorum ama biliyorum ki ben de bir zamanlar onlarla aynı noktadaydım, gözlerim, kulaklarım kapalıydı. o yüzden sakinliğimi koruyorum. ancak benim de bir sabrım var. gelen bu yorumlara artık cevap vermeyeceğimi ve hayat görüşüme saygı duyulmasını istedim son olarak. nereye kadar ben de merak ediyorum. özetle yakınınız olan naveganlarla iletişim çok daha zor.
    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk