cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

7 + 7 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • naveganlarla iletişim

    navegan kişilerle iletişime geçerken hatırlamamız gereken önemli bir husus, vegan farkındalığa erişmek için birçok elementin biraraya gelmesinin gereği. navegan dünyayı empatiye davet ederken, kendi sürecimizi, vegan olmadan önceki farkındasızlığımızı göz önünde bulundurarak, diğerlerinin de hayatlarını temelden değiştirecek bu farkındalığı ha deyince yutmalarını beklemeyi salıvermek elzem.


    fanatik, diğerlerinin sürecine saygı duymayan, kendi doğrusunu zorla kabul ettirmeye çalışan bir yaklaşım, ya müritler ya da düşmanlar yaratır. ikisi de farkındalıktan uzak, tepkisel ruh hallerine sahip karakter yapılardır.


    veganlık şiddetsizlikten, empatiden kaynaklanan bir görüş ise, sevgi ve anlayış öneren bir mesajı bu niteliklerden yoksun bir dille aktarmak da haliyle mümkün değil. bu minvalde tüm veganların şiddetsiz iletişim konusunda kendilerini donatması gerektiğine inanıyorum.


    (bkz:kızgın vegan)

    - Şöyle bi tarz var; ''Abi tavuk zaten fazla yumurtluyo, abi inek zaten fazla süt veriyo, arı zaten fazla bal yapıyo abi..''


    İnsana uygulamıym şimdi siz kafanızda şeyapın bu mantığı.


    Karşı olduğumuz tahakkümü biz kimlere uyguluyoruz? düşünebilir miyiz? Yoksa akıl oradan kaçı kaçı mı veriyor..? 🙂


    Sevgi diye ne skimsonik bişey yaşıyoruz biz?


    Atını çok seven seyis onu arabaya koşarken, denize sevdalı balıkçı balık öldürüp satarken, hayvanlarını evladı gibi seven sütünü tatlı tatlı çalıp, sonra her nasılsa kesip yerken;Eşini çok sevdiği için öldürenlerden farkımız ne?


    - Bitkileri niye yiyebiliyoruz?


    - bu soruyu boş yapmak için sormamış olduğuna güvenerek yanıtlıyorum dostum.


    bitkilerin merkezi sinir sistemleri yok yani acıyı bedenlerinin her yanından toplayıp bir merkezde ızdıraba dönüştüren bir mekanizmaya sahip değiller. ekteki görseli inceleyerek ilk bakışta göremediğimiz farkları öğrenebiliriz.


    aslında meyve yiyoruz biz tür olarak. hatta hayvansal görevimiz meyve yemek ve çekirdeği oraya buraya sıçarak dağıtmak. meyvenin de varoluş amacı yenmek. tadı rengi her şeyi insana doğal olarak ye beni diyor.ineğe bakıp bu tip bişey hissetmek, şartlandırılmamış bir bebek, bir çocuk için olası değil. bir çocuğa tavşan ve elma verdiğimizde elmayı yer tavşanı sever.


    etik çerçeve ise insanın uydurduğu bir duygusal kurgu. veganlığın temelinde böyle bir şiar var evet ama neden hayvanları sömürmeyelim sorusunun tek cevabı ''çünkü de ondan'' ya da 'duh'' olabilir. öyle olduğu, gözümüze çekilmiş kültürel perdenin arkasında kabak gibi meydanda. vicdanın sesi de bas bas bağırıyor. bir mezbahada yarım saat geçirmek ya da youtubedan açıp hayvan kesim videolarına şöyle bir bakmak, ve bunlara vicdanın verdiği tepkiyi gözlemlemek yeterli.


    görsel

    Başlarda hevesle herkese duyduğum istatistikleri falan anlatıyordum bunu duyan herkes vegan olur diye düşündüğümden. ardından farkettim ki bu bir kapı gibi bişey sanki hani eskiden bir rüya görüp dine dönen büyüklerimiz gibiyiz. bir farkındalık anı yaşanması gerekiyor. ben de bu yüzden artık veganlık hakkında sürekli detaya girmek yerine, sorulan soruları detaylıca cevaplandırmayı tercih ediyorum. böylelikle daha edektif sonuçlara varabiliyorum.

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk