cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

10 + 14 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • dil ideoloji taşır ve yeniden üretir

    Vegan kokoreç de ne demek ? Bir vegan toplantıda menüye yazmışlardı, inanamadım😎 Bir kere insanlar sağlıkları kiloları ve benzer sebeplerle vegan olabilirler fakat Aslolan konunun etik yanıdır ve en temel mesele hayvanların özgürleştirilmesi ve biz insanların da özgürleşmesidir. Kokoreç yiyen insana, döner yiyen insana Gel bak burada vegan döner var vegan Kokoreç var demek hiçbir fayda sağlamayacağı gibi binlerce yıllık tarihi ve kültürü olan (bakınız Pisagor) bir felsefeye o felsefenin zihin havuzuna çamur serpmek, en basit deyimle ihanet etmektir...kokoreç terimini her kullandığınızda peynir kelimesini her kullandığınızda köfte kelimesini her kullandığınızda o kelimenin tüm tarih ve kültürünü ve algısını yeniden üretirsiniz, vegan zihni kirletirsiniz...aslolan yeni bir anlayışa YENİ BİR DİL de gerekir ve yakışır...örneğin köfte yerine "yuvarlama" demek gibi "top" demek gibi...ilk başta hemen alışılamasa da, kulağa hoş gelmese de ,çocukca gelse de "patates köftesi yerine "patates yuvarlaması" demek gibi örneğin ...bu sadece basit bir örnek,...bu önerilen yeni kavram kelimeleri -hangisini vegan toplum benimserse- zamanla kabul gördükçe yerine oturur, her yeni hayat tarzı kendi diliyle de yeni bir dil yaratarak da hayatı zenginleştirir, kokoreç yiyenler aynı ağız tadı devam etsin diye vegan vejetaryen olacaksa olmasın zaten...Vegan kültür her şeyden önce zihin devrimini gerektirir...buyrun gelin burada yeni kelime ve kavramların üretimi & yaratımı için çalışalım..tabii ki buradaki en büyük destek ve dayanağımız ETİMOLOJİ, dilbilim olacaktır...
    Teoride oldukça doğru ama pratikte çok da mümkün olmayan önerme

    günümüzde uygulanabilir, uyarlanabilir olmayan katı politikaların varlığını sürdürmesi mümkün değil.
    Bilinç canlı bir kavramdır her dönem her kuşak farklı bilinçler demek. yıllar önce yapılmış bir tespit günümüzde amaçladığı sonuçları vermeyecektir. Bugün başına vegan kelimesi eklenen tanımlar hayvansal bir gıdayı tanımlamak için üretilmiş kelimeler olsa da Veganlığın bililirliğini arttırıp farkındalık yaratıyor.bu tarz tanımlar kulağa hoş gelmese de içinde hayvan sömürüsü olmadığı gibi veganlığın pratikliği ve uygulanabilirliliği açısından oluşturduğu algı oldukça faydalı.

    Kendi çevremi referans alırsam veganlığın etik duruşu ile çok az insanın problemi var insanların geneli uygulanabilir olmadığını düşündüğü için veganlığa mesafeli duruyor ve vegan köfte, peynir gibi tanımlar bu algıyı yıkabilir.
    gereksiz bi aksiyon. veganlığı bile zor bulan insanların dilini de değiştirmeye kalkmak sjwliğe kaçıyor biraz. vegan olduğu sürece isteyen istediği yiyeceğe istediği adı verebilir bence. dile müdahale edilmemeli.
    'mock food'lar hakkında düşünüşümü bir adım daha ileri götüren harika bir eleştiri.

    şunu unutmamalıyız: hedefimiz 'vegan bir birey olmak' değil. ve bunu başarmış, artık işimizi bitirmiş harika insanlar değiliz. unutmamak gereken şey şu: bu duruş, insanlık tarafından kendi türünden daha değersiz olarak görülen türlerin eşitliğini, özgürlüğünü hedeflemenin sadece bir parçası.

    türlerin özgürlüğünü ve eşitliğini istemek de; örneğin insanların kendi arasında bir grup tarafından biyolojik farklılığından, doğduğu yerin farklılığından, fiziksel farklılığından, ekonomik yoksulluğundan ötürü daha değersiz görülen tüm grupların özgürlüğünü ve eşitliğini istemeyi de içeren, kendi içinde çelişmeyen bütünsel bir özgürlükçülüğün bir parçası sadece.

    dile döneyim.. 'veganlık ve dil' deyince aklıma ilk gelen mesele; hayvanı bir bütünsel olarak unutturup, yabancılaştırmak için; parçalarına koydukları isimler aklıma geliyor. her şey bir yana, daha en baştan bu yabancılaştırma kültürünü yıkmak için, (kendi içimizde de olan) türcü iktidarın yabancılaştırıcı, aldatıcı, alçak dilini patlatıp, yok etmeliyiz; yerine yeni öneriler üretmeliyiz.

    her konuda iktidar bir dil yaratır ve bu tahakküme karşı duranlar, iktidarın dilini kullanırsa; onun kelimeleriyle eleştiri yapsa bile daha baştan iktidarın koyduğu, dayattığı tanımlamayı kabul etmiş olarak eleştiri yapmaya çalışmış olur. iktidarı güçlendirir.

    gerçekten şu aydınlanma anını yaşamamız gerekiyor: lime lime edilmiş ceset parçalarına "kokoreç" demek nedir ya?

    aydınlanıp, yeterince şaşırdıktan sonra da kendi kelimelerimizi üretmemiz gerekiyor.

    yeni dünyanın yeni dili olacak. bu dil, aptal bir görünmez bir varlık tarafından gökten inmeyecek, bizim beyinlerimizden, düşüncelerimizin çarpışmalarından, yeni alışkanlıklarımızdan, yenilenmiş yaşayış biçimlerimizden ortaya çıkacak.

    yeni dünyada "kızlık soyadı" diye bir tabir kalmayacak, "bismillahirrahmanirrahim" diye bir tabir kalmayacak, "kadınbudu köfte" veya "kuşbaşı" diye bir tabir kalmayacak, "hayvansever" diye bir tabir bile kalmayacak (kendimizi 'zaten eşit görüyor olmalı' olacağız, örneğin 'zencisever' beyaz, 'kızılderilisever' amerikalı, 'biz transseverler olarak' diye konuşmaya başlayan bir hetero olmasının ne kadar enteresan ve kötü geldiği gibi, değil mi),... yeni yaşam tarzı yeni dili üretecektir, yeni dil de yeni yaşam tarzını. ya şimdi yeni dili oluşturan yolun taşlarını döşüyor olacağız ya da yeni dile giden yola set çekenlerden olacağız.
    sanırım başlığı açan yazar sexual politics of meat'i de referans alarak yazmış. kesinlikle katıldığım görüştür.

    insanları hayvan yemeye ikna etmek için birden fazla strateji kullanılır. bunlardan biri hayvanların besin olarak tüketilmesini normalleştirmektir. bu verdiğim alt başlığı uygulamanın bir yolu, hayvanların vucüt parçalarına farklı isimler verip, şekillerini değiştirmektir. örneğin -bu başlıkta konuşulduğu için aynı örnekten gidiyorum- hayvan bağırsağı yerine kokoreç kullanımı. kokoreç hem şeklen hem de dilsel anlamda kesinlikle özneyi, yani ölü hayvanın kimliğini gizler.

    çok klişeleşmiş bir söylem gibi duyulsa da, başarılı taklitler de asıllarını yaşatıyor hem sesletim hem de görsel açıdan. bu sebeple bu geleneği devam ettiriyor olmamızın bir yanlış olduğuna inanıyorum.
    Katılmadığım bir durumdur. Vegan lahmacun demek, bunu gösterip tattırmak bu yemekleri ete kilitlenmiş bağlamdan koparıyor ve insanların daha farklı bakmasını sağlıyor. Vegan kelle paça gibi bir şeye tabii itiraz edilebilir ancak vegan kokoreçe itiraz etmek çok da gerekli bir durum değil. Sıfırdan literatür kurup, bu kelimeleri yayıp, insanlara okültist gözükmeden yaymaya çalışmak fazlasıyla zorlu.
    vegan bir dünya kitabını referans alarak yazıyorum, eğer vegan ürünlerin bir gün zaten belirtilmesi gerekmediği, her şeyin vegan olduğu bir dünya istiyorsak, yeni kelimeler ile ötekileştirmeden varolanı evirmeyi ve bu şekilde normalleştirmek daha mantıklı. çünkü bu düzenle ilerlenirse peynir dendiğinde akla 'bu normalde inek sütünden olur veganlar yerini doldurmak zorunda hissediyor ehehehe' gelmeyecek, zaten peynirin bitkisel sütten yapılan bir şey olduğu ortak kanaat olacak. tabi bu kısa bir açıklaması, ben de bir zamanlar zıttını düşünüyordum ama hedef odaklı yaklaşmanın veganlığın geleceği için daha avantajlı olacağını bu kitap ile düşünmeye başladım.
    Mercimek köftesi, çiğ köfte, fellah köftesi vb. Birçok örnek var bunlara tavsiyeleriniz neler? Dilin gelişmesinde ve kullanımında benzetmeler önemli yer tutuyor. Tablet bilgisayar, tablet şeklinde ilac veya eskiden uzerine yazi yazilan tablet. Görüntüsü benzediği için kelime ortak kullanılıyor. Genelde sorulan soru "neden bu urunlere navegan urunlerle ayni adi kullaniyorsunuz?" A verilecek en basit cevap bence sadece, görüntüsü benziyor olabilir. Veganligin gelecegini hic etkilemez. Tam tersine bu urunleri kalitesi artmasi fiyatinin düşmesi (veganlar ucuk fiyatlar ile birbirini kaziklamayi birakirsa) veganligi benimsememis ve benimsemeyecek olan insanlarin navegan urunler yerine bu urunleri tercih etmesini saglayabilir. Hem ne alakası var yaaa bir ürün vegan olduktan sonra tadı ister dönere benzesin ister peynire insanların damak zevklerine karisamazsiniz. kişi kendinin vegan olduğunu beyan ettiği surece istediği vegan ürünü yer.
    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk