Bir palmiye ağacının çürümüş pürüzsüz kahverengi dallarını budamak için merdiveni dayayıp elimde bitki makasıyla yukarı çıktım. Merdiven çok sağlam değildi, ağaca sarıldım. Öyle bir huzurla doldum ki, salt bir kut haliydi. Bugün yine bitkilerin de canı yok mu sorusu sorulunca hatırladım o duygunun izini. Bu kez bitkilerin canını soran kişi bitkilerle konuşmaktan meseleyi açtı, Çiftçiymiş. Ağaçlarla, çiçeklerle konuşmaktan, bitkileri korkutmaktan veya güzel sözlere tepki verdiklerinden bahsetti. Konu bu şekilde açılınca "bitkilerin de canı" İle devam eden başlıktaki entriler ile cevap verip tartışmak istemedim. Ancak yaşadığım o huzur ile bitkilerle konuşulunca tepki vermelerini yanyana getirince bir daha durup düşünmem gerekiyor. Başka bir patikada daha bulabilirim belki. Denemesini de yapacağım ve
Bitkilerle konuşanlar varsa onlardan da bir şeyler öğrenmek isterim.