Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.
beden aldığı, ihtiyacından fazla olan her türlü besini fazlalık olarak görüp çeşitli yollarla dışarı atarken insanlar hala aval aval birilerini dinleyip fazla fazla yemeye, hesaba katmadan takviye almaya devam ediyor.
bu durum en çok protein, kalsiyum konusunda göze çarpıyor. et yemezsen proteinsiz kalırmışsın falan. yahu ne kadar proteine ihtiyacın var ki en âlâ sporcu bile olsan, ağır işte bile çalışsan bitkilerden doğru şekillerde aldığın protein yeter de artar insana. o zaman bu zulüm, israf, yıkım niye?
affedersiniz ama anneannemin ağzıyla "kimse kıçına pervane takıp uçmayacak" fazla besinden. yeterince ve sömürüsüz bir şekilde yersin, olur biter.
çöp sosyolojisi var ya belki dışkı sosyolojisi falan da olur ilerde.
reklamlar ve ilac firmalarin finanse ettigi makalelerle birlikte son zamanlarda giderek artan vitamin, mineral, protein, prebiyotik, probiyotik vb. eksikligi yasama korkusudur. "eksik olmasindansa fazla olsun daha iyi" gorusuyle kan degerlerine baktirilmadan takviyeler alinmaya devam ediliyor. doganin dengesini bozdugumuz yetmemis gibi kendi vucudumuzun dengesini de bozmaya yemin etmisiz sanki. umarim ileride tarafsiz makalelerden bu konuda dogru bilgiler edinebiliriz ve takviyeler eczanelerden recete ile alinmaya baslanir.