cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

9 + 5 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • Topluma ait hissetmemek

    Vegan olduktan sonra bu his daha da artti bende. Bugun bir inegin parcalarinin kasaba kamyonla getirilisini gordum. En masum, en savunmasiz canlilara bu sekilde seytanca davranmamizi anlamiyorum ve herkesin buna sessiz bir onay vermis olmasini.

    vegan olduğunuzu gösteren emarelerden biridir. gerçi vegan olmadan önce de topluma aidiyet hissiniz olmayabilir. gayet anlaşılır bir durumdur bu. tek bir odada ömür tüketiyoruz. mahpus gibi.

    uzun yıllardır duyduğum bir his bu.


    -insanlara vicdani ve etik yönden neden vegan olunması gerektiğini mi anlatmalı,

    -çalışırken, günlük hayatta, yolculuklarda vs. vegan kalmaya mı çalışmalı, kullanılan plastiklerin, hunharca atık çıkarmanın, toplumun satın aldığı ve tükettiği ürünlerin gezegeni ve canlıları nasıl etkilediği izlenirken dehşete mi düşülmeli

    -kendi veganlığın hakkında; ''ah o şimdi bunu da yemez, şunu da yemez, giysi alırken de dikkat ediyorsundur sen, böyle hayat mı geçer'' demelerini mi sindirmeli

    -hayvanlara yapılan eziyetleri, haksızlıkları işaret ettikçe, susmadıkça ve karşı çıkmayı bırakmadıkça, tüm bunların toplum içinde birden anlamsızlaştığını görüp anlamının boşa düştüğüne mi üzülmeli, ya da anında tam tersini hissedip, aslında anlamının boşa düşmediğini görüp daha da dirayetli ve volume yükselterek savunmaya devam mı etmeli

    daha o kadar çok sayabilirim ki...


    konuşmaktan çok yoruldum, anlatmaktan çok yoruldum, bir şeyleri işaret etmekten çok yoruldum.


    sadece veganlık değil, akılcı olan her şey türkiye ve türkiye benzeri ülkelerde ne yazık ki hiçbir anlam ifade etmiyor.

    o kadar yalnızlaştım ki, ne sokağa çıkmak istiyorum geceleri.. ne gidip bir yerde güvenerek yemek yiyebiliyorum.. ne biriyle günü birlik konuşabiliyorum..


    konu dönüp dolaşıp 'ben peynirden vazgeçemem'e geliyor. iyi de biz onu konuşmuyorduk ki. ben sana hayvan tecavüzlerinden, pornografi'den, erk'den, kapital'den, küresel ısınma'dan, gaz salınımı'ndan, vs'den bahsediyorum, bunu da sen sordun diye yapıyorum, dinlicem dedin diye, tartışma başlattın diye yapıyorum, sen dönüp dolaşıp ''ay peynirsiz olmaz'' diyorsun.


    oldu mu şimdi?

    En içe dönük karakterli insan bile sosyal canlı olma payına sahip ruh ve akıl sağlığı için. Bütün kötülüklerin göz göre yuma yapıldığı dünyada, sadece nazik duyarlı hassas insanlarla iletişimin yürüyebildiğini gözlemliyorum. bu yüzden topluma ait hissetmemek çok doğal çünkü öyle bir toplum yok. anca kendimize ve bu değerlerimizle buluşan insanlarla mini topluluklar yaratabiliriz, ki ilerde topluma dönüşebilmesi için ekebileceğimiz tek tohumda bu.

    topluma ait olmaktan vazgeçtim, ne yazık,bu günlerde kendimi artık yaşama ait bile hissetmiyorum. olumlamalarla idare etmeye çalışıyorum bakalım ne olacak.

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk