Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.
bir sure once tanistigim bir kisi uzun suren ödem problemi oldugunu, doktor doktor gezip yapilan ilac tedavilerinin geciremedigini en son bir doktordan aldigi vegan beslenme önerisiyle ödemlerinden kurtuldugunu soylemisti. tanik olunan, duyulan bu tarz yasanmisliklari paylasmakta fayda var. benzer hastaliklara sahip, buralari okuyan birileri icin ilac olabilir.
edit: youtubeda dr. murat kinikoglu'nun basaran hastalar serisine rastladim. seri umarim devam eder
bahane kabul etmiyoruz fekat kendime soruyorum; "insan neden mis gibi meyveler varken hayvanların sütüne, etine meyledecek hale düşmüş?" diye. ne olmuş da ağaçlardan ona doğru sarkan muz, elma, kayısı, incir, ceviz ve saire yerine gidip binbir iğrençlik barındıran bir ceset yeme olayına girmiş?
ilk akla gelen buzul çağı, meteor çarpması, yanardağ patlaması gibi doğal felaketler sonucu yaşanan, meyve sebzeye erişimin olmadığı yokluk dönemleri.
yüzlerce yıl sürebilen bu dönemlerde varlığını sürdürebilmek için insanın herşeyi ağzına atıp çiğnemeyi denediğini, ateşi kontrol edebilmesiyle beraber, normalde yiyemediği kimi şeyleri pişirerek yiyebildiğini görüp her şeyi pişirmeyi denediğini tahmin etmek zor değil. sonuçta 3 milyon yılımız vardı.
ölmüş hayvanları kullanmaktan, kullanmak için öldürmeye hangi noktada geçildi, o da bir soru. hatta önemli bir soru.
"doğada eceliyle vefat etmiş ya da predatorü tarafından öldürülmüş hayvanların bedenlerini kullanmak vegan etiğine ters düşer mi?" diye yeniden sorabiliriz.
örneğin kemik ve derilerden, dişlerden enstrüman, alet ve giyecek yapmak.. bence okey gibi. aynı şekilde ölü insan bedenlerinin de bu amaçlarla kullanılabileceğini düşünmek biraz tüyleri ürpertse de mümkün. ölümü nasıl ele aldığımıza göre değişir bu ürperti.