cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

14 + 15 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • zülfü livaneli

    "İnsanlık bir gün, biyolojik olarak kendisine benzeyen, bir ana-babası, yavrusu, yüzü, duyguları olan, acı çeken, mutlu olan, başka canlıları hunharca öldürüp yeme cinnetinden kurtulacak. Bundan adım kadar eminim. İlerideki kuşaklar bizim çağımızı hayretle okuyacak ve ‘Sahiden mi? Canlıları öldürüp onların ölü gövdelerini mi yiyorlarmış?" sözlerinin sahibi olan bildiğim kadarıyla vegan olan sanatçı.
    ey özgürlük adındaki o mükemmel şarkıyı söyleyen birinin hayvan istismarına hayır demesi hiç şaşırtmadı beni. sesi güzel, kalbi güzel, dili güzel.
    Kendisinin vegan olduğunu öğrenene kadar popülist olduğunu düşündüğüm şarkıları güzel insan. Artık gönül rahatlığıyla sevebilirim seni Zülfücüğüm.
    lise 1'de ilk defa kitabını annemin elinde gördüm. bir edebiyat tutkunu genç olarak da neden bir ses sanatçısı kitap yazar hiç mi saygısı yok farklı alanlara sadece ününü mü kullanmak istiyor diye düşündükten birkaç hafta sonra beni "Arafat'ta Bir Çocuk" adlı öykü kitabıyla dumura uğratmıştır. çok yönlü insanlara ayrıca bir sempatim oluyor. büyük bir yazar olmasa da gayet başarılıdır. vegan olduğunu da burada öğrendim, şaşırtmadı.

    vejetaryen olması durumuna hiç şaşırmadığımız yazardır.


    bir kitabında (son ada) “bir yerde kötülük varsa, o yerdeki herkes biraz suçludur” der ki, akıllara kazınır. vicdan, sorumluluk, etik duyguları tüm kitaplarına farklı biçimlerde yansır. her ne kadar (benim kişisel görüşüme göre) en etkileyici -"mutlaka okunmalı" notu ile tanıtılabilecek- romanları "serenad" ve "kardeşim" olsa da, özellikle hayvanları, alegorik ifadeyle, neredeyse, "karakter" detayıyla anlamlandırarak anlattığı romanlarından bu sözlükte bahsetmek gerekir.


    balıkçı ve oğlunda, yeri geldiğinde balıklarla konuşan, onlara isim veren, yaşama hakkı ile ödüllendiren mustafa isimli bir "iyi" insan, “iyi” balıkçı ana karakter iken, balık çiftliklerinin de durumu gözler önüne serilir; son ada romanındaki martılar için 'Yaşar Kemal' kitabın önsözünde “zülfüce yaratılmış martılar, başka bir romanda, başka bir yerde olamazdı” der. Kitap aynı zamanda ekolojik bir distopya örüntüsü içerir. “Bir kedi, bir adam, bir ölüm” romanında ise, zaten insan olmayan hayvan, başlığa taşınmıştır.


    Sözün özü, Livaneli’nin duyarlı ve sorumlu kimliği; romanlarındaki hayvanların bütün içindeki belirleyici rolü; doğa - doğanın insan tarafından tahribatı - yönetsel mekanizmaların rolü - ekolojik problemler ve bunun yaşayanlar (martılar, balıklar, ağaçlar, insanlar, vb) üzerindeki etkisi gibi konulara yer veriyor oluşu, ..... gibi nedenler, Livaneli’nin vejetaryen olduğunu öğrendiğinde insanı hiç mi hiç şaşırtmaz:)))

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk