cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

2 + 7 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • oğuzcan kınıkoğlu

    hem hayvan hakları savunusunda hem de veganlığın sağlık boyutunda paylaşımlarını keyifle takip ettiğim vegan kişisi. vegan bir seyahat yazarı olan melike dede ile birlikte vegan patates programını yapıyorlar. son derece eğlenceli ve bilgilendirici bir kanal. aynı isimde güzel içerikler paylaştıkları bir instagram sayfaları da var.

    (bkz:vegan patates)

    kişisel web sayfasında sunduğu bazı bilgilerin gerçeği yansıtmadığı kişi.


    Sayfasındaki şu yazıya denk geldim: link


    Verdiği bilimsel araştırmanın sonuç kısmında dahi "reverse causality açısından şüpheyle yaklaşın" ibaresi varken, sitesindeki sütün zararlarıyla alakalı yazısında sunduğu iddiaları çok kesin bir şekilde savunma hatasına düşüyor. büyük ihtimalle çoğu veganın gönlünde yattığı gibi, hayvansal sütün zararlı olduğunu dilediği için, confirmation bias 'a eğilim gösterip sadece belirli bilimsel çalışmaların belirli kısımlarını öne çıkarıyor.


    Süt ve kemik kırıklığı ilişkisi üzerine oğuz'un referans verdiği çalışmadan daha güncel ve kapsamlı bilimsel kaynaklar mevcut. meta analiz içeren bir kaynağı da buraya bırakıyorum: link


    Kaynaktaki araştırmalar bu iki değişkenin arasında bir nedensellik kurulacak kadar bir bağlantı görmüyor. tek bir çalışma üzerinden değil, ancak birçok çalışmadan oluşan bir meta analiz üzerinden tümevarımsal bir sonuç çıkartmak daha doğru olacaktır.


    süte ve herhangi bir hayvansal sömürü içeren pratiklere bilimsel olarak kanıtları şüpheli ve bu yüzden eksik bir taraftan karşı çıkmayı doğru bulmuyorum.

    Melike dede ile beraber yaptıkları vegan patates bölümleri pozitif ışık yaymaktadır. çok sevimliler:) özellikle “veganlığı nasıl anlatmalıyız?” bölümü, genel popülasyonun kafasındaki veganlar “agresif, narsistik, üsttenci ve kendi düşüncesinde yobaz olabilir” önyargısını - algısını tek bir video ile sönümleyebilir. Üstten ve ayrıştırmacı olmayan, pozitif, hoşgörülü, bilimsel destekli duruşlarını, (genel popülasyona) ana meseleyi anlatmak açısından oldukça anlamlı bulduğumu söylemeliyim. Bu yaklaşımı, halkla ve farklı öznelerle iç içe oldukları deneyimler ve birliktelikler de üretmiş olabilir. (mecburi hizmetle ücra bölgelerde bulunmuş olma; farklı geziler, yerler, kültürler, beraberlikler vb). Duruşlarının, gerçekten daha çok hayvanın varoluşunu olumlu yönde etkilemek, sömürüsünü engellemek ve ilişkili olarak da yerkürenin tahribatını sınırlandırmak yönünde olduğu, birey olarak kendilerini ön plana çıkarmak yerine fikrin arkasında durma tercihlerinden de anlaşılabiliyor.


    Kişisel bakışım, “önemli olanın daha çok insana ulaşmak, bilgilendirmek, yaygın etki alanını genişletmek, ve herkesin “belli oranlarda“ bilincini arttırarak, etkileşim alanı daha yüksek olan bir kurguya ulaşabilmek….” yönünde olduğu için, “büyük resmi görebilmelerini” anlamlı buluyorum. Seslenişlerini daha gerçekçi bakış açısı ve ulaştıkları kitlenin sosyal kültürel entelektüel demografik yapısını göz ardı etmeden yapmaları ve empati kurabilmeleri oldukça değerli. Takdir edilmeyi hak ediyorlar gerçekten:) emeklerine sağlık…

    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk