cpm_inboxCount

Yazar adı gereklidir!

Göster Şifre gereklidir!

Şifreni mi unuttun?

Yazar adı gereklidir!

E-posta gereklidir!

Göster Parola gereklidir!

8 + 9 =

Şifrenizi mi unuttunuz? Endişelenmeyin! Aşağıdan kayıt olduğunuz e-posta adresinizi girin ve şifrenizi sıfırlayın.

E-posta gereklidir!

Girişe Dön

Kapat
  • faytona binme, atlar ölüyor

    hayvanseverlerin ve hayvan hakkı savunucularının yıllardan beri bu ve benzeri etiketler altında paylaşım yaptığı, atlı faytonları protesto ettiği, bu sömürüye dur demek için sayısız eylemler düzenlediği, ancak yine de bazı vatandaşların partizanlık yapıp siyasilerine toz kondurmamak adına sorduğu; " bu zamana kadar neredeydiniz? " sorusuyla karşılaştığı ironik durum.
    2012’den bu yana ölen/öldürülen at sayısı 702 imiş, inanılmaz bir haber.
    3 ay fayton durduruldu diye açlık grevi yapmakla tehdit ettiler faytoncular, bence hiçbir mahsuru yok yapsınlar grev, üzgünüm ama bütün hümanistliğimi kaybetmeye başladım, hele de “iş göremez” hale gelen atların faytoncular tarafından uçurumdan atılması ya da dövülüp ormanda köpeklere atıldıklarını okuduktan sonra. nostalji çıkardılar şimdi de başımıza, bir de anlamıyorum bu faytoncular mafya falan mı da her dedikleri istedikleri yapılıyor, nedir yani bu at sevdası, hayvanlar yerine akülü elektrikli taşıtlar olsun, baksınlar paralarına, onu da istemiyorlar. istiyorlar ki hem bakımını yapmayayım hem aşısını yaptırmayayım hem yemeğini vermeyeyim benim işimi iki sene görür, sonra elden ayaktan düşünce bir şekilde öldürürüm, yerine yenisini alırım. yenisini almak bakım maliyetinden uyguna geliyormuş! kullan at mı bu hayvanlar, bir gün gideceğim kalpten, her hayvan zulmü ayrı acıtıyor kalbimi.
    Atların barınması için kaçak yapılar...
    Kasaplara giden atlar...
    Sürekli nüfusu artan atlar...ve bunun gibi daha bilmediğimiz bir çok konuda halktan ve yetkililerden saklananlar ya da yetkililerin de işin içinde olmaları...

    Ruam hastalığı gerçek mi yoksa hem şu ana kadar yasadışı yürütülen tüm uygulamaları örtbas etmek hem de faytonculuğun sona yaklaşmasıyla beraber, rehabilite edip doğaya bırakılması gerekilen atları buna değer görmedikleri için öldürüp kurtulmalarına bahane mi? Bir de atları ölen faytonculara ölen her atı için para veriliyormuş. Benim de atım hasta denmesi için güzel bir teşvik gibi?

    O atların kurtulması için atların doğasına uygun arazi, o araziye tahliyeleri için para ve tekrar doğal yaşamlarına adapte olmaları içinde o süre boyunca onlara eşlik edecek onları tanıyan dilinden anlayan hayvansever çalışanlar ve o çalışanlar içinde para gerek.
    Faytonculara da alternatif bir iş önerisi gerek ki sakinleşsinler. Atların yaşar halde teslim alınabilmesi için bu gerekli.
    Bence faytonculuk bitecek ama o atlar özgürlüğüne kavuşabilecek mi? Bu organizasyona değer görülecekler mi? Umarım...
    Hiçbir hayvana değer verilmiyor... Ne köpek ne at ne inek... Belki bu olay bir farkındalık yaratır da veganlığa doğru ilerleriz diye umut ediyorum ama göreceğiz
    yorgunlukları, acıları gözlerine vurmuş atları görmemek için adaya gidemiyorum ve bazı insanlar kendilerinden başka hiçbir canlıyı düşünmeden faytonu ulaşım aracı olarak kullanabiliyorlar. yazık.
    içerisinde çok çok küçük bir vicdan muhasebesi yapacak her insanın uzak kalacağı ve aslında kendi kendine sona erecek bir sistematik işkencenin devam etmesi bile medeniyet dediğimiz şeyin ne kadar küçük, insan dediğimiz canlılının ise ne kadar küstah olduğunu da gösteriyor.

    konuya ilişkin bir algı da gerekmiyor aslında. belki dümdüz yolları olan yerlerde insan akıl edemez faytonun atlara verdiği zararı ancak adalar gibi hem sıcağı bunaltıcı hem de tepeleri zorlu bir noktada bir parça düşünme güdüsü olmaması düşündürücü. kişi bir düşünür ben burayı çıkamam bu hayvan nasıl çıkıyor diye ama yok maalesef yok kafalar bomboş.
    “adalarda 277 adet tescilli fayton plakasının 300 bin tl bedelle, atların adedinin de 4 bin tl bedel ile ibb tarafından satın alınması teklifi oybirliği ile kabul edildi. ibb’nin satın aldığı atların veteriner kontrolünde tarım ve orman bakanlığının doğal yaşam alanlarına bırakılacak.” sanırım mart ayında da elektrikli faytonlar başlayacak. çok mutluyum, gönül ister ki türkiye genelinde bütün atlar özgürlüğe koşsun, bütün canlılar özgür olsun. yavaş yavaş da olsa bir şeyler değişiyor.
    sonunda bitti, hepimize geçmiş olsun. teker teker de olsa, hepsini bitireceğiz elbet. sirkler, yunus parkları, hayvanat bahçeleri.
    vegansozlukcom vegansozlukcom vegansozluk